F.Bahçe Ülker’in bir üst seviyeye çıkmak için kadrosu yetmiyor. Bir kez daha kazanacak noktaya getirdiği bir maçta son hamleyi yapacak eli bulamadığı için sahadan mağlubiyetle ayrıldı sarı-lacivertliler.
Aslında 2. çeyreğin ikinci bölümü dışında tüm maçı istediği şekilde oynadı temsilcimiz. Zaten sorun yaşanan 5 numara pozisyonundaki iki isim Zoriç ve Vidmar da maç içinde sakatlanıp toplam 9 dakika oynayabildi. Ancak hareketli, adam değiştirebilen, iç-dış oynayabilen Bjelica-Kleiza ikilisi ile bunu avantaja dönüştürdü. Bu ikiliyle eşleşebilen Melli ve Wallace toplam 23 dakika oyunda kalıp 5’er faul yapınca hareketli uzun avantajıyla oyunu istediği şekle soktu F.Bahçe. Tamamen bire bire dayalı dripling üzerinden oynanan oyunda Milano’nun da önemli skorerleri var ama F.Bahçe bunu oynamayı daha iyi biliyor. Hele yarı sahada belki de bu alanda Avrupa’nın en iyisi. Obradoviç’in de bu takımı üzerine kurduğu düzen bu. Savunmada içeriye hiç top indirmeyerek çok tercih yapmak zorunda bırakıyor rakiplerini.
Çok gidip geldi skor. Önce 9 sayı öne geçti sarı-lacivertliler. Ancak ikinci çeyrekte bir ara tempoyu elden kaçırdı ve yarı sahada değil açık alanda oynama fırsatı bulan Milano bir anda öne fırladı. 3. çeyrekte Gentile önderliğinde fark 16’ya kadar çıktı hatta. Ama oyun yeniden sete sete dönünce kontrol tekrar F.Bahçe’ye geçti.
İşte bu anda aynı senaryoyu yine gördük. İyice düzenden çıkan oyunda ekstra katkıyı kim yapacak? Kim daha diri kalacak? Milano’da kenardan gelen Jerrells son çeyrek başında 3 hücumda 8 sayı attı, Kangur Melli-Wallace yokluğunda 4/4 üçlük attı ve farkı yaratan oyuncular oldu. F.Bahçe’de ise Kleiza belki son dönemde ayağa kalkan isim oldu ama başka ekstra katkı yapabilecek ismi bulamıyor. Sonuna kadar getirdiği maçlarda, galibiyet eşiğini atlatacak son hamleyi yapamıyor, kadro yetmiyor.
Şimdi 5 maçta 4 yenilgiyle Top8 artık çok daha uzaklaştı. Kalan 9 maçın her biri bir final olacak. Ama bu dar kadroyla bu kadar finalden en az 6 galibiyet çıkar mı?



