Kara günlerimizde çok ihtiyacımız vardı bu zafere.. Sadece gruptan çıkmak için değil; moral bulmak, başımızı kaldırmak, omuzları silkelemek için bir nedendi Almanya zaferi.
İzin verilmemesine rağmen durulan saygı duruşu, Ersan'ın milli marşta elini kalbine götürmesi bu maçın herhangi bir karşılaşmadan daha fazlası olduğunu gösterir nitelikteydi zaten.
Bu nedenle maça yaptığımız giriş beni yanıltmadı. Motivasyonumuz yüksekti, planımız yine harikaydı. Almanya hedef maçtı ve hazırlığı çok iyi yapılmıştı.
Ataman'ın kritik hamlesi daha maçın başındaydı. Takımın sürükleyici isimi Schröder'i Sinan gömülerek savundu ve Almanya tuzağımızın içine düşerek oyunu zorladı. Bu durum hem potamızı iyi savunmamıza hem de geçiş oyunları için ribauntları çekmemizi sağladı.
Semih'in ortayı muazzam kapatmasıyla beraber hücumda ilk opsiyonumuz dış atışlar girince 9-0 ile öne fırladık ki Fleming daha 2. dakikada mola almak zorunda kaldı. Topu çok güzel paylaşıp 5 dakikada 16 sayı bulunca Almanya molaları daha 5 dakikada bitiriverdi.
Almanları kendi evinde, başkenti Berlin'de uğrattığımız şokun açık bir göstergesiydi bu.
Farkı 9 dakikada 21 sayıya kadar çıkarırken ilk periyotta Semih'in 6 sayısının yanında yaptığı 3 asist belki de bir rakamdan daha fazlasını açıklıyordu.
İlk periyottan sonra zaman zaman oyundan düştük, fiziksel oyunda düzen dışına çıkıp 4-5 dakika sayı bulamadığımız oldu ancak o anlarda kritik bir eşik Ataman'ın hamleleriyle aşıldı.
İkinci periyotta Ergin Ataman ev sahibinin lehine gitmeye başlayan hakem insiyatifini bozmak için önemli bir teknik faul aldı. Üstüne Benzing'i Semih'le, Nowitzki'yi Ersan ile tutup yardımları getirerek içeriyi kapattı. Bu Almanya'nın bize yaklaşmasını engelleyen kritik bir hamleydi.
Ancak gözler kuşkusuz son bölümdeydi, çünkü maç sonlarını iyi oynadığımız söylenemezdi.
Ve burada 'güç' uyandı. İlk 5'imizin gençlik ateşi Cedi, farkın 7'ye indiği son 2 dakikada bir hücum ribaundu, bir savunma ribaundu alıp hücumda da bire birde potaya giderek en kritik maçta, sıkıntı yaşayabileceğimiz bir anda sorumluluk alan oyuncu oldu.
Belki Fleming, Nowitzki'den vazgeçerek ekmeğimize yağ sürmüş olabilir ama biz oturmuş rol tanımlarımızla, takım olma görüntümüz ve birbirimize güvenmenin verdiği inançla zaferi haketmiştik.
Emeği geçenlerin eline sağlık…
Sadece bir maç kazanmadınız; şu yaşamanın bile ağırlaştığı günlerde bizlere bir nefes aldırdınız.
Şimdi olimpiyat yolunda dev adımlarla aynen devam…
CAN İŞBAKAN



