Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Turgay Demirel, Lig Radyo’da Mehmet Ayan’ın sunduğu Futbol Sabahı programına konuk oldu.
2010 FIBA Dünya Şampiyonası sonrasındaki süreçte basketbolun yükseliş içinde olduğunu ve bunun etkisini Beko Basketbol Ligi’nde de gördüğümüzü aktaran Turgay Demirel, Fenerbahçe ve Galatasaray arasındaki rekabetin finale yansımasıyla da hem medyanın hem izleyicilerin ilgisinin tavan yaptığını belirterek final serisindeki izleyici sayısının Avrupa’daki ligler arasında rekor olduğunu hatırlattı.
Demirel, böylesi organizasyonlara ev sahipliği yapmanın ülkede sporun gelişimine katkıları hakkındaki düşüncelerini dile getirdikten sonra yeni bir organizasyonun da müjdesini verdi ve 2011 Kadınlar Euroleague Final Four’unun da büyük bir ihtimalle Türkiye’de düzenleneceğini söyledi.
Başkan Demirel, Potanın Perileri’nin elde ettiği başarıyla ilgili olarak ise, “Yıllardır yapılan yatırımlar, Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi’nin giderek güçlenmesi ve kazanılan tecrübelerin ardından böylesi bir patlama bekliyordum. Şampiyonadan önceki hedefimiz ilk beşe girerek Olimpiyat Elemeleri’ne katılma hakkı kazanmaktı. Bunu da başardık. Finalde kaybetmiş olmamıza rağmen ben elde edilen başarıdan son derece memnunum ve emeği geçen herkesi kutluyorum. Finaldeki rakibimiz, tarihi başarılarla dolu ve kadın sporunun gelişimini devlet politikası haline getirmiş bir ülkeydi. Şimdi hedefimiz elemelerde başarılı olarak Olimpiyatlar’da yer almak” şeklinde cevap verdi.
Demirel, A Milli Takım Başantrenörü Orhun Ene hakkında ise şunları söyledi:
“Biz Orhun Ene için, bir ilki gerçekleştirdik ve diğer tüm federasyonlara örnek olması gereken bir kariyer planlaması yaptık. Orhun Ene, Bogdan Tanjevic’in yardımcısı olarak 3 Avrupa ve 2 de dünya şampiyonası yaşadı. Bu süreçte kulüp takımlarında da tecrübeler kazandı ve A Milli Takım’ın başına geçecek seviyeye geldi.”
Turgay Demirel, A Milli Takım’ın yeni isimlerinden Enes Kanter’le ilgili olarak, “Enes, son 2 sezon basketbol oynamasına rağmen 3. sıradan seçildi. Demek ki oynasa 1. sıradan dahi seçilebilirdi. A Milli Takım’ın bir genç oyuncusu olarak gerektiği anlarda ağabeylerine destek olabileceğini düşünüyoruz” şeklinde konuşurken; Emir Preldzic hakkında da, “Emir’le ilgili geçen seneki başvurumuz 2010 FIBA Dünya Şampiyonası’na çok az bir süre kaldığı için reddedildi ve biz de o dönemde çok ısrarcı olmadık. Ancak bu sene içinde Emir’le ilgili girişimlerimizi tamamladık ve onu A Milli Takım’ımızın kadrosuna kattık. Emir çok terbiyeli, düzgün bir kişilik. Bizden biri olarak, uzun yıllar milli takıma hizmet edecektir” sözlerini kullandı.




