17 Ocak 2026, Cumartesi
spot_img
Ana SayfaDİĞERARŞİVDevlerin sağlığı onlara emanet

Devlerin sağlığı onlara emanet

Basketbol Milli Takımımız'ın sağlık ekibi gece gündüz durmadan oyuncuları maçlara en iyi şekilde çıkarmaya çalışıyor.

Geçtiğimiz yıl hazırlık döneminde art arda yaşanan şanssızlıklara rağmen, takımı en iyi şekilde Litvanya'ya yetiştiren Mucize ekip, çalışmalarına bu yıl da aralıksız devam ediyor. Doç. Dr. Tahsin Beyzadeoğlu, Fizyoterapist Murat Çağlar, masörler Yücel Arslan ile Mehmet Üstev adeta uyumadan yaşıyor. Oyuncular ise iyi niyetleriyle “Mucize ekip”in işlerini kolaylaştırıyor. Oyuncularla kurulan iyi iletişim sayesinde, oyuncuların tedavilerinin yapılırken onları bunaltmaktan daha çok tedavileri eğlenceli hale getirerek oyuncuları tedavi sırasında eğlendiririyoruz. Bu da sakatlıkta yaşanan sıkıntıları en kısa sürede çözüme kavuşturuyor.

Avrupa Şampiyonası Eleme Turu maçlarına hazırlanan 12 Dev Adam’ın sağlık ekibi ile TBF'den Serkan Aslan bir röportaj gerçekleştirdi. Fotoğrafları ise Ahmet Tokyay çekti.

A Milli Erkek Basketbol Takımı sağlık ekibinde kimler yer almaktadır?

Doç. Dr. Tahsin Beyzadeoğlu: A Milli Erkek Basketbol Takımımızın sağlık ekibi 4 kişiden oluşmaktadır. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı olarak takım doktorluğu görevini ben yürütüyorum. Fizyoterapistimiz Murat Çağlar ile masörlerimiz Yücel Arslan ve Mehmet Üstev ile son derece uyumlu bir ekibiz.

Takım kadrosu belli olduktan sonra sizler hangi aşamada devreye giriyorsunuz?

Doç. Dr. Tahsin Beyzadeoğlu: Biz her sezon, takım kadrosu belli olduktan sonra oyuncularımızla birebir görüşerek, öncelikle süregelen rahatszlıkları, sakatlıkları olup olmadığını öğreniyoruz. Bu konuda gerekirse kendi kulüp doktorları ve sağlık ekipleri ile irtibat kuruyoruz. Daha sonrasında, sağlık sponsorumuz olan Acıbadem Hastaneleri Grubu©nda, bizim tarafımızdan belirlenmiş geniş bir içeriği olan check-up programını uyguluyoruz. Bunların içinde genel check-up tetkiklerinin yanında, sporcu paneli olarak adlandırabileceğimiz, yüksek eforlu işle meşgul olan sporculara özel geniş vitamin, eser element, mineral taramaları da dahil ediliyor. Böylece kamp döneminde bilinçsiz gıda, vitamin takviyesi kullanılmasını engellemeyi, eksik olanlar var ise de yerine koymayı hedefliyoruz. Hemen hemen çoğu oyuncuyu normal kulüp sezonu sırasında da tanıdığım ve tedavi ettiğim için de kas iskelet sistemleri ile ilgili ortopedik problemlerinin zaten yakından bizzat takipçisi oluyoruz. Ayrıca vurgulamak istediğim en önemli konu, Türkiye Basketbol Federasyonu'nun sağlık konusunda sınırsız desteği. İnanınız dünyanın öbür ucundan herhangi bir sağlıkla ilgili bir ilaç, ekipman veya donanım istesek, maddi bedel sorgulanmaksızın temin ediliyor. Bu konuda başta Barbaros Akkaş olmak üzere tüm teknik ekip, çalışan ve federasyon yöneticisine teşekkür etmek istiyorum.

Profesyonel spor ile uğraşanlarda pek çok ortopedik sakatlanmalar olabilmektedir. Bunları azaltmanın bir yolu bulundu mu?

