Maça başlarken stres, tutuk oyunumuz böyle bir platformda normaldi. “Teodosic” asistleri sıralarken, “Hidayet” asistleri güme gidiyordu. “Ömer Aşık” topları elinden kaçırıyordu. “Kerem Gönlüm” aynı “pick-and-Roll” ler sonunda topları tutamadılar. Bunda uzunlarımızın yardım eden savunmalarını iyi okumayıp, sadece hücum ribauntları için erken çembere bakmalarından kaynaklanıyordu. Bu kadar top kaybı aranın açılmasına neden oldu.
Maçın kazanılmasında ki ilk önemli faktör oyun tempo seçimiydi. Sırbistan’ın oyunu yavaşlatmasını yadırgadım. Zira çok top kaybı yapıyorduk. “Dusan Ivkovic” in bana göre önemli bir hata daha yaptı. Bizi fazla oyuncuları gözünde büyüttü. Oyunda ki hem başlangıçta ki beşi, hem de oyun esnasındaki değişikliklerle savunmayı dinç tutması gayretini gördük. Bu tutum Sırbistan’ı da oyundan zaman zaman düşürdü, sayı bulamadılar. Bu da işimize yaradı. Basketbol ülkesi dediğimiz “Sırbistan” bizden korkmuş kendi oyunu yerine çok korktuğu seyirci desteğini de düşünerek, saha dışında da kafasını karıştırmıştı. “Dusan Ivkovic”’in bence en büyük hatası oyun stratejisiydi. Türkiye zaman geçtikçe çekindiği “Sırp”lar karşısında güvenini kazanmaya başladı. “Bogdan Tanjevic” ise sadece ve sadece kendi oyunu ile meşguldü. Kazanmayı hak edecek her şeyi antrenmanda çalıştığı gibi yaptı. Bu iki farklı duruş maçın kaderiydi. Adım adım arkadan gelindi, final vizesi alınarak tarih yazıldı.
Diğer bir faktör ise tecrübeydi, “Kerem Tunçeri”, “Hidayet Türkoğlu”, “Ömer Onan” ağır bastılar! Bizim gençler de, Sırbistan gençleri de maç içinde epey sıkıntı çektiler. Son topların adamı “Teodosic” de son anda “Kerem Tunçeri” ni kaçırıp tarihi hata yaptı.
İddia ve inanç ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi. Oyuna tutuk başlayan “Ömer Aşık”, daha sonra katılan “Semih Erden”, “Kerem Gönlüm” ikinci yarıda pota altında devleştiler. Rakip uzunlara peş peşe fauller çaldırdılar.
İlk günkü yazımda “KIYASLAMA” adıyla “basketdergisi.com” da ABD, Türkiye savunmalarının kıyaslamasını yapmıştım. Birazda fala bakıp favorilerim için “ABD” birinci , “Türkiye” 2. Favorim demiştim. Şimdi son gün madem finali bildim, bu Türkiye turnuva boyunca çok daha iyi oynayan bir takımdı. Üstelik diğer finalist gibi hiç yenilmemişti.
Yarın basketbolcularımız başta “Ersan İlyasova”, “Sinan Güler” tüm takım çok daha rahat olacaklardır, ABD den daha az stresli olarak oynayacağımız kesindir diyebilirim. ABD de kendi oyununu bırakıp coach “Ivkovic” gibi çalışmadığı bir sürü önlemi alır mı? Yoksa ABD daha da sert bir savunmayı tercih edip, oyunu hızlandırır mı? Şansların eşit olduğu bir Dünya finali izleyeceğimizi düşünüyorum.
Şu Altın madalyaya hep beraber uzanıyoruz. Kupanın bir kulpu bizim, diğeri de onların elinde değmiş oldu. Bakalım çekip kim alacak?




