Hücumda gittikçe gerileyen Efes, %38 isabette kaldı. Savunma da düşünce ikinci yarıda 20 sayı atan Williams maçı söktü aldı.
Efes hücumu uzun süredir alarm veriyor zaten. Farmar ve Gordon’un birebirleri, Kerem Tunçeri’nin ikili oyunları dışında kolektif üretim neredeyse yok. Dün de %38’le hücum edip 64 sayıda kaldı bu hücum. Efes’in kolektif anlayışı sınırlı kalınca Malaga da oyunun büyük bölümünde alan savunması yapma şansı buldu. Organize olmadan, topu dolaştırmadan birebir veya ikili oyunla alan savunmasına hücum etmek imkânsız.
Nitekim ilk yarı boyunca 13 ikilik atış kullandı Efes, 15 de üçlük. Alana giremeyince dışardan attı bol bol. O 15 atışta sadece 3 isabet bulsa da Malaga da çok sınırlı bir hücum takımı olduğu için Zoric dışında hiçbir şey üretemeyip, 3 sayılarda da Efes’den bile beter, 1/6 attı ve devre sonunda 33-28 Efes üstünlüğü oluştu.
Düşük skorlu, hücumların döküldüğü bir maç. İlerledikçe var olan az ritmi de kaybediyor takımlar doğal olarak. Böyle maçlarda kurtarıcı bir kahraman gerekiyor. Gerçi Efes bir süredir tüm maçlarını kahramanlık hikâyesi olarak oynuyor ama olağan şüpheli Jordan Farmar’ın o senaryonun iyi ve kötü adamı olduğu filmleri son 2 haftada Brose ve Zalgiris önünde izlemiştik.
SAVUNMA DA BOZULDU
DÜN esas kötü sürpriz Farmar’ın bu defa yine kahraman olamaması (4/12 isabet) değil, Efes’in dökülen hücumunun, savunmayı da aşağı çekmesi oldu. Halbuki kenardan gelen Keremler ve Ermal beklenenden de fazla katkı vermişti skora. Ama işte o skorlar hep “ekstra” oluyor. Takıma hiç ritm getirmiyor. O ritm gidince savunma da düşüyor.
Eskiden Efes’i tek bir oyuncuyla yenmek imkânsızdı. Dün Marcus Williams kendisine 1 ve kutu özel savunması yapılmasına rağmen paramparça etti o savunmayı. Sadece 2. yarıda 20 sayı attı. Efes ise takım halinde 31!
Lacivert-beyazlılar iki haftadır grupta hiçbir iddiası kalmayan, eksik kadrolu takımlara yeniliyor. İlk 11 maçta elde ettiği tüm avantajı bu iki maçta tüketti. Artık her şey Madrid deplasmanındaki grup finaline kaldı. Galibiyet 2. sıra ve ev sahibi avantajı demek. Mağlubiyet ise 3. veya 4.’lük. Yani belki de Barcelona’yla eşleşmek. Dün yenilgiyle başlayan İspanyol serisi böyle devam etmesin.



