Serinin ilk iki maçında 90 ortalama ile “atarak” kazanma çabasındaki iki takım dün ise “tutarak” sonuca gitme niyetindeydi. Bunda özellikle Efes kanadında Heurtel'in yokluğu ve oyun kurucu pozisyonunda sadece Doğuş'un eline bakıyor olmaları fazlasıyla etkendi. Oyunu daha çok sete sete ve boyalı alana yıkma gerçeği onlar için iyice ön plana çıkarmıştı. Açıkçası sert savunmanın da etkisiyle maçın büyük bölümünde Karşıyaka'ya bu oyunu kabul ettiren taraf da Efes oldu. Kaf Kaf tempoyu ve aradığı açık alanı bulamayınca skoru sınırlandı. Ancak onlar da sert savunma ile Efes'e kolay sayı imkanı vermediler. Doğuş'un, daha fazla süre almanın da getirisiyle bu seride Dixon'ın hücum gücünü sınarladığı günde ön plana çıkan ve maçın kaderini değiştiren isim Strawberry oldu. ABD'li şutör, serinin en kısır maçında takımının ürettiği sayının 3'te birinden fazlasının altına imza atarken, şampiyonluk yolunda son derece stratejik önem taşıyan bu maçta galibiyetin anahtarıydı.
Ve eğer Kaf Kaf, yarın İzmir'de bir kez daha kazanırsa seriyi “dönüşü olmayan” yola sokabilir. Heurtel'in ardından sakatlanan Krstic'in de kaybı ve dolayısıyla oyun kurucudan sonra “yegane” net pivotunu da sakatlığa kurban vermesi, Efes için bu maçta sıkıntıların “iki katına” çıkması anlamına geliyor. Kısacası Kaf Kaf şu anda şampiyonluıa ne kadar yaklaştıysa Efes'in de o kadar uzağında olduğunu söylemek mümkün.



