Kendi evinde rakibini peş peşe iki maçta da yenip, seride büyük avantaj yakalayan temsilcimiz Fenerbahçe, serinin üçüncü maçı için “bahar tepesi“ Tel Aviv’deydi. 1909 yılında kurulup 1950’de İsrail’in bağımsızlığını ilan etmesiyle de İsrail’e dahil olan şehrin ismi Yahudi Rönesans’ını temsilen “bahar tepesi” anlamına geliyor. Soğuk ve yağışlı hava tahminlerine rağmen Fenerbahçe seriyi 3. maçında noktaladı ve “baharı” Kadıköy’e getirdi. Bu galibiyetle beraber Fenerbahçe tarihinde ilk defa Euroleague final4’una kalıp, kendi devrimini yapmış oldu.
Maçın başında ritim yakalayan Maccabi’ye karşı 2. çeyreğe 20-11 geride giren Fenerbahçe, ikinci çeyrekte önce Zizis ve Goudelock’la hücumda vites arttırdı, sonra da defansta ritme girip devreye 37-33 önde girdi. 3. çeyreğin ilk yarısı skor anlamında iki takım için de çok kısır geçti. Çeyreğin ikinci yarısının başında Maccabi defansta agresifleşti ve sertleşti İlk başta Fenerbahçe Ülker’i top kayıplarına sürükleyen bu yüksek ve baskılı defansı daha da sertleştiren Maccabi artarda fauller yapıp avantajı temsilcimize verdi ve Fenerbahçe Ülker 43-36’yla maçtaki Fenerbahçe lehine olan en büyük farkı açtı.
Maçın ikinci çeyreğinden beri öne geçemeyen Maccabi, çeyreğin son 5 dakikasında skoru 56-56 eşitliğe kavuştuktan sonra maç yeniden başladı. Özellikle Emir ve Jan Vesely’nin öne çıktığı bu periyotta, bitime 9 saniye kala Vesely’nin attğı basket-faul’ün serbest atışını kaçırması sonrası, Maccabi’nin de hücumdan boş dönmesi sonrası maç uzatmaya gitti. Nefeslerin tutulduğu uzatma periyotunun son 16 saniyesine 1 sayı geride giren Fenerbahçe, mola dönüşü Andre Goudelock’un ilk 7 saniyede bulduğu turnikeyle 1 sayı öne geçti. Kalan 9 saniyede Maccabi’nin yıldızı ve belki de serinin en skoreri Pargo’yu Kenan’la durduran Fenerbahçe, sadece 3 maçta final 4 biletini kaptı.
Maçın yıldızı attığı 34 dakika sahada kalan, 19 sayı(4/7 saha içi, ¾ 3’lük, 4/2 serbest atış) ve 5 asistle takımın “ağabeyi” tecrübeli oyuncu Nikos Zisis olsa da maçın en kritik defansını yapan Kenan Sipahi’yi ve tabii ki ona güvenip bu sorumluluğu veren Obradovic’i de ayrıca tebrik etmek gerekiyor. Serinin ilk maçında Jan Vesely ve Emir’in, 2. maçında Semih’in 3. maçında da Zisis ve Kenan’ın ön plana çıkması, bunun yanında istatistiksel olarak olmasa da sahaya giren her oyuncunun mutlaka katkı vermesi de Fenerbahçe’nin tam anlamıyla bir takım olduğunu gösterip, şampiyonluktaki iddiasını arttırıyor.
Final4’a 24 gün kala, Madrid’e ilk bileti alan Fenerbahçe’nin hedefi şampiyonluk. Bir Fenerbahçeli olarak bu gece bize yaşattıkları gurur ve sevinçten dolayı Fenerbahçe Ülker’e teşekkür ediyorum. Yarın hava nasıl olursa olsun Kadıköy’de bahar olacak, darısı ülkemizin başına!





