Maç boyunca 19 basket attı Beşiktaş ama 19 da top kaybetti. Efes’in savunması Beşiktaş’ı felç ederken en önemli iki atıcı Lofton ve Bajramovic toplam 4/19 isabet ve 7 top kaybıyla oynadı.
Son dönemde çıkışa geçmişti Beşiktaş hücumu. Ancak dün yine kendisi gibi çıkışa geçen Anadolu Efes savunmasına çarpınca bütün sorunları net şekilde ortaya çıktı. Beşiktaş hücumu daha çok bireysel atıcılarının performansı üzerine kurulu. Organizasyonel değil daha çok ritim bulmaya, fırsat bulmaya ve rakibi şaşırtmaya dayalı. Peki kolay şaşırmayan, müthiş bir eforla hep topun önünde kalan, basit ikili oyunlarda hep adam değiştirip çabayla eşleşme sorunlarını da bertaraf eden bir savunma ile karşılaşırsa ne olur? Dün bunun cevabını net şekilde aldık.
Maçın ilk 6 dakikasında ancak 1 sayı atabildi Beşiktaş. Özellikle Doğuş ve Gordon’un yaptığı baskıyla potayı bile göremedi siyah-beyazlılar. O ilk 6 dakikada oluşan hava ve 12-1’lik skor maçın da genel hikayesini yazdı. Efes’in savunma baskısı hiç düşmedi. Beşiktaş sürekli tutunacak bir dal, güvenilen bir el, maç içinde havayı değiştirecek bir seri aradı ama nafile. İlk yarı sonunda siyah-beyazlılar 7/24 isabetle oynayıp 12 top kaybetmişti. Evet 7 baskete karşılık 12 top kaybı. Maç sonunda da zaten 19 basket 19 top kaybıyla tamamlandı.
BAJROMOVIC FELAKETTİ
Lofton ve Bajramovic Beşiktaş’ın rakibini şaşırtan, bireysel skor güçleri ile oyunu sürükleyen en önemli isimleri. Lofton 3 Avrupa Kupası, Bajramovic ise 3 gün önceki G.Saray maçının yıldızıydı. Dün Lofton son 5 dakikada sonuç çoktan belli olana kadar 1/8 atıp, 2 top kaybetti. Bajramovic ise daha felaketti: 1/9 isabet, 5 top kaybı. Efes’in müthiş enerjik savunmasına karşı ritim bulmadan, baskı altında atmaya kalkınca sonuç böyle oluyor.
Hakkını yemeyelim, maçta Beşiktaş ne zaman biraz bir ivme bulsa Efes’ten bir moral bitiren üçlük yanıtı da geldi. 11/22 üç sayı attı Efes. Ama çoğu oyun akışı içinde, doğru atışlarla. O savunmayı bu şut isabetiyle birleştirdiğinde Efes büyük fark yaratıyor.
Dün daha mücadelenin başında açılan fark en çok da hakem üçlüsüne yaradı. Kötü yönetimleri en azından sonuca tesir etmemiş oldu.



