9 Mayıs 2026, Cumartesi
spot_img
Ana SayfaDİĞERARŞİVEczacıbaşı'nın yıldızları 40 yıl sonra bir arada

Eczacıbaşı'nın yıldızları 40 yıl sonra bir arada

- Advertisement -
- Advertisement -

Abdi İpekçi Spor Salonu’nda Anadolu Efes ile Cedevita Zagreb arasında oynanan karşılaşma öncesinde Eczacıbaşı kadrosunun 40 yıl önceki yıldız takım oyuncuları bir araya geldi.

Türk basketbolunda bir dönemine damgasını vurmuş ve şimdilerde orta yaşlardaki bir çok sporseverin hem basketbol hem de sporla tanışmasında önemli rol oynayan Eczacıbaşı, sporda elde ettiği çok sayıda kupa ve şampiyonluğun yanında, taraflı tarafsız sporseverlerin sempatisini kazanmayı başarmıştı. 1970’li yıllarda şirket ortaklarından merhum Şakir Eczacıbaşı’nın Başkanlığı’nda ilk kez bir müessesenin Türkiye’de basketbol ve voleybola yatırım yapmasıyla kurulan Eczacıbaşı, şimdilerde ticaret merkezi olarak hizmet veren bir arazide, ilaç fabrikasının içerisinde filizlenmeye başlamıştı.

Kurulduktan 6 Yıl Sonra 1.Lige Yükseldi
1974 yılında oluşturulan Yıldız Basketbol Takımı ile Eczacıbaşı’nda altyapı faaliyetlerinin temelleri atılırken, 1976 yılında da Yıldız Takım ilk şampiyonluğunu elde etti. Dönemin koşullarının üzerinde çağdaş tesis, yöntem ve çalışma programlarıyla  – ve özellikle de yönetim ve insan kalitesiyle – farklılaşan Mavi-Beyazlı kulüp, 1968-1992 yılları arasında ülke basketbolunun gelişmesinde önemli katkılar yapmış, A takımıyla da kurulduğu tarihten 6 yıl sonra 1974 yılında şampiyon olarak 1.Lige yükselmişti.

Basketbolun ülkemizde gelişmesi ve yayılmasında katkı sağlayan Eczacıbaşı, bir kulüp kimliği ve hatta ‘kültür’ oluşturmayı hedeflemiş, bilinçli basketbol taraftarının oluşumunda da rol oynamıştı. Sadece milli takım bazında değil, tüm yaş gruplarında çok sayıda milli sporcular ve antrenörler yetiştirmişti.

 

 

 

Altyapıda İlk Türkiye Şampiyonluğu
Levent’deki yeni salonunda altyapıya yatırımlar yapan Eczacıbaşı, Prof. Dr. Erdal Poyrazoğlu’nun baş antrenörlüğünde 1976 yılında Yıldız Takımla Bursa’da ilk şampiyonluğunu yaşadı.

Eczacıbaşı’nda o dönem milli takım düzeyine çıkıp Türkiye’yi en üst seviyelerde temsil eden sporcuların dışında, belki bir süre sonra yolları lisanslı oyunculuktan ayrılan, ama edinmiş oldukları geniş çerçeveli ‘eğitimi’ hayatın başka alanlarında başarıya çeviren, ve basketbol sevgisini sürekli yüreğinde taşıyan çok sayıda değerli kişi yetişti. Bunlardan bir kısmı sonraki dönemde profesyonel basketbol kariyerlerini sürdürmeseler de yaptıkları işlerde, çalıştıkları kurumlarda potansiyelleriyle ön plana çıkan ve kurumlarını başarıya taşıyan iş adamları oldular.

O takımın kadrosunda yer alan oyunculardan, Turhan Koray, Murat Uzgören, Murat Ersek, Dr.Emir Turam, Mustafa Aytekin, Levent Dörtçelik, Pamir Dilemre, Hüsamettin Akyürek, Tayfun Karacabe, Cem Ergun, Serdar Tezel, Aydın Yazıcı, Abdi İpekçi Spor Salonu’nda düzenlenen bu özel günde bir araya geldi. Anadolu Efes ile Cedevita Zagreb arasında oynanan Turkish Airlines Euroleague karşılaşmasının saha kenarındaki koltuklardan takip eden Eczacıbaşı’nın 40 yıl önceki şampiyon oyuncuları, maçı izlemenin yanı sıra yeniden bir araya gelmenin heyecanını da yaşadılar.

