Bu zorlu sezon defalarca test etti Beşiktaş Milangaz’ı ve hepsinden biraz daha güçlü olarak çıktılar. Yenilebileceklerine inanmıyorlar. Sahadaki duruşları “Biz neler gördük geçirdik, bu ne ki” der gibi. Sıcak savaş başladığında en serin kalmayı başaran yine onlar. Maç ilerledikçe Beşiktaş’ın öne çıkmasının en büyük nedeni de bu karakter. Sahadaki o duruşun rakip üzerinde biriken bir etkisi var. Her seferinde aynı direnci göstererek gittikçe yıpratıyorlar rakibi. Ve yorulmuyorlar. Hem psikolojik, hem de fiziksel olarak böyle bir duruşu gösterebilmek inanılmaz. Dün siyah-beyazlılar ikili oyunu savunabilen, G.Saray’ın eşleşemediği doğru beşi bulduktan sonra tüm ikinci yarıyı o beşle oynadı. Ve hiç oyundan düşmedi. G.Saray’ın ilk 3 çeyrekte sırasıyla 21, 19, 13 sayı atması, son çeyreğin ilk 7 dakikasında ise 5 sayıda kalması sürpriz değil. Zaten o 37. dakikada skor 72-58’e gelmiş ve maç çoktan bitmişti. Kalan bölüm son bir mucize arayışı oldu o kadar.
-Aslında maçın Beşiktaş’ın istediği şekle döndüğü ilk yarıdan belli olmuştu. Dışarı püskürtülen G.Saray 7/15 üçlük isabetiyle skor bulabildi sadece. İkinci yakrı üçlükler durdu (2/13) keza G.Saray da. Beşiktaş ise hiç durmadı. Savunmada sürekli düzen değiştiren, perdede sürekli savunmacı değiştiren karmaşık bir yapı kullandılar. Ama yenileceklerine inanmadıkları için eşleşme sorunu yaşamak yerine G.Saray’ın sistemini altüst ettiler. Durum o kadar vahim bir hal aldı ki bu savunmaya karşı artık hiçbir şey bulamayan G.Saray ikinci yarının büyük bölümünü 3 oyun kurucu ile oynamak ve onların bireysel yaratıcılığından medet ummak zorunda kaldı. Seri sadece 1-1’e geldi belki ama rüzgar Beşiktaş’ın arkasına geçmiş görünüyor. Psikolojik savaşta siyah-beyazlılar önde..



