Sarı-Lacivertli takımda en büyük transfer koç Obradoviç… Onun gelişiyle camiada “Bu adam ne yapar eder, takımı zirveye taşır” görüşü kuvvet kazandı. Ancak Sırp koç da kendi sistemini oturtmak için zamana ihtiyaç duyuyor.
FENERBAHÇE ÜLKER
Geçen yılki derecesi: Normal sezonu dördüncü bitirdi, play-off ilk turunda elendi.
Önemli transferler: Kleiza (Toronto), Zoriç (Unicaja), Bjelica (Laboral), Kenan (Tofaş), Melih (Erdemir), İzzet (Banvit)
Ne yapar? Son şampiyon Galatasaray’ı tahtından indirmek için en kuvvetli aday… Üst üste iki yıl play-off’a ilk turda veda edince, Sarı-Lacivertliler daha önce de peşinden koştukları, Avrupa’nın 1 numaralı koçu Obradoviç’i ikna etmeyi başardılar. Obradoviç öyle büyük bir marka ki, “Ne yapar eder, bu takımı zirveye taşır” havası hâkim camiada… Aslında kurulan kadro, Sırp koçun kafasındaki basketbola yüzde yüz uygun bir kadro değil. Zoriç ve Bjelica gibi isimler boyalı bölgede biraz yumuşak kalabilir. Sezona girerken Oğuz, İlkan ve Ömer’in hazır olmaması ve bu nedenle yerli oyuncu rotasyonunun dar kalması, Fenerbahçe’yi zorlayabilecek bir başka faktör. Yabancılarda ise tam tersine, şişkinlik söz konusu. Her hafta biri tribüne çıkacak. Obradoviç’in, yerli-yabancı ayrımına takılmadan sahada istediği beşi bulunduracağı Eurolig’e ağırlık vermesi akla yakın görünüyor. Bu nedenle ligde sürpriz yenilgilere uğrayabilirler. Zamana ve sabıra ihtiyaç duyacaklar. Ancak play-off zamanında Fenerbahçe’nin formda olacağından ve finale yürüyeceğinden kimsenin şüphesi olmasın.
KARŞIYAKAGeçen yılki derecesi: Normal sezonu beşinci bitirdi, play-off yarı finalinde elendi.
Önemli transferler: Lyons (Budivelnik), Batista (Efes), Can, İnanç (Tofaş), Barış (Beşiktaş), Mutlu (Mersin).
Ne yapar? Geçen yıl Ufuk Sarıca yönetiminde, şampiyon olduğu 1987’den bu yana en parlak sezonunu yaşayan İzmir temsilcisi, şimdi bir basamak yukarı çıkmak amacında. Kafalarını ilk dörde uzatabilmek için Efes, Banvit ve Beşiktaş’la çekişecekler. Tecrübeli Bobby Dixon sayesinde guard pozisyonunda sıkıntıları yok. Sıralamadaki yerlerini, transferde tamamen yeniledikleri pota altı personeli belirleyecek. Batista ile Mutlu, sağlam ve üretken bir pivot ikilisi. Yeni Amerikalı Leo Lyons, çok yönlü bir hücumcu ama fiziksel mücadelede geçen sene aynı pozisyonda oynayan Will Thomas kadar etkili olduğu söylenemez. Dış şutlarıyla rakip savunmayı açması beklenen Barış Hersek’in ise bu yıl olgunlaşıp, oyununu başka bir seviyeye taşıması şart. Bu dört oyuncu, koç Sarıca’nın beklentilerini karşıladığı ölçüde, Karşıyaka’nın yukarılara (örneğin üçüncülüğe) tırmanma olasılığı artacak.
ROYAL HALI GAZİANTEP
Geçen yılki derecesi: Dokuzuncu
Önemli transferler: Burrell (Bremerhaven), Kudrautsau (Minsk), Steviç, Borovnjak (Stelmet), Serkan (Banvit), Emre (Erdemir), Sertaç (Galatasaray).
Ne yapar? Anteplilerin yaptığı, sağlam televizyonu kurcalamaya benziyor biraz… Geçen yıl ilk yedi maçta bir galibiyetin ardından koç değişikliğine gitmiş ve sonraki 23 karşılaşmada 11 kez sevinmişlerdi. Herkes onların bu yapıyı koruyup, kadroya birkaç parça monte etmesini beklerken, köklü bir değişimi tercih ettiler. Yeni koç Aziz Bekir, ilk kez bu seviyede sorumluluk alacak. Kadroda dokuz yeni oyuncu var. Kent halkının da takıma pek sahip çıkmadığı ve tribünleri boş bıraktığı düşünülürse işleri kolay olmayacak. Serkan gibi son derece tecrübeli bir saha içi liderine sahip olmalarına karşın, hazırlık döneminde son çeyreklerde kırılgan göründüler. Kurcalanan televizyonun nasıl görüntü vereceği merak konusu ama benim tahminim, Royal Halı’nın geçen yılki derecesini tutturamayacağı yönünde.
ALİAĞA PETKİM
Geçen yılki derecesi: On birinci
Önemli transferler: Petar Popoviç (Artland), Thomas (Pesaro), Sommerville (Nancy), Marshall (Erdemir), Ceyhun (Telekom), Ali Işık (Hacettepe), Bora (Karşıyaka).
Ne yapar? Ege temsilcisi, 2009’da geldiği Beko BL’de kalıcı oldu ama sadece bir kez (2012) play-off oynayabildi, diğer yıllarda hep düşme korkusunu hissetti. Bu sezon da aynı mayın tarlasında gezinecekler gibi görünüyor. Hakan Demir, özellikle savunma sertliğine önem veren, oyuncularından sürekli daha fazlasını talep eden bir koç… Bu durum, kadrosu kısıtlı takımların beklenenden iyi sonuçlar almasını sağlayabiliyor ama bazen de birlikteliğin süresi uzadıkça, ilişkiler açısından yıpratıcı olabiliyor. Daha sezon başında, Aliağa’da bazı oyuncuların beden dilleri mutsuz olduklarını açığa vurdu. Kenar yönetim ile sahanın iletişimi sağlıklı görünmedi. Kupada hiç varlık gösteremeden elendiler. Hücumda yalnızca Marshall’ın eline bakan bir takım görüntüsü çizerek, 60 sayıya ulaşmakta bile sorun yaşadılar. İşleri kolay değil.




