14 Şubat 2026, Cumartesi
spot_img
Ana SayfaDİĞERARŞİVEuroleague'e hoşgeldiniz / MURAT DİDİN

Euroleague'e hoşgeldiniz / MURAT DİDİN

Bu hafta karalar bağlayıp “Nasıl üçte sıfır yaparız bu güçlü kadrolarımızla?”diye bak istersen bardağın boş tarafına… Ama geçen hafta ilk yazımızı okuyanlar için gel istersen bizim yakaya, bardağın dolu tarafına… Murphy'nin kurallarını unutma: 1- Hiçbir şey gözüktüğü kadar kolay değildir. 2-İyi şeyler beklendiğinden çok daha fazla zaman alabilir.

Biz geçen hafta Galatasaray'ın Prokom galibiyeti için Mahmudi'yi bilmem kaçıncı kez kutlayıp Galatasaraylı basketbolseverlere mesajı iletmiştik. “Çabucacık üst sıralar beklentisi en büyük tehlikeyi oluşturabilir” diye…

Cimbom'un bir yıllık süper çıkışına seyirci de süper bir yanıt vererek Abdi İpekçi'yi Avrupa'daki Euroleague maçlarına nazire yaparcasına doldurmuştu. Polonya'da 6/7 üçlük atan Lakoviç, İpekçi'de 1/7'de kalınca takım isabeti de % 47'den % 22'ye düşüverdi. Domercant, Geer, McCarthy her an her pozisyonda potaya gidip normali de, inanılmazı da sokabilecek yeteneğe ve özgüvene sahipler. Doğru; Domercant'ınki çok sıradışı bir atıştı. Ama böyle bir talihsiz topla Polonya'da da kaybedebilirdik.

SANKİ DIAMOND LEAGUE
Takımlar birbirine o kadar yakın ve sponsor katkıları her geçen gün arttıkça o kadar düzgün kadrolar kuruyorlar ki, maçlar adeta Diamond League atletizm kapışması… Konsantrasyonun azlığı veya küçük bir performans eksikliğinde diğeri gelip geçiyor seni o gün… Son topu tekrar düşünürsen Galatasaray müthiş doğru bir bölge savunmasını çok başarıyla uyguladı. Ama bir top bile gecenin galibini değiştirebiliyor. Her topun böylesine değerli olduğu bir ortamda kendilerine verilen topu “Hayır bizden çıktı” diyerek rakibine bırakan Mahmudi'nin de doğruluğunu ve cesaretini ayrıca kutlamak gerek.

Fenerbahçe maçı Euroleague'in kalitesine ve çekişmesine çok doğru bir örnek oldu. Olympiakos'u kaale almayan birçok yazı okudum. Tabii ki kadro alıştığın Olympiakos starları değil. Ama kenarda Ivkoviç, onun savunma inancı, öğreticiliği ve liderliği var. Eski yıllara göre daha güçsüz Olympiakos'un en kuvvetli halkası. Ukiç'in çok doğru organizasyonlarında Fenerbahçe Ülker, “Hah şimdi kopartıyor maçı” derken asla yılmadı Olympiakos…

Sürekli 5-6 sayı geriden gelirken maçın kopmaması Spanoulis & Co'ya büyük güven sağladı. Her ne kadar tribünler alışılan Pire cehennemini yaşatmasa da maçın sonuna % 50-50 girildi.

Başında söyledik ya; burası Euroleague! Olympiakos topu normali oynayarak içeri sokabilse garantileyeceği maçta Gist'in müthiş bir uzanma yeteneğiyle kazandırdığı o inanılmaz (maçı da sana kazandıracak) topu, biz Bogdanoviç'e kendimizi gösteremeyince biraz da erken çalınan beş saniye düdüğüyle çöpe attık.

Anadolu Efes, Partizan gibi çok zor bir atmosferdeki başarının üstüne biraz da aşırı güvenin kurbanı oldu. Kerem'in çok erken sakatlığıyla organizasyon dışına çıksalar da TV'den izleyenler ilk üç çeyrekte yorumcu ve spiker ifadelerini hatırlarlarsa onlar bile öylesine rahattı ki… “Biz Efesiz, rakip Spirou… Şimdi bir savunma sertliği; alır gideriz bu maçı..:”

Ama Geer, Domercant, Spanoulis gibi onların da her zor anda potaya giden oyuncuları vardı: Demond Mallet ve Caleb Green. Euroleague'de “Bugün kötü oynasam n'olur yaaa! Sol elle bile oynasam 10 sayıyla alır giderim”düşüncesinde bir maç yok. Profesyonelce günde beş saat ciddi emek veren takımlar ve kadrolar da arttıkça Aliağa'nın Telekom ve Efes'i arka arkaya yenip bir hafta sonra Hacettepe'ye kaybettiği gibi Euroleague'de de bir rakibini eksik gününde yakalayıp yenmek o kadar doğal oldu ki…

BURASI AVRUPA'NIN NBA'İ
Biz üç maçı da son toplarda kaybederken, önümüzdeki 40 dakikalar bu yenilgilerden etkilenmediğimiz sürece bize heyecan ve mutluluk yaşatacaktır. Burası Euroleague… Duygusallıktan uzak kalıp gerçeklerine çabuk adapte olanın başarıya ulaştığı Avrupa'nın NBA'i…

BENZER HABERLER

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

- Reklam -spot_img

Son Haberler