Beşiktaş Milangaz, evinde oynadığı ikinci maçta Anadolu Efes’i oldukça farklı bir skorla mağlup etti ve seride durumu 3-1’e getirdi. Aslında siyah beyazlıların evi tabiri çok da doğru değil. Sene başından beri, derbiler hariç maçlarını Akatlar’da oynuyorlardı. Galatasaray serisi ile Sinan Erdem’e taşınmışlar ve daha sonra salonun müsait olmaması sebebiyle bu kez de Abdi İpekçi yolunu tutmuşlardı. Açıkçası salon çok da fark etmiyor Beşiktaş için.
Serideki 3-1’lik durum kimseyi yanıltmasın. Oynanan 4 maçta da Beşiktaş’ın çok ciddi üstünlüğü vardı. Kaybettikleri üçüncü maçta, Efes’in alan savunmasına döndüğünü, buna karşın Beşiktaş’ın statik oynadığını ve yanlış suç seçimleri yaptığını söyleyebiliriz. Ayrıca Efes’in tempoyu yükselttiğini, ilk iki maçta kullanmadıkları Vujacic’ten faydalandığını da ekleyebiliriz. Ancak tüm bunların hepsi Efes’in galibiyeti ve Beşiktaş’ın mağlubiyeti ile ilgili yeterli cümleler olamaz. Ergin Ataman gayet iyi özetlemişti durumu, hakemler dışındaki söylemleri ile. İlk devredeki tempomuzu devam ettiremedik demişti. Aslında maçın kilidi buydu. Çünkü Efes’in, serinin hiçbir maçında kazanmak için ne gerekli hamlesi ne de tabir-i caizse mecali yoktu. Son kazanılan maçta Beşiktaş, bir önceki maç gibi gayet iyi bir başlangıç yaptı, 3.çeyrekte de üstüne koyarak ve temposundan vazgeçmeyerek çok da üstün bir galibiyet aldı.
Anadolu Efes’te serinin en fazla süre alan oyuncusu Lafayette, yanlışlık buradan başlıyor. Kerem Tunçeri ile beraber takımın üç oyun kurucusundan bir tanesi Amerikalı oyuncu. Maçın genelinde de yan yana oynuyorlar. Ancak bir oyuncuda istenilen, özellikle de oyun kurucu için daha da önem taşıyan saha içi tercihlerinde büyük sıkıntı yaşıyor Lafayette. Tempoyu yükselterek Beşiktaş’ın momentumunu bozmaya çalışıyor belki Zouros ama bu ne Lafayette ile olur ne de Doğuş ile. Ayrıca içerden oldukça s.o.s veriyor Efes. Ancak Yunan koç Kerem Gönlüm ve Savanovic’i hiç beraber denemiyor. Beşiktaş çember altında hem çabuk hem de agresif kalıyor.
Beşiktaş’ın, isteğinin, arzusunun ve özgüvenin yanı sıra kazanmak için hep daha fazla hamlesi oldu. Beşiktaş artık alternatifsizlikten alternatif üretebilmeyi beceren bir takım haline geldi. Play-off’larda Fenerbahçe Ülker ve Galatasay Medical Park gibi iki tane Euroleague takımını elemeyi başardılar. Üçüncüsünü ise saf dışı bırakıp, en büyük ödülü kazanmak üzereler. Bu saatten sonra Anadolu Efes’in üst üste üç maçı kazanabilmesi gerçekten olağan dışı bir hadise olur. Ergin Ataman, Spahija ve Mahmuti’den sonra Zouros’a da üstünlük sağlamış durumda.




