TKBL Play-off final serisi 4. maçında, Fenerbahçe ezeli rakibi Galatasaray Medical Park'a son çeyrekte 20 sayı üstünlük sağlayarak (34-14), seride durumu 3-1'e getirdi ve son 13 sezondaki 10., üst üste ise 7. şampiyonluğunu elde etti.
Galatasaray'ın, ev sahibi avantajını kullanarak ve salonu doldurarak Fenerbahçe'yi baskı altına alma planları tutmadı. Çünkü Galatasaray'ın önemli taraftar grubu ile Ceyhun Yıldızoğlu arasında olan gerginlik, tüm sezonda olduğu gibi bu maça da yansıdı.
Oyuna daha hızlı ve konsantre başlayan taraf Galatasaray oldu. İlk çeyrekte topu en olumlu şekilde paylaşarak ve uzunlarını doğru yerde topla buluşturarak, çember altındaki üstünlüğü ele geçirdi. Fenerbahçe hücumda ritimsiz ve skor olarak geride başladığı maçı, Yunan koç Dikaioulakos'un alan savunmasına dönmesi ve Pondexter'in saha içinde ortaya koymuş olduğu karakter ile bir şekilde dengeledi. Halbuki ilk çeyrek 10 sayı Galatasaray'ın üstünlüğünde geçilmiş, ikinci çeyrekte de fark bir ara 13 sayıya kadar çıkmıştı.
Maçın ilk devresi bize gösterdi ki sertlik seviyesi erkek maçlarını aratmayacaktı. Oyuncuların birbirlerine hiç çekinmeden yapmış oldukları sert faullerin her biri mesaj niteliği taşıyordu. Bu da maçın sonunun tamamen bir psikolojik savaş ve sinir harbine dönüşeceğinin göstergesiydi. Böyle bir durumda kafa olarak maçın içinde kalan, sinirlerini kontrol eden ve saha içinde iletişimini kaybetmeyen taraf bir adım öne çıkacaktı. Maçın bu denli psikolojik hal almasının bir başka sebebi ise, iki tarafta da karakterli ve “winner” oyuncuların çok oluşuydu. İki takım adına da yerli ve yabancı oyuncuların ortaya koyduğu üst düzey mücadele ve oyun kalitesi, izleyenlere oldukça zevk veriyor, her geçen dakika final serisine daha fazla yakışıyordu.
Maça olduğu gibi ikinci devreye de gayet iyi başladı Galatasaray. Süperstarı Taurasi'nin müthiş oyunu ve isabetli ekstra dış şutlarına, koc Dikaioulakos'in aldığı teknik faul de eklenince fark bir ara 15 sayıya kadar çıktı. Herkes Galatasaray'ın son periyoda büyük bir avantajla girdiğini ve galibiyete çok daha yakın olduğunu düşünüyordu. Ancak sahada maçı bırakmamış ve hala galibiyete inanan bir Fenerbahçe vardı. Fenerbahçe kısalarının ön alanda yapmış olduğu baskıya, kotu tercihlerle cevap verdi Sarı – Kırmızılılar… Dar rotasyon ile oynayan iki takımdan Fenerbahçe, maçın sonunda hem mental hem de fiziksel olarak daha diri kaldı. Galatasaray savunmasının, Fenerbahçe'de son bölümlerde devreye girmesi beklenen ve günün en sıcak ismi olan Pondexter'ı bu denli ihmal etmesi en büyük ve kritik hataları olarak göze çarptı. Taurasi'nin maç boyunca sadece 3 saniye kenara gelmesi ve son bölümlere müthiş bir yorgunluk ile girmesi, çok kritik iki maç topunu Pondexter'in ellerine teslim etmesine sebebiyet verdi. Birsel'in de bir şekilde enerjisini maçın sonuna saklayıp, yaptığı müthiş savunmasının yanı sıra takımını çok akıllı yönetmesi galibiyete giden yolda önemli etken oldu.
Galatasaray takım olarak iyi mücadele etmesine rağmen maçın kırılma anlarını bireysel ve basit hataları ile kötü oynayarak, elindeki avantajı rakibine verdi. Fenerbahçe ise bu sezon iki kupa verdiği ezeli rakibine, play-off finalinde belirgin bir üstünlük sağlayarak üst üste 7. şampiyonluğunu kazanmış oldu.