Doç. Dr. Tahsin Beyzadeoğlu: Aslında bizim hekim ve sağlık ekibi olarak ilk görevimiz sakatlığı tedavi etmeden öncelikli olarak, sakatlığı önlemek konusunda çalışmalarda bulunmaktır. Bu konu ile ilgili benim de literatüre katkıda bulunduğum ve yayınladığım, dünyanın pek çok yerinde de geniş ilgi gören pek çok bilimsel makale mevcuttur. Sonuç olarak sakatlanmaların azaltılmasının mümkün olduğu gösterilmiştir. Önemli olan sakatlanmaya yol açan faktörleri iyi değerlendirmektir. Bunlar sporcuya özgü bir takım yapısal özellikler olabileceği gibi, antrenman ve kondisyon uygulamalarına, saha ve iklim şartlarına veya kullanılan ekipmana özgü de olabilir. Ben her sporcunun adale yapısını fizyoterapist arkadaşımla beraber değerlendirir ve kendisine ekstradan yapması veya yapmaktan kaçınması gereken aktivitelerle ilgili önerilerde bulunurum. Ayrıca her sporcumuza mutlaka yürüme analizi yaparak, sadece kendilerinin kullanabileceği özel ortopedik tabanlıklar yaptırırız. Böylece oyuncunun yere basış aksını düzgün bir dizilimde tutarak, özellikle aşırı kullanım yaralanmaları dediğimiz ve iyileşme süreçleri çoğunlukla uzun olan yaralanmalardan korunmasını sağlamaktayız.

Ülkemizde sporcu sakatlanmaları her zaman medyanın ve toplumun ilgisini çekmiştir. Size göre Türkiye bu sakatlıkların tedavisi konusunda hangi konumda?

Doç. Dr. Tahsin Beyzadeoğlu: Türk tıbbı, sporcu sakatlanmalarının tedavisinde altın yıllarını yaşamaktadır. Ülkemiz hekimlerinin ve fizyoterapistlerinin ünü ülke dışına yayılmıştır. Şahsen sadece benim değil, pek çok hekim arkadaşımın da Avrupa ve dünyanın pek çok ülkesinden hasta tedavi ettiğini biliyorum. Yani gerek yaptığımız yayınlar gerekse de başarılı cerrahilerimiz sonucunda, adeta sağlık turizmi şeklinde, birçok ülkeden sporcular ülkemize gelmektedir. Mesela son 6 ay içinde ben, Kanada, Rusya, Azerbaycan, Almanya liginde profesyonel olarak oynayan sporcuları ameliyat ettim. Bundan 15 yıl önce spor hayatının bitmesi anlamına gelen pek çok sakatlıkta, günümüz modern tıbbı, cerrahi ve fizyoterapi teknikleri sayesinde, birkaç ay içerisinde oyuncunun sahadaki yerini almasını sağlamamız mümkün. Bizim ülkemizdeki imkanlarımız (hastane, tıbbi kadro, teknoloji gibi) emin olun dünyanın pek çok gelişmiş ülkesinde yok. Son derece başarılı ve dünya çapında hekimleriz. Sonuçta tedavi ettiğimiz bu hasta grubu geçimini spordan sağlayan ve ciddi maddi gelirler elde eden ve beklentileri çok yüksek olan sporculardan oluşuyor. Yani en riskli hasta gruplarından biriyle uğraşıyorsunuz. Ancak oyuncuların hekime güveni, oyuncuyla düzgün bir diyalog kurmak, sakatlık döneminde psikolojik olarak da destek olmak çok önem taşıyor. İyi bir cerrahi ve/veya fizyoterapi ile de desteklenince ortaya yüz güldürücü sonuçlar çıkıyor. Ben sporcu tedavi etmeyi çok seviyorum. Beklentisi yüksek olan hastalarla uğraşmak beni de mesleki olarak yukarılara itiyor, hep daha iyisini arıyorum, günceli araştırıyorum, bilimsel yenilikler ortaya koymaya çalışıyorum.

Siz kaç yıldır spor yaralanmaları ile uğraşıyorsunuz?

