İstikrar ve İspanya
19.09.2022 - 13:08

Bir ülke, basketbolda “geçiş sürecine” bile Avrupa şampiyonluğu sıkıştırabiliyorsa o ülkeye ancak şapka çıkarılır…

İspanya, 37’lik Rudy Fernandez ve iki kardeş NBA’li Juancho&Willy Hernangomez kardeşler dışında ‘devşirme Lorenzo Brown da dahil’ Eurobasket’e “sıradan” tabirini rahatlıkla kullanabileceğimiz bir kadro ile gelmişti… Hatta bu İspanya kadrosu için, “son 30 yılın en zayıfı” da diyorduk… Şampiyon olmaları bir şeyi değiştirmeyecek elbette!.. Hala son 30 yılın en zayıf İspanya kadrosu bu… Ama gel gelelim şampiyonluk kürsüsünde yine onlar var!..

Nasıl mı şampiyon oldular peki?.. Evet; dün finalde karşılarında, normalde “çoktan elenmiş olması gereken” Fransa vardı da ondan!.. Evet; aslında bütün takımlar bir araya gelip “İspanya’yı şampiyon yapmaya çabalasalardı” bu kadarını beceremezlerdi herhalde!.. Ama geleneği olan bir ülke ve istikrar faktörü, onların bu halde bile zirveye tırmanışının en önemli sebebiydi…

Önce turnuvanın “en kolay” grubundan (biraz da 12 Dev Adam’ın ikramıyla!) lider çıktılar. O grupta dahi Belçika’ya farklı kaybetmişlerdi ve bu onların turnuvadaki tek yenilgisi oldu… Sonrasındaki ikramı bu kez Litvanya Top 16’da yaptı, 3 dakika kala 7 sayı önde olduğu maçı inanılmaz hatalarla uzatmada kaybetti. Ardından çeyrek finalde karşılarında Finlandiya vardı. Daha ne isteyebilirlerdi ki!.. Vurup geçtiler. Turnuvada oynadıkları “en zorlu” rakip Almanya olacaktı. Sonuçta ev sahibiydi ve son yılların en güçlü kadrosuyla karşısına dikilmişti. İşte bu noktadan itibaren de hem “coaching farkı” hem de Fernandez, Willy Hernangomez ve belki de Eurobasket’teki tüm takımların devşirme olarak kadrolarına katacakları “son isim” olan Lorenzo Brown devreye girdi. Kadro o kadar sıkıntılıydı ki koskoca İspanya bile Eurobasket’e devşirme bir guardla gelmek durumunda kalmıştı!.. Ama o Brown, ne kadar doğru bir seçim olduğunu Top 16’dan itibaren müthiş maçlar çıkararak gösterdi. Almanya’nın da ipini çeken isim oldu.

Final, yarı finalden daha kolay oldu İspanyollar için… Karşılarında turnuvanın “en dağınık”, “en çok top kaybeden” oyun içinde en çok gel-git yaşayan ekibi Fransa vardı. Scariolo bu kez şapkadan Juancho Hernangomez’i çıkardı. 7/9 üçlük isabetiyle O kendini aşarken, İtalyan coach da İspanya’nın başında 4. Eurobasket kupasını kaldırdı.

Sonuçta turnuvanın ilk 3 favorisi Slovenya, Sırbistan ve Yunanistan’la hiç oynamadan şampiyonluk ipini göğüslediler. ŞANS FAKTÖRÜ VE TESADÜFLER ilk kez bir Eurobasket’in madalya kürsüsüne bu kadar etki etti.

Tabii ki şans faktörü ve tesadüfler bu turnuva özelinde İspanya’nın zirveye çıkmasını sağlayan en önemli nedenlerdi. Ama bunu söylerken İspanya’ya hakkını da teslim edelim. Bu fırsatı değerlendirmeyi başarmak da ayrı bir beceri… Normal şartlarda Top 16’yı geçemeseler kimse yadırgamayacak “geçiş sürecindeler” diyerek kestirip atacaktık. Ama onlar sadece fırsatı geri çevirmediler… Sahip oldukları “geleneğin” artısını da net biçimde iyi kullandılar. “İstikrarı” tercih edip, ufak tefek çalkantılara ya da zaman içinde “yıpranma” gerekçesinin arkasına sığınıp ‘COACH DEĞİŞTİRMEDİLER’!.. Şimdiye kadar hep yıldızların ellerinde yükseliyorlardı, bu kez de coach Sergio Scariolo’nun maharetiyle zirveye çıktılar… Sonuçta bir şekilde o yolu buluyorlar… Kıskanmamak elde değil!..

Yorumlar


Bu haber'e ilk yorumu bırakan siz olabilirsiniz.

Yorum Yazın