Avrupa Şampiyonası hazırlıklarını Bolu’daki kampla sürdüren Ümit Milli Takım’ın tecrübeli ismi Furkan Aldemir, şampiyona ve de kariyeriyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Basketbol Federsayonu'nun internet sitesinden Kemal Mardin'e konuşan Furkan, “Ankara’daki Turgut Atakol Turnuvası’nda rakiplerimizi farklı skorlarla yeniyorduk ama Hırvatistan’a gidince ne olduysa takımın havası bir anda değişti. Kümede kalma maçlarına bile Hollanda mağlubiyetiyle başladık ama neyse ki kalan maçlarda toparladık. Bu sezon umarım çok daha farklı bir şampiyon olacak. Play-off’ta mücadele ettikleri için henüz aramıza katılamayan arkadaşlarımız var. Onlar da gelince çok daha iyi bir kadroya kavuşacağız. 1991 jenerasyonu, daha önce dereceler elde etmiş güçlü bir kadro. Grubumuzda İspanya ve Yunanistan gibi güçlü ekipler olmasına rağmen, gruptan iyi galibiyetlerle çıkarsak en azından ilk 4 arasında yer alacağımızı düşünüyorum. Ev sahibiyle sadece grupta karşılaşacak olmamız bizim için avantaj olacak” dedi.
Bu sezon yaşadığı üzücü sakatlığın izlerinden artık kurtulduğunu ifade eden Aldemir, “Kariyerimde yaşadığım ilk ciddi sakatlık oldu. Hiç iç açıcı bir görüntü olmadığı için ilk başta biraz korkutucu gelmişti. Doktorlar ilk olarak kırık demişti ama sonradan ne kırık ne de bağlarda kopma gibi bir durumun olmaması işimi kolaylaştırdı. İki ay, yürüyemediğim ve değnek kullandığım zor bir süreç yaşadım. Kimsenin yaşamak istemeyeceği bir durum. Fiziksel boyutuyla kariyerinizi tehlikeye sokmasının yanı sıra zihinsel yönden de etkisi oluyor ama mucize gibi bir şey oldu ve böylesi kısa bir sürede atlattım. Artık izleri neredeyse tamamen silindi diyebilirim. Hastanedeyken akşam maçı bir daha izledim. Oyuncuların ve taraftarların ağladığını görünce ben de olukça duygulandım. O süreç içinde çok sayıda telefon ve mesaj aldım. Tanıdığım tanımadığım herkes bana destek oldu. Hepsine teşekkür etmek istiyorum. Onların duaları ve yardımlarıyla çok kısa sürede ayağa kalktım” şeklinde konuştu.
Genç uzunun Beko Basketbol Ligi’nde takımı Pınar Karşıyaka’nın beşinci sırada tamamladığı 2010-2011 sezonu ile ilgili görüşleri ise, “Benim ciddi olarak geçirdiğim üçüncü sezon oldu. İlk olarak Ayhan Kalyoncu ağabeyin zamanında 7-8 dakika ortalamayla başlamıştım. Geçen sene de ciddi süreler aldığım, benim açımdan iyi geçen bir sezon oldu. Takım olarak da 16 galibiyetle 6. sırada yer almıştık. Acaba bundan daha iyi bir sezon geçirebilir miyim, diye düşünürken bu sene hem Avrupa’da çeyrek finale yükseldik hem de ligi 21 galibiyetle bitirdik. İçeride sadece Banvit’e, o da son saniyede olmak üzere kaybettik. Karşıyaka açısından çok iyi bir sezon geride kaldı. Zaten takımdaki arkadaşlık ortamı çok güzel. Bunun etkisi ve gençliğimizin verdiği enerjiyle iyi bir mücadele sergiledik ve beşincilik gibi bir başarı geldi. Kendi adıma ise tabii ki sakatlıktan önce performansımdan daha memnundum ama sonrasında tam olarak toparlayamadığım için biraz problem yaşadım. Daha üst seviyelere çıkabilirdim ama ister istemez bir düşüş oldu” şeklinde oldu.
Takımın tecrübeli isimleri olarak, aralarına yeni katılan arkadaşlarına yardımcı olmak için ellerinde geleni yaptıklarını belirten milli oyuncu, “Ligde ağabeylerimden, özellikle takım arkadaşım Jovo Stanojevic’ten kazandığım tecrübeyi buradaki diğer uzunlara aktarmaya çalışıyorum. Zaten burada biz 91 doğumlulardan beklenen şey de hem arkadaşlık ortamını sağlamak hem de bizden küçük olanlara tecrübelerimizi yansıtarak başarıya ilerlemek” sözlerini kullandı.
Furkan Aldemir, kendisiyle ilgili gördüğü eksiklikler hakkında ise şunları söyledi:
“Hücum yönüme katmam gereken şeyler var. Ribaund ve bloklarla veya ayaklarımın çabukluğuyla savunmada sağlam durabiliyorum ama hücum tehditlerimin sayısını arttırmam lazım. Sonuçta basketbol sadece savunmayla olmuyor. Bu amaçla, sene boyunca Stanojevic’le pivot adımlarını çalıştık. Özgüven kazanıp güçlendikçe, hücum tehditlerimi geliştirip daha iyi bir oyuncu olacağım diye düşünüyorum.”
Küçüklükten beri idol olarak Kerem Gönlüm’ü gördüğünü söyleyen genç oyuncu, “Her zaman kişiliği hakkında övgü dolu sözler duymuşumdur. Oyun stilimizin de benzediğini düşünüyorum” dedi.
Boş zamanlarını genellikle takım arkadaşı Birkan Batuk’la geçirdiğini aktaran Furkan Aldemir, “Birkan’la milli takımlara dayanan bir arkadaşlığımız var. İki senedir de Karşıyaka’da beraber oynuyoruz. Maç olmadığı zamanlar ya ben ona gidiyorum ya da o bana geliyor, beraber Play Station oynuyoruz. Alper ve Ahmet ağabeyler de bizden büyük olmalarına rağmen bize arkadaşça yaklaşıyorlar. Onlarla da birlikte bolca zaman geçiriyoruz” şeklinde konuştu.