Doç. Dr. Tahsin Beyzadeoğlu: Ben 12 yıldır, sporcu sakatlanmalarını konservatif (cerrahi dışı) veya cerrahi olarak tedavi ediyorum. Halen Bağdat Caddesi'ndeki muayenehanem ve Sportomed'de hastalarımı ve sporcuları görmekte ve hizmet vermekteyim.

Sporcu sakatlanmalarında fizyoterapistin rolü nedir?

Murat Çağlar: Fizyoterapistin asıl rolü sakatlığı tedavi etmekten ziyade oluşmasını engellemektir. Herkes spor fizyoterapistini, oluşan sakatlığı tedavi eden kişi olarak bilmektedir. Oysa önemli olan oluşabilecek riskleri gerekli postür analizi ve fiziksel uygunluk testleriyle ortaya koyup ve beraber çalıştığı hekimle tartışarak, sporcuya özel bireysel egzersiz programları, postürü (duruşu) düzeltmeye yönelik bireysel programlar oluşturarak, sporcunun performansını da maksimum seviyelere ulaştırmaktır. Başarıya giden yol, güven duygusudur. Sporcu, fizyoterapist, doktor ve teknik staf arasında güven duygusu ne kadar çoksa başarı da o kadar çoktur. Ama güven duygusu, gerekli bilgi, donanım, tecrübe ve beceriyle taçlandırılmalıdır.

Siz kaç yıldır spor fizyoterapisi ile uğraşıyorsunuz ve görev aldığınız mesleki örgütlenme var mı?

Murat Çağlar: 1997 yılından beri profesyonel takımlarda ve milli takımlarda fizyoterapist olarak görev yapmaktayım. Ayrıca Sportomed'de de 16 yıldır sportif ve ortopedik rahabilitasyon ile uğraşmaktayım. Spor Fizyoterapistleri Derneği'nin kuruvu üyesiyim ve bir dönem de 2. Başkanı olarak çalıştım.

Her sporcu düzenli olarak masaj olmalı mıdır?

Yücel Arslan: Evet her sporcu düzenli olarak masaj olmalıdır. Çünkü kaslarda aşırı aktivite ile sertlik oluşabilmekte, bu da bir sonraki antremanda sakatlanmaya yol açabilmektedir. Kaslardaki spazmın çözülmesi, vücuttaki toksinlerin atılması, kas elastikiyetinin kazandırılması, kanlandırılmasının arttırılması, lenf drenajının düzenlenmesi, ödemin önlenmesi için sporcu masajı önemlidir.

A Milli Erkek Basketbol Takımımızdaki her oyuncuya aynı tip masajı mı yapıyorsunuz?

Yücel Arslan: Tabii ki hayır, aynı masajı yapmıyoruz. Her oyuncun kas tipi farklıdır. Bazı oyuncuda daha yüksek basınçlı masaj yaparken, bazısında daha yumuşak bir masajı tercih ediyoruz. Ayrıca oyuncunun bazı bölgelerinde başka problemler de varsa doktorumuz Tahsin Beyzadeoğlu ve fizyoterapistimiz Murat Çağlar'a da danışarak ona göre masaj uyguluyoruz. Ayrıca oyuncunun cildine, kıllı olup olmamasına göre de farklı yağ seçeneklerini kullanıyoruz.

Ekibe bu yıl katılan en son üyesiniz. Milli takımda daha önceki tecrübelerinize göre ne gibi yeniliklerle karşılaştınız?

Mehmet Üstev: Ben bu yıl ekibe katıldım. Açıkçası Türkiye Basketbol Federasyonu'nun sağlığa verdiği önem beni şaşırttı. Burada adeta bir klinik gibi her türlü ekipman ve cihazımız var. Ayrıca farklı kulüplerden gelen çok farklı oyuncularla çalışma imkanı buldum. Başta doktorumuz Tahsin Beyzadeoğlu ve kıdemli masörümüz Yücel Arslan olmak üzere bana çok destek oldular. Amacım bu ekipte kalıcı olarak milli göreve devam etmek.

BENZER HABERLER

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

- Reklam -spot_img

Son Haberler