“Bizler İçin Erken Yaşta Bir Eğitim Oldu”
Eczacıbaşı’nın 1976 yılında şampiyonluğa ulaşan ilk yıldız takımının bir parçası olan ve özel sektörde de yönetici olarak çalışan Cem Ergün, halen haftada bir gün basketbol oynamaya devam ettiğini söylerken: “Basketbol genç yaşta takım çalışmasını, her bireyin kabiliyetleri oranında­ katkısını/başarısını ve başarı nasıl gelir, başarısızlıklardan nasıl ders çıkarılır, ferdi olarak çalışmanın karşılığının alınması ve mücadele gibi bu yönde bizler için erken yaşta bir eğitim oldu” dedi.

“Rahmetli Şakir beyin vizyonu”
O takımın en genci ve en uzun oyuncusu olan Emir Turam da başarılı bir basketbol kariyerinin ardından

siyaset bilimi dalında akademik kariyer yaptı, ancak basketboldan kopmadı. Yönetici olarak Türk Basketbolu’na hizmet etmeye devam ediyor ve ülkemizi çeşitli uluslararası platformlarda temsil ediyor.

“Zaman zaman bir araya gelip yemek yiyoruz, eski günleri ve yaşlarımız ilerledikçe genişleyen aradaki bütün zamanları konuşuyoruz… Bu sefer basketbol maçı ile de birleşince hepimiz için çok keyifli bir buluşma oldu.

Rahmetli Şakir beyin Eczacıbaşı kulübünü kurarken planladığı ve oluşturduğu ortam, o günlerinTürkiye şartlarının her açıdan çok üzerinde idi. Modern bir idari ve teknik yönetim, mükemmel bir antrenman salonu ve hatta sağlık odası ve malzeme organizasyonu gibi ön planda olmasalar da başarıda önemli payı bulunan alt ayrıntılara kadar doğru planlanmış bir spor kulübü organizasyonu idi. Böyle olunca sadece sportif yetenek olarak değil, kişilik ve karakter olarak da en kapasiteli gençleri toplayıp doğru yetiştirerek kısa zamanda önemli işler yapma imkanı oluşturuldu.

15 yaşımda Eczacıbaşı yıldız takımına katıldığımda bu müstesna idari çerçevenin farkında değildim tabi. Ancak ilk antrenörümüzün Prof. Dr. Erdal Poyrazoğlu olması bu güçlü sistemin bize doğrudan bir yansıması olup hepimiz için büyük şanstı – Erdal abiden basketbol ile ve hayatla ilgili çok şey öğrendik. Seneler sonra kendi oğullarımın birden fazla basketbol altyapı takımındaki antrenörlerinin sınırlı kapasitesiyle karşılaştıkça o dönemde bize tanınan imkanın boyutlarını hep saygıyla andım.

Altyapıya çok önem verirdi. Bulunduğu yerden bizi keyifle izlediğine eminim.”

“Basketbol Bize Çok Şey Kattı”
1975’deki şampiyon takımın en skorer oyuncularından olup uzun ve başarılı bir oyunculuk kariyerinden sonra bir spor marka distribütörlüğünü yapan bir şirkette CEO olarak görev yapan Turhan Koray, oyunculuk kariyeri boyunca bir çok takımın kadrosunda yer almış, şampiyonluklar yaşamış ve tüm milli takımlarda da defalarca milli olmuştu.  “Basketbol bize çok şey kattı, oyunculuk geçmişimiz bize hala hayatımızda disiplin ve dayanıklılık getiriyor” diyen Turhan Koray, “Bugünkü basketbol bizim zamanımızdan çok farklı, fizik ve atletizm ön planda, rotasyon diye bir olgu var, adapte olamazsan oyuncu olamazsın” diye konuştu.

“Basketbol Hayatın Kendisi”
O dönemde takımın en mücadeleci oyuncularından olan şimdinin Yüksek Mühendisi Mustafa Aytekin de basketbolun tanımını, “Benim için hayatın kendisi… Olmazsa olmazı” şeklinde yaptı. 40 yıl önce oynanan basketbolla şimdiki oyunun farkını ise tek kelimeyle özetleyen Aytekin şimdiki süreçte daha “dinamik” oynandığını belirtti.

Anadolu Efes – Cedevita Zagreb karşılaşması sadece bir Avrupa Kupası maçından fazlasını vererek 40 yıllık dostların yeniden buluşmasını da sağladı. Dileriz 50.yılda da Eczacıbaşı’nın efsaneleri tekrar bir araya gelirler…

Kaynak:TBF

BENZER HABERLER

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

- Reklam -spot_img

Son Haberler