Kobe olsa böyle yenilmeye izin vermezdi / İSMAİL DURLANIK
04.06.2021 - 12:59

2015 play-off 2. turunda 19 sayı fark yiyerek Cleveland Cavaliers’e 4-2 elenen Chicago Bulls pivotu Pau Gasol karşılaşmanın ardından verdiği röportajda duygularını şu cümlelerle ifade etmişti, “Böyle farklı yenilerek elendiğimiz için üzgünüm. Kobe Bryant olsaydı bu şekilde elenmemize izin vermezdi. Belki gene elenirdik ama böyle direnmeden değil” Bu cümleler Pau Gasol’un 7 yıllık Lakers macerasının ardından yeni bir şampiyonluk umuduyla gittiği Chicago Bulls’daki 2 yıllık kariyerinin özeti gibiydi. Takımda Derrick Rose, Joakim Noah gibi tecrübeli isimler ve genç Jimmy Butler vardı. Şampiyonluk için oyuncu kalitesi yeterliydi ama işler ters gittiğinde sorumluk alacak, takımı ateşleyecek ve rüzgârı terse çevirecek bir lider yoktu.

Son iki Phoenix maçındaki Lakers’ın hali bana Pau Gasol sözlerini hatırlattı. Eminim çoğu Lakers taraftarı da böyle hissetmiştir. Son şampiyon 20 sayıyla kaybettiği 4. maçta ve 13 sayıyla kaybedip elendiği son maçta daha ilk periyotta 30 sayı geri düşerek teslim oldu. Saman alevi gibi etkili olduğu anlar oldu ama hiçbir zaman kazanacağı hissini veremedi. Ligin iyi değil “en iyi” savunması tanınmayacak haldeydi. Fizik avantajını kullanamaması bir yana Lakers boyalı alanında çelimsiz Phoenix oyuncularının bolca sayı ve ribaunt yapmasına engel olamadılar. Hücumda da durum farklı değildi. Lebron James dışında hiçbir oyuncu sorumluluk almak istemedi. Takım o kadar kötüydü ki savunmada Alex Caruso hücumda ise Lebron James dışında kalan herkes sorumluluk almaktan kaçındı. Lebron James sakatlığı onu yavaşlatmasına rağmen şut atarak, paslarıyla, fırsat buldukça potaya yönelerek skor yaptı ama asıl yapmasını gerekeni yapmayıp, “Kobe olsa böyle olmazdı” dedirtti. Anthony Davis sakattı, 4. maçta hiç oynamadı son maçta da birkaç dakika sahada kalabildi. Rakip çok etkiliydi. Devin Booker kariyerinin en iyi maçını oynadı. Bu şartlarda Lakers muhtemelen gene elenebilirdi ama böyle silik, teslim olan şekilde değil. Bir şampiyon böyle elenmez. Bir MVP takımının böyle sinmesine izin vermez. Kobe olsa vermezdi. Kızar, bağırır takımı ateşlerdi. Elenseler de bir şampiyonun ruhunu taşır şekilde elenirlerdi. Lebron James yapamadı.

Çaylakların gövde gösterisi

Ja Morant, Devin Booker ve Trae Young gibi yıldız potansiyeline sahip gençlerin ilk play-off macerasının nasıl geçeceğini merak ediyordum. Hepsi ayrı ayrı yönlerden çok başarılı maçlar çıkardı. Sürpriz şekilde play-off bileti alan Memphis Grizllies’in 99 doğumlu oyun kurucusu Ja Morant 30.2 sayı, 8.2 asist ve 4.8 ribauntluk performansla belki takımının 4-1’le elenmesine engel olamadı ama devler arenasında da etkili olabileceğini gösterdi. Ja Morant maç başına 30.2 sayının önemli bölümünü Utah Jazz potasına yüklenerek kaydetti. Ligin en iyi boyalı alan savunmacısı Rudy Gobert’in savunduğu Jazz pota altına korkusuzca yüklendi. Zaman zaman blok yedi Gobert’ten ama asla geri adım atmadı.

Trae Young 4-1 kazandıkları Knicks serisinde 29.2 sayı, 9.8 asist ortalamasıyla başrolü oynadı. 98 doğumlu oyun kurucusunun attığı sayılar kadar nasıl bir ortamda attığı da dikkat çekiciydi. New York Knicks’le oynadıkları 3 maçta da Madison Sqaure Garden’ı dolduran Knicks taraftarı maç boyu ıslıklar, küfürler, hatta tükürerek Trae Young’ın motivasyonunu bozmaya çalıştı. Yetmedi son maçta Knicksli bazı oyuncular sert faullerle, sözlü sataşmalar, ve fiziki temaslarla Young’u sinirlendirmeye çalıştılar ama Trae Young maçı kapatan şutları sokup, tarihe geçecek “sus” işareti yaparak cevabını verdi. Sadece oyun olarak değil psikolojik savaştan da galip çıktı genç basketbolcu. 2. turda en az Knicks taraftarı kadar saldırgan seyirciye sahip Philadelphia Sixers’la oynayacak Hawks.  Trae Young’u aynı sertlikte bir taraftar ve daha iyi bir savunma bekliyor.

Morant ve Young’dan daha büyük olmasına karşın tıpkı onlar gibi ilk kez play-off’ta boy gösterecek olan Devin Booker’dan beklentim düşüktü. Ligin en kalıplı, en atletik, en sert pota alttı savunmasına karşı oynayacağı yetmiyormuş gibi Alex Caruso, Kentavious Caldwell Pope gibi kâbus kısa savunmacıları, Wesley Matthews gibi kalıplı, Talen Horton Tucker gibi uzun kollarıyla rahatsız eden oyunculara karşı Devin Booker’ın fazlaca etkili olamayacağını düşündüm ama öyle olmadı. 96 doğumlu skorer gard 29 sayı, 6.2 ribaunt ve 5 asistlik ortalamayla adeta Lakers’ı teslim aldı. 47 sayı attığı son maçta son şampiyonun umutlanmasına bile izin vermedi. Şimdi Denver Nuggets’ın çok daha kolay bir savunmasına karşı oynayacak.   

Boston’dan bir doğru bir yanlış

Play-off’a ilk turda veda eden Boston Celtics gelecek senenin planını yapmaya başladı. 19 yıldan bu yana GM olarak görev yapan Danny Ainge istifa etti. Larry Birdli efsane kadronun keskin şutörü olan Ainge oyuncu olarak da derin izler bıraktığı Celtics için çok önemli bir figürdü. GM olarak önemli işler yapmasına rağmen son 3-4 yılda draft seçimleri ve transfer hamlelerinde genelde başarısız oldu. Bu açıdan ayrılık kararını olumlu buluyorum. Ancak Celtics yönetiminin Danny Ainge yerine Koç Brad Stevens’ı getirmesine anlam veremedim. Stevens 45 yaşında bir koç için oldukça genç. Öte yandan oyuncu gelişimi ve kadrodan verim alma konusunda o kadar başarılı oldu ki NBA yorumcuları Koç Stevens’ın sisteminin Bostonlı oyuncuları olduğunda çok daha iyi gösterdiğini “Brad Stevens etkisi” sözleriyle açıkladı. GM Brad Stevens, Koç Brad Stevens’tan daha iyi koçu nasıl bulacak!

Yorumlar


Bu haber'e ilk yorumu bırakan siz olabilirsiniz.

Yorum Yazın


Tweetlerimiz