Normal şartlarda Anadolu Efes’in bu maçın kesin favorisi olması lazımdı.
Vasiliadis geri dönmüş, Karşıyaka’nın nın önemli parçalarından Can oynamıyor , Anadolu Efes kendi taraftarı önünde oynuyor, daha dar kadrosu olan Kaf-Kaf serinin 3. maçını olması nedeniyle daha yorgun… Bunların hepsi Anadolu Efes'in lehine olgular.
Ancak kağıt üzerindeki bütün bu dezavantajlarına rağmen kazanan taraf Karşıyaka oldu ve bunu da çok hak ettiler.
Anadolu Efes yine aynı savunma prensibiyle Dixon'u durdurmayı planlamıştı. Ama bu sefer kırılma anlarında Diebler'in tepe p&r’larından bulduğu üst üste sayıları hiç hesaba katmadıkları gibi maç içinde de hiç önlem alıp durduramadılar.
Hücumda ise Karşıyaka’nın hem adam değişmeli hem adam adama hem de alan savunmasını çözemeyerek yenilgiden kurtulamadılar.
Aslında 19 tane hücum ribaundu almayı da başardılar. Ancak Birkan ve Vasilliadis'in toplam da 0/12 gibi bir 3 sayı yüzdesi ve takım olarak toplamda % 46 ikilik %19 üçlük gibi çok kötü şut yüzdesi yenilgiyi kaçınılmaz kıldı.
Buna karşılık Anadolu Efes’in bu düşük yüzdesi 45 ribaund gibi müthiş bir ribaund sayısına ulaşmasını sağladı.
Karşıyaka ise hücumda çok daha az pozisyon ile hücum etmesine rağmen çok daha iyi bir yüzde yakalayınca (% 60 ikilik, %38 üçlük) maçı kazanmayı bildi.
Karşıyaka maçın sonundaki top kayıplarını yapmamış olsa maçın sonucu Kaf-Kaf lehine çok daha farklı olacaktı.




