22 Şubat 2026, Pazar
spot_img
Ana SayfaDİĞERARŞİVGelişen Fenerbahçe / İSMAİL ŞENOL

Gelişen Fenerbahçe / İSMAİL ŞENOL

Euroleague’in elit takımlarına karşı oynarken, neyi iyi yaptığınızın yanında, eksiklerinizi ne kadar iyi sakladığınız önemlidir. Deplasmanda Barcelona’ya karşı oynanan maç, Fenerbahçe Ülker için önemli iki soruyu barındıran bir sınavdı. Birincisi, başta Andrew Goudelock’la kısa savunmasında yaşanan zaafiyet nasıl örtülecek? İkincisi Barcelona gibi iyi bir savunma takımına karşı oyun kurucusuz top nasıl paylaşılacak?

Üstelik istediği sorudan da başlayamadı Fenerbahçe Ülker. Barcelona, kısa pozisyonlarında en büyük fizik avantajını bulduğu DeShaun Thomas üzerinden hücum etti. ‘Yeni Pete Mickeal’ Thomas’a sırtı dönük pozisyon hazırlandı, yarı sahada çok sık görülmeyen 1-3 ikili oyunu üzerinden bitirici rolde kullanıldı, açık alanda atletizminden yararlanıldı, perde çıkışı üçlükte kullanıldı, bire bir oynatıldı… Maçın başında mümkün olan her şekilde sayı buldu DeShaun Thomas ve Fenerbahçe Ülker’in savunmada bir cevabı yoktu.

Geçtiğimiz sezonlarda maça böyle bir başlangıç yapsa yüzler düşer, inanç kalmaz ve daha ilk yarıda maçı kaybederdi Fenerbahçe Ülker. Bu sezon biraz daha farklı. Panathinaikos’a deplasmanda kaybedilen o maçtan beri bambaşka bir Fenerbahçe var sahada. Her gün üzerine koyarak gidiyor sarı-lacivertliler. Barcelona karşısında da savunmada bu kadar kötü başladığı bir günde, sabırlı ve doğru hücum ederek maça tutundular. Barcelona’nın ikili oyun savunmasında yaşadığı problemleri iyi değerlendirip Semih Erden ve Luka Zoriç gibi devrilen uzunları iyi kullandı Zeljko Obradoviç’in takımı. Barcelona’ya ‘bizi yenmek için bizden daha iyi olman gerekli’ mesajını verdi.

Fenerbahçe’nin mental olarak en büyük artısı, Barcelona’nın da yeteneklerini sorgulamasıydı. Yani, Barça nasıl Fenerbahçe’nin zayıf taraflarına vuruyorsa, Fenerbahçe de Barcelona’nın zayıf yönlerinin üstüne gitti. Pota altında Maciej Lampe ve Tibor Pleiss gibi iki kötü savunmacının üstüne oynadı. Ayrıca Brad Oleson’ın olmadığı günde perde çıkışlarındaki forvetlerin savunmasında büyük sorun yaşayan Barcelona’nın bu problemlerini iyi kullandı. Üstelik perdelemeden çıkan her pozisyonda şut atmadan, eksilen defansın en açık tarafına hücum ederek…

Bu noktada Nemanja Bjelica’dan ayrı bahsetmek gerek. Viktor Khryapa’nın sahnede olmadığı bu sezon, Avrupa’nın açık ara en iyi dört numarası Bjelica. Hücumda her zaman en doğru kararı veren, toplu-topsuz çembere giden, ikili oyun oynatabilen, şut tehdidiyle alan açabilen çok özel bir oyuncu Nemanja. Barcelona onun karşısında dört farklı savunmacı denedi ve hepsini farklı şekilde geçmeyi başardı. Takımın en önemli pozisyon hazırlayıcısı ve hücum aklı olduğunu bir kez daha kanıtladı. Bjelica’nın performansının en çok arttığı anlarsa Jan Vesely ya da Semih gibi savunmada onu tamamlayan bir pivotla yan yana oynadığı anlar oluyor. Özellikle beş numarada oynadığı zaman fark yaratan Vesely’nin hücumda verimli oynamasını sağlayan isim de o oluyor haliyle. Herkesin kazandığı, dolayısıyla takımın kazandığı bir pota altı ortaya çıkıyor Bjelica-Vesely ile.

Maç sonları bu maça kadar bir problem olarak kendini göstermişti Fenerbahçe’de. Her ne kadar Barcelona maçında bu noktada bir adım atılsa da, sarı-lacivertliler için sorun hâlâ çözülmüş değil. 40 dakikanın son dört dakikalık bölümü iyi incelenirse, Goudelock ve Hickman’ın el üstünden denedikleri üçlükler, Vesely’nin elinde kalan ve hiçbir şeye değmeyen top gibi panik hücumları vardı Fenerbahçe’nin. Maçın başındaki senaryonun tam aksi vardı bu kez. Fenerbahçe kötü hücum ediyor, savunmada ise muhteşem bir mücadele gösteriyordu. Vesely’nin çember savunması, Hickman’ın çaldığı top üstünden bulduğu turnike ve tabii ki Vesely & Hickman ikilisinin hücum ribaundu sonrası gelen smacı, Fenerbahçe’nin kötü hücum ettiği anlarda bile takım olarak hareket etmeyi başarmasının sonucuydu.

Ancak maç sonunun gerçek yıldızı Zeljko Obradoviç’ti. Faul atışları dahil her fırsatı takıma müdahale için mola gibi kullanan Obradoviç, hem uzatmada, hem de maç topunda ustalığını gösterdi. Özellikle maç topu bir sanat eseri gibi çizilmişti. Önce Bogdanoviç’le köşeden üçlük kullanacakmış gibi gösterip, sonra tepeden Goudelock’a topu verecekmiş gibi gösterip, Goudelock’a perdeleme yapan Bjelica’nın önünü açıp onun topla çembere gidip bitirmesini sağladı.

Yine de her zaman antrenör müdahalesiyle çözülemeyebilir bu sorunlar. Saha içinde Obradoviç’in işini kolaylaştıracak, topu emanet edeceği bir oyun kurucuya daha ihtiyacı var Fenerbahçe Ülker’in. Bjelica’nın liderliği, takıma kattığı tüm güzelliklerin seviye atlaması için savunmada katkı yapıp, hücumda saha içi yerleşimi ve top paylaşımı gibi temel işleri yapacak bir oyun kurucu Fenerbahçe’ye seviye atlatır.

Eksiklere rağmen her geçen gün gelişimi sürüyor Fenerbahçe Ülker’in. Ağustos ayının sonundan Aralık ayının başına kadar geldiği nokta takdire şayan. Obradoviç, önce oyuncu gelişimini, sonra hücumdaki gelişimi ve şimdi de savunma direncini kazandı üç ayın sonunda. Fenerbahçe Ülker’in hedefinin Mart ayında en üst seviyeye çıkmak olduğu düşünülürse, çok iyi bir ilk tur geçiriyor Obradoviç’in takımı.

BENZER HABERLER

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

- Reklam -spot_img

Son Haberler