Ana SayfaDİĞERARŞİVKalemşörleri Görelim!

Kalemşörleri Görelim!

- Reklam -

Kalemşörleri
Görelim!

Sevgili Ahmet Kurt, cuma günkü Cumhuriyet gazetesinde müthiş bir yazı kaleme aldı.
Aslında, farklı Brezilya yenilgisi üzerine bir eleştiri yazmayı düşünüyordu. Ancak son dönemde, büyük bir artış gösteren sosyal medya kalemşörlerini masaya yatırma kararı aldı.
Malum sosyal medyanın da en önemli ayağını twitter ve haberlerin altındaki yorumlar oluşturuyor.
Öncelikle 31 yıldır bu mesleğin içinde yer alan biri olarak şunu söylemeliyim ki, olumlu, hatta mizahi eleştiriler biz gazeteciler için bulunmaz bir nimet.
Çünkü, göremediklerimizi gösteriyor bazen gencecik dimağlar. Hatta gözümüze sokuyorlar.
Onlara diyecek lafım olamaz.
Amma ve lakin, bir de hakaretle yoruma başlayıp, ipe sapa gelmez laflar sarf eden grup var.
Önceleri okumuyordum, şimdi okuyorum ve anlayamayacakları üslupta, üstü örtülü kaba laflarla yanıt veriyorum.
Evet, resmen dalga geçiyorum. Ama o na-hoş söz kimi zaman Osmanlıca, kimi zaman farsça ya da akıl oyunları ile süslü olduğu için çözemiyor, bizim kalemşör “Sağ ol abi” diyor.
Peki niye böyle yapıyorum?
Hak ediyorlar, etmeseler zaten gülüp geçiyorum, “Adam doğru” diyorum.
Bir de “Yakışmıyorsun” diyen grup var.
Neye göre, kime göre yakışmıyoruz?
Baylar..Bayanlar…
Büyük çoğunluğunuz 1980 sonrası üretimisiniz. Yani Kenan Evren soslu MEB ve YÖK ürünüsünüz.
O yüzden, en iyisi, “Yakışmıyorsun” edebiyatından vazgeçin.
Adama derler, sen F 16 pilotu musun diye…
Eğer kendinizi yetiştirememiş, günde 4-5 gazete okumuyor, dünya klasiklerini yutmadıysanız susun ya da edebinizle yorum yapın..
Ya da günün birinde biri çıkar size, “Oğlum yakışmıyorsun diyorsun da, ya sen..” diye başlarsa lafa ve o söz icinizi acıtacak boyuta gelirse ne yanıt vereceksiniz?
O yüzden gelin, şu “Yakışmıyorsun” muhabbetinden vazgeçin.
Ha, lisans, yüksek lisans, hatta, akademik kariyer sahibiyseniz de vazgeçin, bildiğiniz teknik konularda bize akıl öğretin. Mühendisseniz hesap-kitap, doktorsanız tıp, avukatsanız hukuk üzerine söylediğiniz her lafı dinleriz.
Ama bana kimse, Osman Durmuş'un profesörlük kartviziti taşıdığı ülkede, “alım-çalım” yapmasın.
Görüyorum yorumları biri Orhun Ene'ye af çakmış, öteki Hüseyin Beşok'a, hatta Oktay Mahmuti'yi de eleştiren var.
Arkadaş, topu görseniz portakal diye soymaya kalkarsınız, Türk basketboluna yön verenlere çakıyorsunuz.
Yapmayın…
Konu dağıldı, aslında basketbolcular üzerinden A Milli Futbol Takımı'na gönderme yapacaktım.
Diyecektim ki, “Bakın çocuklar şu an 5 yabancı kuralı nedeniyle bu kalitesizliğinizle Süper Lig'de oynuyorsunuz, yarın öbürgün basketboldaki gibi 11 artı 1 yabancıya izin gelirse ne yapacaksınız? Bırakın eşinize Ferrari almayı, bisiklet bile hediye edemezsiniz bu kalitesizlikle..” Ama demeyeyim…

BENZER HABERLER

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

- Reklam -spot_img

Son Haberler