Cennette 10 gün / İSMAİL DURLANIK
08.04.2021 - 15:47

İster NCAA’de ister dünyanın herhangi bir yerinde oynuyor olsun, çoğu basketbolcunun hayalini NBA’de oynamak süsler.

NBA oyuncusu olmanın ilk ve en garantili adımı draftta seçilmektir. Draftta seçilen basketbolcu 2 veya 4 yıllık kontrat ve yıllık 10 milyon ila 1.5 milyon arası maaşı garantiler. Drafta girip de tercih edilmeyen oyuncunun hayal kırıklığını yaşamaya bile zamanı yoktur. Çünkü çok daha zorlu ve uzun bir yol bekler onları. Yeniden NBA radarına girmek için Gelişim Ligi’nde veya Avrupa’da kendisini göstermesi gerekmektedir. Bu da yeterli olmaz. Yaz Ligi veya hazırlık kampında bulacağı kısıtlı sürede NBA’de oynayabilecek kapasitede olduğuna göstermelidir. Bu aşamaları geçenleri yeni sınavlar bekler. Kalıcı NBA oyuncusu olmak için 10 günlük, çift yönlü veya takım opsiyonlu kısa süreli kontratlarla buldukları şansı iyi değerlendirmeleri gerekir. Bütün bu sınavlardan geçenlerin NBA kariyeri genelde birkaç veya daha fazla maçla sınırlı kalır. Lakers’ın 2020 şampiyonluğunda önemli rol oynayan Alex Caruso ve Wesley Matthews draft edilmeden bütün bu zorlukları aşarak, dişiyle, tırnağıyla kazıyarak NBA oyuncusu olmayı başaran faal oyunculara örnek verebileceğimiz az sayıda isimden bazısı. Draft edilmemesine rağmen gösterdiği performansla NBA’de kalıcı olabileceğinin sinyalini veren iki oyuncu dikkati çekti. Bu ikilinin hikayesine kısaca göz atalım.

Jae’Sean Tate: 2018 draftında seçilememesinin ardından Belçika’nın Antwerp ve Avustralya’nın Sydney Kings takımlarında iki sezon geçiren Jae’Sean Tate sezon başında Houston Rockets kampında göze girince çift yönlü kontratla rotasyona girdi. Oynadığı ilk maçla beraber savunmadaki etkili oyununu sezonun ortasına kadar sürdüren Tate’in bu çıkışının ödülü çift yönlü kontratının 3 yıllık kontrata çevrilmesi oldu. Jae’Sean Tate yılda 1.5 milyon dolarlık kontratıyla küçük çaplı dolar milyoneri oldu ancak 95 doğumlu basketbolcu istikrarlı oyununu sürdürmeli. Çünkü 2 ve 3. sezonda takım opsiyonu var. Bir anda kendini yeniden başka liglerde bulabilir. Gelelim Tate’e NBA kapısını açan özelliklerine. Boyu 1.93 olmasına rağmen her iki forvet pozisyonunda oynayabiliyor. Üç sayı atabiliyor ama yüksek yüzdeyle değil. Bu alanda kendini geliştirmeli. Daha çok boyalı alanda etkili. Boyalı alana yüklenerek veya çember yakınında bitirerek maç başına 10.5 sayı buluyor. 95 doğumlu basketbolcuyu değerli kılan savunma becerisi. Pivot hariç 4 pozisyonu da gayet iyi savunabiliyor. Savunma konsantrasyonu üst düzey. Pozisyonuna göre iyi ribauntçu. Maç başına 5.4 ribaunt ortalaması ile oynuyor ki bunların 2’si hücum ribauntu. Topu yere de vurabiliyor, şayet şutunu geliştirirse çok değerli bir rotasyon oyuncusu olabilir.

Moses Brown: UCLA’de geçirdiği bir sezonun ardından NBA’ye gözünü diken Moses Brown 2019 draftına katıldı ama seçilemedi. Buna rağmen Portland Trail Blazers’den çift yönlü konrat alan 2.18’lik pivot aşırı zayıf fiziğiyle şans bulmakta zorlandı. Sadece 9 maçta toplamda 30 dakika süre bulan 99 doğumlu basketbolcu daha çok G Lig’de oynadı. Bu sezona çok daha iyi hazırlanan Brown ilk olarak zayıf fiziğini geliştirdi. Oklahoma City Thunder’ın G Lig takımı Oklahoma City Blue forması ile G Lig’de fırtına gibi esen Brown’un bu performansı Thunder yönetiminin dikkatinden kaçmadı. Sezon sonuna kadar geçerli 500 bin dolarlık kontrat imzalayan Brown bulduğu şansı iyi değerlendirdi.  21 yaşındaki basketbolcunun savunma ve ribauntlardaki etkili oyunu üzerine Thunder Koçu Mark Daigneault ve GM Sam Prestie, takımın tecrübeli pivotu Al Horford’u sezonun kalan maçlarında oynatmam kararı aldı. Böylece Moses Brown daha fazla oynama şansı elde etti. 22 maçta 20 dakika süre bulan Brown daha çok yedekten geliyor. 8.5 sayı ve 8.3 ribaunt ortalaması ile oynayan Brown, hücum ribauntlarında oldukça etkili. Yeterli atletizme sahip görünen Brown, savunmada ellerini de iyi kullanıyor. Pota altına iyi devrilen 2.18’lik pivotun saha görüşü sınırlı, topla oynama becerisi ve şutu yok. Moses Brown’ın hücum tarzı bana Montrezl Harrell’i andırdı. Henüz onun kadar etkili değil ama tıpkı Harrell gibi içeri devrilerek ve rakip savunmayı yıpratarak sayı buluyor. Çok ham bir oyuncu görüntüsü çizen Brown’ın şutu ve topla oynama becerisinin gelişmesi zor gibi geldi bana. Buna rağmen boyalı alanda çok hareketli oynayarak rakip savunmayı hataya zorluyor. Bu özelliğine hücum ribauntlarındaki etkili oyununu eklediğimizde ekmeğini taştan çıkararak sayı bulabilir. Savunması yeterli ama daha iyi pozisyon almalı. Yardım savunmasında kat etmesi gereken yol var. Thunder’ın gelecek planlarında yeri olacağını düşündüğüm Brown’la sezon bitmeden uzun süreli kontrat imzalanacağını düşünüyorum. Geliştirmesi gereken yönleri olsa da Brown en azından iyi yedek olur. Çünkü günümüz basketbolunun olmazsa olmazı atletizm, çabukluk ve uzun kollara sahip. 

Yorumlar


Bu haber'e ilk yorumu bırakan siz olabilirsiniz.

Yorum Yazın


Tweetlerimiz