Oktay Hoca, bu maça farklı bir beşle başlayarak, Göksenin’in yerine Evren’i sahaya sürdü ve Ömer Onan’ın savunmasını bu oyuncuya verdi. Rakip guardlara baskı yapma görevi ise Johnson’ın üzerindeydi. Bu düzende Fenerbahçe ribaunt üstünlüğünü kurup, aldığı topları hızlı hücum sayılarına çevirme niyetini hemen gösterdi, art arda kolay basketler buldu.
Galatasaray, genel olarak istediklerini sahaya yansıtmayı başarsa da, Shumpert’ın etkisiz oyunu kötü tercihler yapmalarına neden oldu. Galatasaray’ın bir planı da Andriç üzerinden oynayarak, Tutku’nun olmadığı anlarda gerek Johnson’ı, gerekse Shumpert’ı rahatlatmaktı. Ancak Shumpert, boş üçlükleri sokamaması, Fenerbahçe’nin tempoyu artırmasını sağladı. Alan savunmasına ilk cezayı Jasikevicius kesince, fark ev sahibinin istediği farka gelmişti. Ancak kenardan gelen Haluk’un üçlükleri ve bazen tercih hataları yapsa da Johnson’ın sorumluluk almasıyla, Galatasaray maça ortak olmayı ve devreyi önde tamamlamayı bildi.
İkinci yarıda ısrarla topu boyalı alanda Ermal ile buluşturmayı başaran Galatasaray farkı 5 sayıya kadar da çıkardı. Ancak bazı oyuncularını bir türlü devreye sokamadığı için, diğer isimlerin yorgunluk problemi yaşaması oyundan düşmelerine neden oldu. Galatasaray’ın içeriye gömülmeye başlayan savunmasına karşı Ukic ve Tomas 5 üçlük birden bulunca, kontrol yeniden Fenerbahçe Ülker’in eline geçti. Oyunu sürekli hızlandıran ve rakibinin toparlanmasına izin vermeden, seyircisini de devreye sokan Fenerbahçe Ülker, farkı 20 sayının üzerine çıkararak, maçı da bitirmiş oldu.
Galatasaray’ın seriye dahil olabilmesi için 3. maçta mutlaka Shumpert ve Ermal’i daha etkili kullanması gerekiyor. Dünkü maçın geneline baktığımızda da Oktay Hoca’nın taktiğinin aslında işlediğini ve 26. dakikaya kadar takımı oyunda tuttuğunu, ancak bu isimlerin devreye girememesi nedeniyle oyunun son bölümündeki tempoyu kaldıramadıklarını gördük.
Fenerbahçe seyirci avantajını mükemmel kullanarak, evindeki maçlardan istediğini aldı. Taraftar sonuca direkt etki etti diyebiliriz, destekleri müthişti. Galatasaray seyircisi de Abdi İpekçi’de aynı desteği verecektir. Zaten Banvit serisinde takımlarına ne denli büyük bir güç kattıklarını gördük. Rakip Fenerbahçe olduğunda bu coşku daha da artacaktır.




