Jurij Zdovc, gerek oyunculuk gerekse antrenörlük kariyerinde elde ettiği başarılarla adından hep söz ettirdi. Çok öne çıkmadan ama sakin biçimde kariyerinde adım adım yükseldi.
Zdovc, 1989 yılında Avrupa Şampiyonu olan Yugoslavya takımının oyuncusuydu. 1990 Dünya Şampiyonası'nda da Yugoslavya takımında forma giydi. Ertesi yıl Yugoslavya ordusunun Slovenya'yı işgal etmesinin ardından kariyerine ara vermek zorunda kaldı. 1993 yılında, Fransa'nın Limoges takımıyla Avrupa'da kupa kazanarak sahalara iyi bir dönüş yaptı.
Zdovc hem oyunculuk hem de antrenörlüğü boyunca dikkatlerden ve gözlerden uzak kaldı. Akıllı ve mantıklıydı. Hiçbir zaman ön plana kendini atmadı. Bencillikten hep uzak durdu.
Union Olympia ve Saint Petersburg'da antrenörlük yaptığı yıllarda bu iki takımda büyük izler bıraktı. 2009 Avrupa Şampiyonası'nda Slovenya'ya bronz madalya kazandırarak en büyük başarısını yaşattı.
Zdovc şimdilerde Royal Halı Gaziantep'in başında.
Tecrübeli Sloven antrenör, Al Jazeera'den Zoran Cutura'nın sorularını yanıtladı.
Royal Halı Gaziantep'in koçu Zdovc, El Cezire'ye birbirinden çarpıcı açıklamalarda bulundu…
47 yaşındaki antrenör, “Fenerbahçe Ülker karşısında özellikle beş yabancı oyuncuyla son anlarda nasıl kazandığımızı gördünüz. Bu benim antrenörlük yeteneklerimle ilgili bir şey değil. Tüm oyuncu grubum buydu. Fenerbahçe Ülker ve Efes karşısında aldığımız galibiyetler benim için de şaşırtıcıydı. Kağıt üzerinde baktığımızda bizi rahatlıkla geçmeleri gerekirdi. Üstelik iki çok önemli oyuncum da yoktu” diye konuştu.
Zdovc Türkiye Ligi'nin kalitesine değinirken, Türk oyuncuların pahalı olmasına da dikkat çekti:
“Genel sponsorumuz Royal Halı. Bir halı üreticisi. Bankaların, dev komünikasyon şirketlerinin ve sigortaların tekelindeki Batı dünyasında bir halı markası oldukça ilgi çekici.”
“Bizim takımımız ligdeki en düşük bütçeli takımlardan biri. 2 milyon euro kulağa çok fazla geliyor. Bu parayla faydalı oyuncular bulabilirsiniz. Bütçemizi yüzde 20 artırdık ama bu bütçe Türkiye Ligi için ortalama düzeyde. Burada lig gerçekten kuvvetli. Kulüpler altı yabancı bulundurabiliyor ve bunların çoğu çok pahalı ve kaliteli oyuncular.
Yeni kuralla sahada iki Türk oyuncu bulundurma zorunluluğu da kalktı. Biz maalesef o kadar büyük bir bütçeye sahip olmadığımız için kaliteli bir Türk oyuncu getiremedik. Türk oyuncular çok pahalı. Örneğin Barış Ermiş… Geçen sezon Fenerbahçe Ülker'den getirmiştik. Sözleşmesi bir yıl için 750 bin dolardı. Ama bu sezon ücretler biraz düştü ve Barış Ankara'yı tercih ederek Türk Telekom ile 500 bin dolara imza attı. Keşke onu tutabilseydik.”
Zdovc gerçek bir pivota ve bir de Türk oyun kurucuya ihtiyacı olduğunu söylüyor. Sloven antrenör, “Sloven Lorbek yeni döndü. Ben bütün takımı onun üzerine kuruyordum. Böyle mücadele ediyoruz. Tomi Ruzic'i aldım. Kendisinin Türk vatandaşlığı da var. Türk statüsünde oynayacak bir pivot ve oyun kurucu ihtiyacım sürüyor. Hücumda savunmaya göre daha iyiyiz” değerlendirmesinde bulundu.
Royal Halı Gaziantep antrenörü, “Geçen sezon play-off'u kılpayı kaçırdık. Benim hedeflerim her zaman yüksektir. İlk sekizde yer almalıydık. Son hafta Türk Telekom'a kaybettik. Ben maç öncesi kesin kazanırız diye düşünüyordum. Ama böyle bir ligde gerçekten önceden tahminde bulunmak yanlış ve çok zor” yorumunu yaptı.
Slovenya ile sözleşmesi devam ediyor
Zdovc'un Slovenya Milli Takımı ile olan sözleşmesi 2015'in sonuna kadar sürecek. Eğer Avrupa Şampiyonası'nda elemelere katılabilecek bir sonuç alınırsa, sözleşmesi otomatik olarak uzayacak. Zdovc'a göre Lorbek ve Vidmar, Slovenya'nın en etkili silahları olmaya devam edecek.
Jurij Zdovc'un şaşırdığı konulardan biri de bir halı firmasının bir birinci lig kulübüne sponsor olması:
“Eşim ve oğlum benimle birlikte Gaziantep'te. Bazen biraz canım sıkılıyor. Takımımda beni çok uğraştıracak genç oyuncular yok. Dolayısıyla çok boş zamanım oluyor. Genel sponsorumuz Royal Halı. Büyük bir halı üreticisi. Bankaların, dev komünikasyon şirketlerinin ve sigortaların tekelinde bir Batı dünyasında bir halı markası oldukça ilgi çekici.”
Tecrübeli antrenör Gaziantep hakkında da, “Burası çok sevimli bir şehir. Yaklaşık iki milyon insan yaşıyor ve hepsi çok misafirperver. Eskiden İpek Yolu'nun önemli noktalarından biriymiş. Bunun izlerini özellikle ticaret kültüründen günümüzde de hissetmek mümkün. Burada yok, yok. Güney'de olduğumuzu iklimden hissediyoruz. Daha dün akşam terasta oturduk ve nargile keyfi yaptık” diye konuştu.
KAYNAK: EL CEZİRE



