25 Ocak 2026, Pazar
spot_img
Ana SayfaDİĞERARŞİVİyi uçan kazansın / YİĞİTER ULUĞ - CANER ELER

İyi uçan kazansın / YİĞİTER ULUĞ – CANER ELER

THY Eurolig'de 'Final four' zamanı. Panathinaikos, Montepaschi, Maccabi ve Real Madrid'den biri pazar gecesi 'Şampiyon' olacak. Barcelona'daki turnuvada bugün yarı final mücadeleleri var. Karşılaşmaları iki yazarımıza yorumlattık…
Panathinaikos-M. Siena: Şansları eşit
Panathinaikos, Avrupa’nın en köklü spor markalarından ve Yunanistan’ın en zenginlerinden ‘Giannakopoulos kardeşler’in sonsuz maddi kredisini alarak Avrupa basketbolunun son 15 yılını beş ‘Avrupa Şampiyonluğu’ ile domine eden takımı. Kökleri 19. yüzyıla dayanan Mens Sana Basket kulübü ise küçük Siena şehrinin takımı. 2000’ler ile beraber Toscana bölgesinin güçlü bankası Montepaschi’nin desteği ile yükselişini takiben 2006’dan beri İtalya Ligi’ni adeta tek başına oynayan (sadece 14 mağlubiyet), Eurolig’de de dördüncü kez ‘Final Four’ oynayacak olan tam bir örnek sistem takımı.

‘Pana’, geçen yıllara nazaran daha az favori görüldüğü bir sezonda sakatlık (Batiste, Mariç, Tsartsaris), gidenlerin yerini tam olarak dolduramama (Spanoulis, Pekoviç) gibi problemlerle de boğuşmasına rağmen kenarda Obradoviç, saha içinde Diamantidis lokomotifliğinde ‘F4’e yine (10. kez) ulaşmayı başardı. Siena ise Maccabi’yle beraber F4’e gelen takımlar arasında en iyi galibiyet yüzdesine sahip. Lakin Koç Pianigiani, Bo McCalebb’in sakatlığında bir ara bocalamadı değil. Fakat Olympiakos serisinde ilk maçta alınan 48 farklı tarihi mağlubiyete rağmen sıradaki üç maçı kazanmaları Siena’nın karakterinin, sistematiğinin ne kadar güçlü olduğunu gösterdi.
 
İki takımın da başarısındaki kilit rol, tabii ki savunmaları. Siena, kısalara yaptığı baskı ile rakibi bunaltan ve Eurolig’de en az verimli dış şut imkânı tanıyan takım. ‘Pana’ ise rakibe içerden sayı imkânını minimuma indirgeyen, üç sayıyı biraz daha riske eden bir yapıya sahip. Siena’nın üç sayı tehdidi ise çok derin değil. PAO’nun hücumdaki en büyük gücüne gelince, Diamantidis önderliğinde kusursuza yakın oynadıkları ikili oyunlar. Buna karşın Siena’nın ‘pota altıcıları’ çabuk ayaklı ve ikili oyunları iyi savunan uzunlar. Bunu ‘OLY serisi’nde sergilediler.

Lakin savunma ribauntları konusunda sıkıntı çekebiliyorlar. Siena hücumda biraz daha orta mesafe atışlara ağırlık verirken, PAO ise Eurolig’in boyalı alanı en fazla kullanmaya çalışan takımlarından biri. Siena’da kilit rol sakatlığın izlerinden artık tamamen kurtulan ve müthiş delici gücüyle rakip savunmaların dengesini bozan McCalebb’in formu… Ayrıca Hairston, Kaukenas, Zizis, Lavrinoviç hücum anlamında kilit rolleri üstlenecek yine. PAO’da ise her şeyin temelinde Diamantidis var. Nicholas, Sato ve Berberoğlu onun eşlikçileri. İçerde ise bütünlüğü Batiste sağlıyor.

Fotsis’in rolü mühim olacak. Mariç ise sağlıklı olabilirse Siena pota altı için özel bir tehdit yaratabilir. Koç Pianigiani’nin özenle dikkat ettiği rotasyonu ile atletik, çabuk, basketbol IQ’sü yüksek, çok yönlü sistem takımı Siena, Obradoviç-Itoudis ikilisinin rakibi en ince detayına kadar inceleyip özel önlemler alan hem hücumda hem de savunmada saha yerleşimini Avrupa’da en iyi yapan takımı PAO karşısında şansı, daha az görülen takım. Bunun en büyük sebebi bu evrede PAO’nun tecrübesinin fazlaca devreye girmesi. Diamantidis’in geçirdiği mide zehirlenmesi onu ne kadar etkileyecek, o da önemli.

