2010 Dünya Şampiyonası’nda kazanılan gümüş madalyanın ardından bu kez yurtdışında başarılı olmak adına çok önemli bir Avrupa Şampiyonası yaşayacak 12 Dev Adam… Kendi evimizde final oynamayı hep başardık ama bu kez dışarıda da varlığımızı gösterip, istikrarı sürdürmek Ay – Yıldızlılar için birinci hedef…
Hem teknik heyet hem de oyuncular bu konunun bilincinde, her sözde ‘başarıda istikrar’ın altı çiziliyor. Bu sebeple idmanlar oldukça ağır geçerken oyuncular hiç yaka silkmiyor. Bormio’da yaptıkları kamptan keyif aldıklarını söylüyorlar ve bugün (2 Ağustos) sabah yapılan idmanda yine ağır bir istasyon çalışması yapılmasına karşın bir oyuncunun bile yüzü asılmadı, hiçbirisi kaytarmadı.
Orhun Ene de Tanjevic gibi aslında… Çalışmayı, disiplini ön planda tutuyor. Bormio’ya gidemedim ama İstanbul’da takip ettiğim kadarıyla antrenmanlarda oyuncuların limitleri zorlanıyor. İşin en güzel kısmı da basketbolcuların bundan kaçmaması…
Hatta idman bittikten sonra Ömer Aşık şut çalışıyor (ki oldukça düzeltmiş, orta mesafe şutunu cebine koyuyor) Doğuş zayıf yanları üzerinde duruyor…
Tecrübeli oyuncuların lider olduğu, onların varlığından gurur duyan genç oyuncuların uyumlu halleriyle birlikte belki de en iyi havaya sahip olan takıma sahibiz. Yetenek olarak çok üst seviyede olduğumuzu söyleyemeye gerek yok sanırım…
İdmanda dikkatimi çeken bazı noktalar var.
Tüm oyuncular müthiş özverili ancak Cenk Akyol bir başka istekli… Emir Preldzic’in kadroya eklendiğinden midir bilinmez ama Cenk hem istasyon hem de şut çalışmalarında formunu çok arttırmış durumda. Herhalde kendini tekrar ispatlayıp milli takımın önemli bir silahı olmayı hedef belirlemiş kendine.
Abiler yine abiliklerini en iyi şekilde yapıyor. Takımın havasını, kimyasını oluşturan onlar. Özellikle gençlerle olan iletişimleri ve onlara karşı davranışları bütünleşmenin ne kadar iyi bir boyutta olduğunu gösteriyor.
Orhun Ene’nin antrenör olması deneyimli oyuncular üzerinde de ayrı bir motivasyon konusu olmuş durumda. Ene hem duruşu hem de yakınlığıyla takım içinde müthiş bir karizmaya sahip…
Sinan apandisit ameliyatı olmasına ve 7 kilo kaybetmesine karşın geri dönmek için motivasyonunu arttırdı. Şimdilik yürüyüşlerle başlıyor ama yavaş yavaş takıma katılacak.
Kerem Gönlüm’ün yokluğu takımı en çok üzen nokta… Kime sorsak ilk cümle, “Keşke Kerem Gönlüm sakatlanmasaydı” oluyor. Bormio’da kaldığı odada daha önce doping haberini almış Kerem… Bu kez yine aynı odadan sakatlanarak ayrıldı… Bormio’ya yine gideceksek o uğursuz oda mühürlense iyi olacak…
Gönlüm’ün boşluğunu doldurmak için Furkan vargücüyle çalışıyor. Tecrübe olarak elbette bir dezavantajı var ama takımda ona inanan çok…
Emir Preldzic büyük bir yetenek… Onun kadroda kamp dönemi itibariyle olması önemli. Ancak gözüme ilginç bir nokta takıldı. Emir hala adaptasyon döneminde gibi. İşine bakıyor, pek fazla konuşmuyor, sohbet etmiyor. O da maçlarla beraber biraz daha rahatlayacaktır kuşkusuz.
Bir de teknik bilgi aktaralım idmanlardan… Coach Orhun Ene, ‘vurucu bir tim’ hazırlıyor. Hidayet’in zaman zaman 4’e kayacağı, Emir’in 3, Onan’ın 2 numarada olacağı koşan, baskı yapan, fast-break atan, şut özelliğini konuşturan, tempolu, baskılı bir 5’i zaman zaman sahada görebiliriz…
Oldukça ağır çalışıyor milli takım… Bu yüzden İzmir’de Sırplar ve Almanlar karşısında kötü oynasak bile üzülmemek gerek… Önemli olan doğru zamanda forma girmek, doğru zamanda maç kazanmak…
CAN İŞBAKAN



