Pınar Karşıyaka, bu yıl Beko Basketbol Ligi’ne çeyrek finalde veda etti; maç kazanamadan süpürüldü.
FIBA Eurochallenge’da Final Four sözleri İzmir’de yankılanırken yine bir çeyrek finalde havlu atıldı Avrupa’ya…
Çok karamsar bir giriş oldu değil mi?
Sizce saydığım bu iki etken aklınızda nasıl bir yansıma yaratıyor. Pınar Karşıyaka, 2010-11 sezonunda gerçekten başarısız mı oldu?
Benim yanıtım şu: Kesinlikle hayır!
Kimler farkında bilmiyorum ama İzmir’de yanan ateş artık iyiden iyiye hissedilir oldu. Hem ligdeki performans hem Avrupa’daki çıkış öylesine umutlandırdı ki Karşıyakalıları, bazıları düş kırıklığı yaşıyor ister istemez.
Şimdi biz gelin kırılma anlarında Pınar Karşıyaka ‘duruş’ için nelerden taviz vermiş, neden elenmeler gerçekleşmiş; onlara bir bakalım…
Play-off son maçı; artık rakip belli olmuş, Efes Pilsen gibi son dönemin en iyi takımı dikilmiş karşısına Pınar Karşıyaka’nın. Ama o da ne? Takımın kaptanı, belki de en iyi oyuncusu Andre Smith disiplinsiz hareketler yapıyor, koçuna, hakeme kabul edilmez tavırlar sergiliyor. Pınar Karşıyaka, belki de elenmeyi göz önüne alıp sırf ‘karakteri’ için bir kalemde kesip atıyor sözleşmeyi… Bu hamlenin sonucunda elenmek bana göre çok şaşırtıcı değil. Çünkü Efes Pilsen’e karşı, sezonun her maçında double double yapan bir oyuncudan, şutör bir 4 numaradan yoksun kalmak işinizi çok ama çok zorlaştırır.
Avrupa’da yaşanan – hatırlamak bile istemediğimiz – Apoel deplasmanı dönüşünde Beşiktaş gibi zorlu bir deplasmana genç takımla çıkmasına ne dersiniz Pınar Karşıyaka’nın? Federasyona karşı ezilmeyen, ayakta duran bu hareket alkışı hak etmemiş miydi o zamanlarda?
St. Petersburg’a elendiği zaman da eleştirilmişti Pınar Karşıyaka… Ben hiç nedenini anlamamıştım. Bir de Hakan Demir’in görevden alınma dedikoduları çıkınca aklım yerimden çıkmış, inanamamıştım bu çatlak seslere… St. Petersburg’un Eurocup şampiyonluğu için kadro kurduğunu, geçen yıl Olympiakos’ta oynayan Beverley’i, Siena’dan Domercant’ı (ilk aklıma gelenleri yazdım) transfer ederek iddialarını kanıtladıklarını biliyoruz.
Şimdi aklıma geldi. Pınar Karşıyaka, Eurochallenge’ı kazanan Krka’yı 20 sayıyla yenmişti. O sırada ben Efes Pilsen’in bir deplasman maçındaydım. O zaman Lacivert – Beyazlıların koçu olan Perasovic, “Krka 20 sayıyla mı yenilmiş? Çok şaşırdım. Krka çok iyi bir takım. Bu yıl önemli işler yapacaklar. Pınar Karşıyaka çok büyük bir maç kazanmış” demişti.
Pınar Karşıyaka bu yıl bir iz bıraktı Avrupa’ya… Ben eminim ki daha iyilerini de başaracaklardır. Ama istikrarla… Birliktelikle.. Ve taviz vermedikleri duruşla.. Elbette ki taraftarıyla.. Biraz daha sabırla, bir yumruk halinde kalabilirse Pınar Karşıyaka daha iyi yerlere gelebilir. Çünkü Hakan Demir ile Pınar Karşıyaka’nın daha yapacak çok işi var.
O yüzden küsmesin İzmirliler takımlarına, yönetim çekmesin asla desteğini mevcut ekipten.. Mevcut yapının üstüne bir iki ufak eklemeyle her şey çok daha güzel olacaktır Kaf-Kaf’ta..




