Fenerbahçe BEKO, son 8 maçın 7’sini kaybetmiş, bundan 8 hafta önce sahip olduğu büyük avantajı elinin tersiyle itmiş bir takım olarak ‘zararın neresinden dönülürse kar’mantalitesiyle çıktığı Asvel deplasmanında kendisini ilk 4 içinde tutma ihtimalini canlı tutan, en azından 4. ve 5. bitirme ihtimalini saklı tutarak noktaladı normal sezonu…
Asvel maçının kolay olmayacağı Sarı-Lacivertli takımın son 8 haftadaki görüntüsü itibarıyla gün kadar belirgindi. Neyse ki, Real Madrid’e karşı iç sahada kaybedilen maçta Kanarya’nınortaya koyduğu savunma direnci ve kararlılık seviyesi dünkü mücadelenin ilk ve 3. periyoduna da net biçimde yansıdı ve zor maç, sondaki krize rağmen galibiyetle sonuçlandı.
Fenerbahçe, enerjisini iyi savunmadan alan bir takım ve oyunun açılış çeyreği ile üçüncü periyotta bunu sahaya yansıttığında bunu da skora net biçimde yansıttı. Zaten sezonun büyük bölümünde de kamuoyunda Fenerbahçe’yi diğer takımlardan farklı kılan, öne çıkaran özelliği de buydu. Sıkıntı şu ki Sarı-Lacivertliler o iki çeyrekteki savunma seviyesini maçın geneline yayma konusunda, seri galibiyetlerin geldiği döneme kıyasla hala ‘sorunlu’ bir takım görünümündeler… Bunu söylerken Asvel’i – ligin son sırasında olsalar da – asla küçümsemiyorum. Stres faktöründen uzaklaşan tıpkı diğer alt sıralardaki takımlar gibi onlar da canla başla onur mücadelesi verdiler, 40 dakika boyunca, ellerinden geldiğince… Fakat 18-0’la girilen, farkın 26 sayıya kadar tırmandığı üçüncü periyottaki müthiş ivmenin ardından rakibe, farkı 4 sayıya kadar eritecek fırsatı tanımak, Fenerbahçe BEKO’nun henüz Play-Off modunu açamadığının en net göstergesiydi.
Her şeye rağmen Fenerbahçe’nin, Melli başta olmak üzere Horton Tucker ve Tarık gibi ‘ana unsur’ sıfatındaki oyuncularının verimlilik anlamında tekrar üst seviyeye, Boston JR, Silva ve Jantunen’in çıtayı yukarıya çektiğini görmek, Play-Off öncesi olumlu sinyallerdi. Üst üste 5 yenilgi sonrası kazanmanın özgüven açısından da fayda sağlayacağı net… Asist top kaybı seviyesi (14-17) hala istenen çizgiye ulaşmasa da, her ne kadar 4/8’le geçilen ilk yarının ardından 3 sayı isabeti ikinci yarıda 1/7’de tıkanmış olsa da takımca verimliliğin ve paylaşımın yukarı tırmanması, Baldwin gibi önemli bir silahın faul problemiyle işlerlik kazanamadığı bir gecede Sarı-Lacivertli takımın bundan olumsuz etkilenmemesi, en önemlisi de düşüş sürecinin ardından takımın verim açısından tekrar yükselişe geçmesi olumlu sinyaller…
Sezon sonuna denk gelen düşüşe karşın toparlanmak için hala çok önemli bir fırsat var Fenerbahçe BEKO’nun önünde… Hafta başındaki Anadolu Efes ve Euroleague’deki son 2 maçta Sarı-Lacivertliler bu anlamda olumlu bir görüntü çizdiler. Play-Off’ta arzulanan seviyeyi yakalayacaklarından da kuşkumuz yok. İster saha avantajı ile ya da avantaj olmadan Hapoel Tel Aviv olsun, isterse Zalgiris Kaunas; Kanarya’nınF4 için hala ciddi şansı var…





