– Haftanın en flaş sonucunu Beşiktaş Milangaz aldı ve Sinan Erdem’de Galatasaray Medical Park’ı devirdi. Derbi için neler düşünüyorsunuz?
DOĞAN HAKYEMEZ: Beşiktaş Milangaz Deron Williams ve Semih’ten sonra kadrosunu bir oyuncu ile takviye etti. Deron Williams ve Semih gittikten sonra kötü bir Banvit yenilgisi aldılar. Ama bu yenilgiden sonra gerek lig gereske de Avrupa maçlarında toparlandılar. Bu sezonun en iyi takımlardan Galatasaray Medical Park karşısında Mehmet Yağmur ve en önemlisi de skor gücünü taşıyan Kemp’ten yoksun çıktılar. Bu durumda Galatasaray Medical Park bu maçın favorisiydi. Hızlı oyunu çok iyi oynayan ve derin bir rotasyona sahip Sarı – Kırmızılılar önünde oyunun dengesini kendi lehlerine çevirmeyi başardı Beşiktaş Milangaz. Yani hızlı oynayan Galatasaray Medical Park’ın temposunu düşürdüler. İyi savunma yaptılar. Çok dar rotasyonda oynamalarına karşın müthiş bir mücadele ortaya koyup Galatasaray Medical Park’ı yenmeyi başardılar. Burada en büyük pay teknik direktör Ergin Ataman’daydı. Ben daha önce de söylemiştim; Williams ve Semih’in yokluğunda bu dengeyi Ataman sağlayabilir diye… Çok tecrübeli bir koç. Ben Ergin Ataman’ı tebrik ediyorum. Beşiktaş seyircisine de ufak bir serzenişim olacak. Her takım yenilebilir. Alınan yenilgilerden sonra takımı daha çok desteklemek gerekiyor. Bence Beşiktaş taraftarının Sinan Erdem’i doldurması gerekirdi. Bu takım onların desteğini hakediyor.
– Anadolu Efes, ağır Maccabi yenilgisinin ardından 100 sayı üstü yediği maçta Antalya BŞB.’yi uzatmada geçti. Siz oradaydınız. İzlenimleriniz neler?
DOĞAN HAKYEMEZ: Hep söylüyorum, Efes 10’un üzerinde oyuncusunu değiştirerek lige başladı. Hem ligde hem Avrupa’da başarılı olmak isteyen bir takım ama bu arada da oyuncuların uyumunun elde edilmesi, sakatlığın olmaması gerekiyor. Bu takımın Avrupa kupalarında ileri gitmesi için kesinlikle uyumun şart olduğunu düşünüyorum. Yoksa bazı maçlarda yenilir bazı maçları kazanırlar ama istediklere yere varamayabilirler. Maccabi ağır bir yenilgiydi. O yenilginin moralsizliğiyle Antalya’ya geldiler. Ben bu maçı yerinden izledim. Kerem ve Batista’nın sakatlıkları vardı. Sakota’nın gelişiyle de Antalya hakikaten güzel basketbol oynayan bir takım haline geldi. Ama her şeye rağmen Efes’in kendisinden daha güçsüz ve maddi olanakları sınırlı bu takımı yenmesi normal bir durumdu. Hatta farklı yenmesi gerekirdi. Kerem’siz bir 5 ile başladılar. Çekişme yaşandı ama Cenk’in üst üste üçlükleri 10 sayı üzerinde Efes’i öne geçirdi. Daha sonra Kerem’in oyuna girmesiyle fark 20’ye çıktı. Maç böyle bitecek gibi gözükürken Antalya müthiş bir oyun disiplini ve şut yüzdesiyle geri döndü, öne geçti. 20 sayı geriden gelerek bunu başardı. Maç uzatmaya gitti. Uzatma devresinde de 4 sayı öne geçti Antalya ama gücü yetmedi ve yenildi. Efes’te Kerem oynamadığı sürece büyük bir sıkıntı yaşanıyor. Cenk müthiş bir performans sergilemese belki yenileceklerdi. Antalya ise bir alkışı hakediyor. Böyle oynamayı sürdürürlerse ligde tırmanışa geçerler.
TBF Başkanı Turgay Demirel yine ilginç bir açıklama yaparak Efes ve Aydın Örs aleyhinde açıklamalar yaptı. Bu konuda görüşünüz nedir?
DOĞAN HAKYEMEZ: Basketbol Federasyonu Başkanı maalesef Türk antrenörünü kızdıracak, Aydın Örs’ü üzecek şanssız bir demeç verdi. İlk önce şunu belirtmekte yarar var. Efes, Aydın Örs’ün ilk başantrenörlüğü döneminde şampiyon olup Avrupa kupalarında final oynadı ve bir sene sonra da Koraç Kupası’nı aldı. Bu dönemde Türk Basketbolu Avrupa’da çok aşağılardaydı. Aydın Örs; Ufuk Sarıca’lı Tamer Oyguç’lu Murat Evliyaoğlu’lu Volkan Aydın’lı, Hidayet Türkoğlu’lu, Mirsad Türkcan’lı, Hüseyin Beşok’lu, Mustafa Kemal Bitim’li, Alpay Öztaş’lı, Bora Sancar’lı, Erdal Bibo’lu kadrosunun yanında Naumoski ve McRea ile basketbolseverlerin gönlünde taht kuran bir takım haline gelmişti. Saha dışında bunun mimarı Aydın Örs’tü, saha içinde de Naumoski. Bu iki isim Türk basketboluna kendi dallarında birçok isim yarattılar. Aydın Örs’ün yardımcıları olan Ergin Ataman ve Oktay Mahmuti şu anda Türkiye’de ve Avrupa’da en değerli antrenörler durumuna gelmiş durumda. Naumoski’nin yarattığı yüzünü formasıyla silme hareketiyle yetişen oyuncuları saymakla bitiremem. Bundan da önemlisi Efes’in bu başarı öyküsü Türk takımlarının iştahını kabartıp cesaretlenmelerine neden oldu. Nasıl ki Efes Eczacıbaşı’nın hizmetlerinden esinlenip kurulmuşsa Ülker de Efes’in başarılarının arkasından devreye girip Türkiye’de ve Avrupa’da başarılar elde etti. Bunun aksini söyleyen Turgay Demirel’i şiddetle kınıyorum ve Türkiye’deki Türk antrenörlerin değerini vermesini bir an önce bekliyorum.





