Ligin ilk yarısı sona erdiğinde, şaşırtıcı sonuçların ortaya çıktığı bir çok karşılaşmaya şahit olduk.
Avrupa kupalarında mücadele eden takımlarımız inişli çıkışlı bir grafik çizdiler.
Bir çok sakatlıklar ve cezalar buna neden olabilir ama bu anlamsız yenilgiler birer özür teşkil etmeyecektir.
Avrupa’nın en iyi kadrolarına sahip takımlarımızın, uluslararası arenada 20 sayılık yenilgilerine nasıl kılıf uyduracağız acaba..
Kötü gidişe dur demesini bilen Anadolu Efes, kadro derinliğini ve starlarını ön plana çıkarmaya başlayınca galibiyet serilerine kavuştu ancak. Kerem Tunçeri gibi üst düzey tecrübeye sahip bir “Lider”i olduğunu hatırladı.
Semih Erden, Keremler ve Vujaciç al sana taş gibi bir takım. Beşinci kim olursa fark etmez.
Gönlün nasıl isterse beşle takımı.
İster Farmar ile çift guard oyna.
İstersen Savanoviç ile çift forvet!
Tam saha baskı yapacaksan karşı takımın oyun kurucusuna, elinde Sinan’ın da var.
Gelelim keyifle izlediğim iki takıma.
Banvit ve Karşıyaka..
Banvit’in son beş yıldır geldiği seviye olağanüstü.
İstikrar abidesine dönüştü. Özkan Kılıç ile Orhun Ene ikilisi doğru yolda ilerliyorlar.
Karşıyaka’ya gelince..
Türkiye’nin batıya açılan kapısı.
Basketbol aşığı seyircisi ve potansiyeliyle tartışmasız on numara.
Ufuk Sarıca, beklediğimin üstünde bir takım oluşturdu kısa zamanda.
Basketbol oynatıyor takımına, savunma yaptırıyor , mücadele isteği üst seviyede.
Oluşturduğu takımın hiç eksiği yok. Bora Paçun’un tekrar basketbole dönmesi ve son yaptığı Can Mutaf operasyonu ile ligin en homojen takımı oldular. Keyifle ve beğeniyle izliyorum. KAf,Kaf, Kaf- Sin, Sin, Sin, Kafsin kafsin kaf.!
Çarşamba günü Eskişehir’de başlayacak sekiz takımlı Türkiye Kupası Finali, bir basketbol şölenine dönüşecektir şüphesiz.
İlk yarının yorumunu yapma fırsatını daha iyi yakalayacağız
Sonra “Dünya kenti Eskişehir’de bir haftasonu geçirmek çok keyifli olacak tartışmasız.



