Ligin en beğendiğim takımlarından Portland'ın deplasmanda Dallas'ı 85-81 geçtiği maçta Przybilla sakatlanmış. Diz kapağı yerinden çıkmış Przybilla'nın ve muhtemelen de sezonu kapatmış. Portland için çok kötü bir haber. Çünkü büyük beklenti içinde oldukları ancak diz kapağını kıran Greg Oden'dan sonra ikici pivotlarını da kaybettiler. Tam 'bad boy' imajından kurtuldular, iyi oynuyorlar, play-off'larda sürpriz yapabilirler derken 2 sakatlıkla pota altında bir anda zayıf konuma geldiler. Ancak yine de Dallas'ı devirmeyi başardılar ya; helal olsun… LaMarcus Aldridge onların yokluğunda ribaunt yükünü üstlenmiş. Dallas'ta ise Carl Landry'nin iki dişi dirseğinden çıkan Nowitzki, dönüş maçında 27 sayı, 9 ribaunt istatistikleri yakaladı. Ancak Barea dışında takımın geri kalanından katkı alamayınca yenilgi kaçınılmaz olmuş.
Philly son çeyrekte yıkıldı
Allen Iverson'sız Philly, Washington deplasmanında son çeyrekte yıkıldı. Sakatlıktan döndükten sonraki iki maçta oldukça iyi istatistikleri yakalayan Speights bu kez 12 sayıda kaldı. Elton Brand ise yine kıpırdanma gösteriyor; 18 sayı, 12 ribaunt ve 3 blok. Yalnız en büyük hayal kırıklığı ise kesinlikle Iguodala'dır. Bu herif maksimum kontrat verende kabahat. Oh olsun! Washington'da ise minik adam Earl Boykins'in takıma büyük katkısı devam ediyor. Arenas'tan sonra takımın en skoreri olmuş. Başkent ekibinin son çeyrekteki performansı oldukça iyi. 33-19'la 14 sayı farkla kapatmışlar final periyodunu ve 6 sayılık galibiyet gelmiş.
Detroit mi; o hangi takım?
Detroit… Detroit… Detroit.. Yok, ben böyle bir takım hatırlamıyorum. Tamam, tamam… Hatırlamak istemiyorum. Hatta tek satır bile yazmak istemiyorum. Charlotte şans tanımamış evinde onlara… İyi de olmuş. Gerald Wallace 1 maç aradan sonra geri dönüp 29 sayı, 12 ribaunt ve 4 blok gibi muazzam istatistiklerle oynayınca gözlerim parladı tabii.. Söylemesi ayıp; yahoo NBA fantasy takımımın önemli oyuncularındandır da kendisi..
Boston aynen devam
Indiana karşısında ilk iki çeyrekte özellikle evlerinde nasıl zorlandılar anlayamadım? Daha izleyemedim bu maçın tekrarını ama özellikle 3. çeyreği muazzam oynamışlar. (Bu arada istatistik delisi Amerikalılar artık çeyrek çeyrek box score yapsa ya!) Garnett'ın oynamadığı maçta yerine Wallace ilk 5 başlamış ve 9 sayı, 13 ribaunt, 3 top çalma istatistikleri yakalamış. Galibiyetteki en önemli etken ise kesinlikle serbest atışlar. Adamlar 40'ta 37 atmış! Yoksa Indiana kazanırdı değil mi? Yok, yok serbest atışlar olmasaydı da Boston elbet bir yolunu bulurdu kazanmanın…
Ah Chicago vah Chicago
Jordan zamanında ne zevkli geçerdi şu New York-Chicago maçları. Hele hele Madison Square Garden'da… New York ilk iki çeyrekte 22 sayı farkı yakalayınca son iki periyotta kendini fazla sıkmamış, sıkamamış. Gerçi sıkamamış biraz ağır bir ifade olur çünkü Chicago'nun öyle aman aman bir savunma yaptığını hiç zannetmiyorum. Baksanıza; koca 48 dakikada sadece ve sadece 1 top çalabilmişler. Aslında bu istatistik her şeyi anlatıyor.
Atlanta buldu mu affetmiyor
Bizde artık klişe olan bi laf var ya; “Avrupalı buldu mu affetmiyor abi, atıyor 5-6 tane.” Aynen öyle bir takım haline geldi Hawks… Bulduğu zaman farkı atıyor, fren de küçültmüyor. Minnesota karşısında da 25 sayıya kazandılar. Benim anlamadığım nokta Harford'un neden 41 dakika oynadığı… Minnesota cephesinde yazacak bir şey yok. Lottery'den oyuncu araştırmaya başlamışlardır şimdiden…
Gecenin en zevkli maçı…
Golden State'in maçı olur da zevkli olmaz mı? Pota altı oyuncularından yoksun çıktığı maçta ABD'nin güzide eyaleti California ekibi, ikinci çeyrekte fena fark yemiş, 3 çeyrekte de maçı kaybettiği belli olmuş. Portland'dayken sorunlu basketbolcu konumundan kurtulamayan Zach Randolf yine hayvani istatistikleri yakalayıp takımına galibiyeti getiren ön önemli faktör olmuş. 33 sayı, 18 ribaunt istatistikleri yakalarken 21'de 14 gibi muazzam bir şut yüzdesiyle atmış. Eee, rakibin pota altı boş oyunca bu istatistikleri normal gibi aslında…
T-Mac ısınıyor
T-Mac'in yine sınırlı dakika aldığı maçta Houston evinde Clippers'ı 108-99'la geçerken Nowitzki'nin dirseğiyle 5 dişi kırılan Carl Landry dönüş maçında 27 sayıyla yıldızlaşmış. T-Mac de bu sezon ilk kez 10 sayı arakan çift haneli sayılara ulaşmış. Clippers'ta ise Kaman'ın çıkışı sürüyor; 29 sayı, 7 ribaunt. Ama bu yetmiyor elbette…
Helal olsun sana Thunder
Thunder, Los Angeles deplasmanında Lakers'ı fena sallamış ama yıkamamış. Yine de büyük bir alkışı hak ediyorlar. 3. çeyrek dışındaki periyotların hepsini önde kapatmalarına karşın kaybettiler. Yazık olmuş. Durant 30 sayıyla oynayarak Kobe'ye “Benin devrin bitince benimkisi başlayacak” mesajını vermekten de geri durmamış. Ama seversiniz, sevmezsiniz ki ben ikinci kategorideyim Kobe, Durant'a “Çocuğum sen daha toysun” performansı gösterip 40 sayı, 8 ribaunt, 2 top çalmayla oynamış. Bynum da tam düzeldi derken yine 2 maçtır faul problemine giriyor. Büyü artık Bynum diyor ve yazımın sonuna geliyor. Basketbolla kalın efemmmm…
Not: İddaa şirketi akşam oranları açıkladığı zaman NBA tahminlerini sitede bulabilirsiniz…
Yazı: Ufuk Tanışan / Basketdergisi.com
e-posta: ufuktanisan@gmail.com