Velhasıl Obradoviç’in koçu olduğu bir takımdan her daim korkmak gerek. Zira Pianigiani söylemiş zaten: “Oyuncularına aktardığı ve onların da her zaman sahada gösterdiği sertlik ve zihinsel güçleri çok mühim. Şu da bir gerçek ki taktiksel anlamda sizi her zaman çok fazla düşünmeye zorluyorlar. Onlara karşı şansınız olmasını istiyorsanız sahada her zaman yeni ve farklı bir çözüm bulmak zorundasınız.”
Bizimkiler bu sezon ne yaptı?
Fenerbahçe Ülker: İlk turda 6 galibiyet, 4 yenilgi, ikinci turda 3 galibiyet, 3 yenilgi aldı. Final Four’a giden takımlardan Montepaschi Siena ile karşılaştı; İstanbul’da 81-68 kazandı, İtalya’da 94-65 mağlup oldu.
Efes Pilsen: İlk turda 5 galibiyet, 5 yenilgi, ikinci turda 2 gali biyet, 4 yenilgi aldı. Pana ve Siena’yla İstanbul’da oynadığı maçları kazanmayı başardı. İki takıma da deplasmanda yenildi. Real’le oynadığı iki maçı da kaybetti.

Son 10 yılın şampiyonları
2001 K. Bologna ve Maccabi *
2002 Panathinaikos
2003 Barcelona
2004 Maccabi
2005 Maccabi
2006 CSKA Moskova
2007 Panathinaikos
2008 CSKA Moskova
2009 Panathinaikos
2010 Barcelona
* 2001 yılında Euroleague ve Suproleague adları altında iki ayrı organizasyon yapıldı, iki şampiyon çıktı.
Skor kısırsa Real, yüksekse Maccabi
Bir yanda dokuz yıl önce henüz çok genç ve tecrübesiz bir koçken, Maccabi’nin başında ilk ‘Final Four’ deneyimini yaşayan ama o zaman Obradoviç’in Panathinaikos’una boyun eğen David Blatt…
Diğer yanda basketbol yaşamının sekizinci Eurolig Final Four’una gelen, ama ilk kez saha kenarında asistan olarak değil de başantrenör olarak görev yapacak Emanuele Molin…
Real Madrid’in İtalyan koçu Molin, bu yılki ‘Final Four’un en ilginç karakterlerinden biri olmaya aday. Yıllar boyu Ettore Messina’ya asistanlık yapıp, gittiği her yerde kader ortağı olduktan sonra, geçen Mart ayında Messina ile Real Madrid’in yolları ayrılınca, dizginleri devralmak durumunda kaldı. Zor bir kulüpte çok zor bir görev. Fakat Molin, takımı Final Four’a taşıyarak baskıyla başa çıkabildiğini gösterdi. Bakalım gerisini getirebilecek mi?

İspanya’da oynanan bir turnuvada Real Madrid’in ev sahibi rahatlığında olamayacağı tek kent, belki de Barcelona. Maçlar Katalan aziz Sant Jordi’nin adıyla anılan bu salon yerine Paris ya da Berlin’de oynansa beyazlı takım muhtemelen daha güçlü bir tribün desteği bulurdu arkasında… Bu anlamda, savunmasıyla kazanan Real’in işi pek kolay değil. Zaten bahis şirketleri de Perkins’in sakatlığına rağmen, Maccabi’yi favori gösteriyor. Real’le dişe diş mücadele edebilecek İsrail şampiyonunun rakibine göre en büyük artısı, işler sıkıştığında sahne alıp, hemen çözüm üretebilen Jeremy Pargo gibi yaratıcı bir oyuncuya sahip olması.

13 sayı, 4 asist ortalamayla oynayan Amerikalı guard, Real Madrid’in en büyük başağrısı olacak. İspanyol temsilcisi genellikle hücumda topu ve skoru paylaşan oyunculardan kurulu. En büyük avantajları; Suarez, Reyes, Fischer, Llull gibi çok mücadeleci, yerden yere atlayan ve gitti denilen topları canlandıran isimler… Prigioni çokça bu seviyelerde takım yönetmiş tecrübeli bir guard.

İlginçtir, çoğu İspanyol ekibinin tersine Real, tempoyu aşağı çekip rakibini yarı saha oyununa zorladığı zaman kazanıyor. Blatt’in takımı ise çabuk oynayan Pargo ve çabuk düşünebilen Chuck Eidson ile öncelikle tempoyu zorlamaya çalışacak. Maccabi, boyalı bölgede Real’in sert uzunlarına karşılık verebildiği ve ribauntlara hâkim olabildiği ölçüde finale yaklaşacak. Bu nedenle Schortsanitis’in uzun süre sahada kalabilmesi önemli. Skor 60’larda kalırsa Real ağır basar, 75’in üzerine çıkılırsa Maccabi kazanır.

Önceki İçerik
Sonraki İçerik
BENZER HABERLER

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

- Reklam -spot_img

Son Haberler