Outsider olarak geldiği Eurolig’te ikinci tura geçmekle büyük bi başarıya imza attı Galatasaray.
Öncelikle yaptıkları büyük işe şapka çıkarıyorum.
Genelde Mahmudi’nin sistemine kayıtsız uyan, bir basketbol sergilediler.
Birçok maçta gerilerden gelerek, maça yüreğini koyan ve ölesiye mücadele eden ‘Aslanlar’çıktı ortaya.
Seyircisi son maça kadar arkasında, bir başka etkili güç olarak tribünleri doldurdu.
Bir bütün halinde TOP 16’yı hakkettiler.
Buraya kadar herşey ‘Güllük Gülüstanlık’
Bundan sonra çok zorlu rakipler bekliyor Galatasaray’ı.
İşler oldukça zorlaşacak.
Hele, hele son oynadıkları Olimpia maçında ki dağınık bir tablo çizerlerse, maç kazanmak hayal olur.
Hava atışı ile tempoyu yüksek tutup, Shipp, Andriç ve Ender ile basketler bulan takım, alan savunmasına dönen rakibi karşısında adeta şaşkına döndü. Yaklaşık 6 dakika basket izleyemedik . Bunda Songaila’nın rolü oldukça fazlaydı. Hücumda 1/5 dış şut atarken, savunmada da çember altını ‘Yol geçen hanına’ çevirdi. Rothbart ve Thompson potadibinden tam 24 sayı atılar ilk yarı biterken.
İkinci yarıda Olimpia 2-3 alan savunmasına devam edip, Galatasaray’ın bu handikapından yaralanmaya devam etti. Maçın az farkla seyretmesinin tek nedeni oyuncuların kötü performans sergilemesinden kaynaklandı.
Son çeyrekte, kadro kalitesi ve fizik kondisyon kendini belli etti.
Genç ve eksik bir kadroyla mücadele eden Olimpia sonunda yoruldu.
Aslan’da zayıf düşen avını, son beş dakikada parçaladı.
Şunun altını çizmeliyim.
İkinci tur oldukça zorlu geçecek
İlk sekiz için ‘şuan ki görüntü’ şans vermiyorum Cim-Bom’a.
Pota altı, Top 16 için oldukça güçsüz.
Sadece Andriç ve Furkan ile çemberi korumak imkansız.
Kalın ve sert bir ‘Uzun pivota’ gereksinimi duyuluyor.
Biran evvel, geç kalmadan.





