26 Şubat 2026, Perşembe
spot_img
Ana SayfaEUROLEAGUEFener zirvede tek başına! / Gökhan Türe

Fener zirvede tek başına! / Gökhan Türe

Fenerbahçe BEKO, durum ve şartlar ne olursa olsun, ‘kazanmayı sağlayacak’ ergonomiyi sahaya yansıtabiliyor.

Dün Partizan karşısında, sakatlıkları getirisi, maç trafiğinin yıpratıcı etkisine karşı yine kendi içinden çözüm üretmeyi başardı. Silva’dan sonra Melli’nin de eksilmesiyle uzun pozisyonunda eli daralan Sarı-Lacivertliler, topa yön veren ve savunma sertliğinin ana unsurlarından biri olan Hall’dan sonra ‘oyun aklı’ açısından da elindeki en önemli silahlardan biri olan De Colo’nun olmadığı gecede kendi dinamiklerine aykırı da olsa ‘en doğru yolu’ izleyerek sonuca gitti.

Sırp rakibine karşı asist üzerinden bulduğu basket adedi sadece 12’ydi Sarı-Lacivertli takımın… Bunun da sebebi, hem daralan rotasyon ve hem de kupa mesaisinin yarattığı fiziksel ve zihinsel yorgunluğun, başarılı grafiğin temel taşı olan ‘takım kimyası ve üretkenliği’ sekteye uğratmış olmasıydı.

Neyse ki Fenerbahçe BEKO’nun, kriz anlarında ‘teşhis ve tedavi’ konusunda çok deneyimli ve bir o kadar da becerikli bir coachu var… İlk 4 dakikada oyunun nereye evrildiğinigörüp, takımca çözüm üretmenin, İstanbul’a hem de sakatlıklardan arınmış kadrosuyla bir sürpriz için oldukça kararlı geldiğini hava atışından itibaren hissettiren Partizan’akarşı yeterli olamayacağını hesap ederek oyunu ‘bire birlere’yıkmaya karar verdi. Kısacası maceraya gitmedi. Bire birde en güçlü yanı olan Talen Horton Tucker’ı sahaya sürüp, 2-3 dakika içinde momentumu rakibinin elinden aldı. Ardından da maçın kalanında, oyunun akışına ve ritmine göre bazen Baldwin, bazen Tarık ve hatta Colson ama çoğu zaman THT ile ‘güvenli ellere’ gidip, gemiyi fırtınada yine limana yanaştırmayı başardı Saras…

Fernando’nun ilk yarıda boyalı alandaki dominasyonu da çözüm gerektiren bir başka detaydı. İkinci yarıda, savunmada ilk yarıya göre fazlaca efor gerektiren yardım savunmasını da devreye sokup, pas konusunda çok da becerikli olmayan iki uzun Fernando ve Jekiri’nin yardımlarda pas açısını kapayıp, onları hataya zorladılar. Ya da zor pozisyonda zor atışlara mahkum ettiler. Her şeye rağmen iki kısası Washington ve Jones’la sonuna kadar maçın içinde kalmayı başardı Partizan… Ancak ‘el yakan toplarda’ kalite farkını Tucker, Baldwin ve Tarık’la net biçimde yansıtıp, çok zor bir 40 dakikayı daha galibiyetle noktalamayı başardı Kanarya…

Hem de takipçilerinden Olympiakos’un Zalgirisdeplasmanında 2 uzatmada kaybettiği, Barcelona’nın Virtusdeplasmanında takıldığı gecede… Kalan maçlar adına elindeki krediyi Partizan karşısında iyi korudu Sarı-Lacivertliler…Artık en yakın rakipleriyle galibiyet farkı yazıyla üç, rakamla 3!.. Hem de 10 günlük Milli Takım arasına moral açıdan da güçlü girmeyi sağladılar. Şimdiki hedef bu sürede sağlam oyuncular için olabildiğince dinlenmek ve sakatlar için de bir an önce iyileşmek olmalı…

EFES, BELGRAD’DA STOP ETTİ

Evinde üst üste 3 galibiyetle dikkatleri üzerine çeken, toparlanma sürecine giren Anadolu Efes, Türkiye Kupası’nda hedeften saptıktan sonra Kızılyıldız deplasmanında ‘Play-Offhedefine’ doğru ilerleyen Kızılyıldız’la başa çıkamadı. Son periyoda kadar oyunun içinde kalmayı başarmalarını sağlayan PJ Dozier ve Cordinier’nin, kırılma anlarında ‘yanlış tercihlere’ yönelmesi, final periyodunda Laso’nun da ‘doğru beş’ konusundaki tercih hataları özetle Efes’e bir yenilgiye daha mal oldu.

BENZER HABERLER

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

- Reklam -spot_img

Son Haberler