Kanada ile Fransa maçının yorgunluğunu hissettiğimiz bir maç oynadık. Uzunları eşleşme zorluğu yaratan, kısaları hareketli pas oyunu yapabilen Kanada karşısında oyunun “oynanan” bölümünde skor kopmasa da, maçın “kazanılan” bölümünde gelen hamlelerle farkı netleştirip 55-44 kazandık.
Maçın kahramanı hiç kuşkusuz 6 ribaunt, 5 blok, %75 şut başarısı ve 18 sayı ile oynayan Lara Sanders oldu. Nevriye Yılmaz, kritik anlarda oyunun her iki tarafında iyi iş yapan Tuğba Palazoğlu, son çeyrekte kendini gösteren Birsel Vardarlı ve yorgunluğa rağmen dirençli oynayan Işıl Alben ön plandaki isimlerdi.
Bundan sonrasında çeyrek finali rezervasyonumuzu yaptığımızı düşünürsek;. iyi savunmamıza daha organize hücum başarısı eklemek zorunda olduğumuzu görüyoruz.
Bunda en önemli faktörlerden biri Nevriye Yılmaz’ın yaptığı pick’lerin ardından potaya daha yakın oynaması ve dış oyunculara daha çok alan sağlaması olacak.
Takımımız ilk iki maçta rakiplerine ortalama 46 sayı izni verdi. Bu öenmli bir değer. Savunma başarımıza daha etkili ve akıcı hücum monte edersek kürsüye doğru ilerlemek oldukça mümkün görünüyor.
İlk Çeyrek;
Daha ilk topta rakibe yaptırılan 24 saniye ihlali gelecek dakikalar için olumlu sinyal vermişti. Kanada çok hareketli bir pas oyunu ile başlayıp, Bizim tarafta, bire bir savunmada Fransa maçının yorgunluğu hissedilince önemli silahımız olan savunma istediğimiz kaldıraç etkisini yaratmadı. Sanders ve Nevriye Yılmaz’ın 13 sayısına rağmen ilk çeyrek 17-17 eşitlikle sona erdi.
İkinci Çeyrek;
Kanada takımının eşleşme zorluğu yaratan hareketli power forvetleri ve savunmada istediğimiz tempoyu bulamamak 15. Dakikada 20-20 skor getirdi. Üç guard ile sahaya dizilen Periler, hücumda genelde kısa forvet bölgesinde oynayan Nevriye Yılmaz’ın dışında pozisyon üretemeyince hafif toparlanan savunmamız ile devreyi 24-22 önde bitirdik.
İlk yarının dikkat çeken notları Periler açısından hiç faul çizgisine gelmemek, Kanada açısından ise yalnızca iki asistte kalmak oldu. Bizim açımızdan ilk yarının en olumlu notu top kayıplarımızı en alt düzeyde tutmak oldu.
Üçüncü Çeyrek;
Eşleşme zorlukları yaratan rakibe karşı alan savunmasını hatırlayan Periler hücumdaki kilitlenmeyi aşamayınca oyunu kontrole alamadık. Karşılıklı hatalarla bu çeyrek 31-31 kapanırken Tuğba Palazoğlu’nun skora katkısı ve Sanders’ın bloklarıyla savunmada artan etkinlik geri düşmemizi engelleyen faktörlerdi.
Dördüncü Çeyrek:
Tuğba Palazoğlu ve Birsel Vardarlı’nın kilidi açan dış atışları ile oyunu kontrole alan Periler, 38. dakikada 16. sayısını bulan Sanders’ın pota altında rakibe üstün geldiğini keşfedince son üç dakikada farkı 48-40’a taşıdı. Müthiş seyirci faktörüne yine Sanders’ın topa baskıdaki ekstra gayreti eklenince fark bir anda 10 sayıya taşındı. Son saniyeleri kontrollü oynayan Periler maçı 55-44 kazanarak adını çeyrek finale yazdırmayı başardı.
Twitter:@hayripekergin