Allen Iverson, namı diğer 'The Answer', son bir afili cevap vermek için Beşiktaş'a geldi. Yıldız oyuncu bu yüzden başarılı olabilir.
İSTANBUL -Allen Iverson Türkiye’ye, Beşiktaş Cola Turka takımına transfer oluyor. Evet, bu cümle bundan 2-3 yıl önce yazılsa kimseyi inandırmanız mümkün olmayabilirdi. Lakin şimdi dahi insanı çarpan bu cümle bir espriyi değil bir gerçeği ifade ediyor. Allen Iverson, AI ya da ‘The Answer’ onu tanıyanların yakından bildiği üzere herhangi bir NBA yıldızı değil. Aslında bandı biraz başa sarmak lazım gibi.
Iverson ismini ilk 1994 kış ve sonrasında 1995 yaz aylarında Georgetown’da okuyan bir arkadaşın bahsetmesiyle duymuştum. Öve öve bitiremiyordu. Cılız, nispeten kısa (1.83) ve zayıf gözüken bu çelimsiz gardın uzunların üzerinden yaptığı smaçları, ‘bilekkıran’ takma adlı cross over’larını, mücadelesini ve oyun zekâsını anlatırdı. O günlerde internet denen mecra bu kadar yaygın değilken bu tip ‘duyum’lar önemliydi.
Iverson 1996’nın müthiş oyuncular çıkaran draft’ından (Kobe Bryant, Ray Allen, Steve Nash, S. Marbury, Marcus Camby,..) Philadelphia 76’ers tarafından 1 numarada seçilmişti. Henüz kısacık saçlarıyla mahallenin uslu çocuğu gibi gözüküyordu ancak biraz dikbaşlı ve haşarı çocuk olarak biliniyordu. Basketbolun onu doğruları etrafında şekillendirmesinden çok, Iverson basketbolu ve NBA’yi kendi doğruları etrafında şekillendirmeye uğraştı. Her yaptığı olay oldu. Sadece bir NBA süper yıldızına dönüşmenin yanı sıra bir kültür ikonuna hatta sosyolojik vakaya dönüştü. Giydiği boyundan uzun şortları, hayatının acılarını, sevinçlerini yansıtan dövmeleri, uzatıp mısır örgüsü yaptığı saçları ile hep farklı hep kendi bildiği yolu izleyen Virginia’daki mahalle yaşamını profesyonel yaşamına taşıyan bir adam oldu. Hatta bazen oradaki çocuk olarak kaldı. Dirsek sakatlığında taktığı uzun dirseklik dahi trend oldu. Hatta kendisi dahi sakatlığı geçtiğinde çıkarmadı.
Belki en iyi döneminde dahi o zamanki 76’ers koçu Larry Brown tarafından antrenman yapmamakla eleştirilse de parkeye çıktığında yüreğini, ruhunu ve tüm aklını ortaya koymaktan geri kalmadı. Onun için eğer Jordan, Bryant gibi çalışma etiği yüksek bir oyuncu olsa daha da öteye gidebileceği hep söylenirdi. Son yıllarında yaşadığı sakatlıklar, dört yaşındaki kızının ağır hastalığı, özel yaşamındaki problemler onun NBA vedasını hayal edilenden farklı bir hale getirdi.
Maçlar İnönü’de!
Şimdi NBA’e kariyerinin hak ettiği gibi veda etmek istiyor ancak takımlar onu istemiyor. O da kendini kanıtlamak için Türkiye’yi ve Beşiktaş’ı seçmiş durumda. Yaşadığı maddi problemlerden dolayı alacağı 4 milyon dolar da onun için mühim doğal olarak. Daha önce Dominique Wilkins, Josh Cildress gibi isimler NBA’den Avrupa’ya geldiler ancak onun kadar kariyerlisi ve asıl önemlisi onun gibi bir fenomen gelmedi. Geliş amacı da kariyerinin sonunda paraları alıp bırakmak değil gibi. ‘The Answer’ NBA’de son bir güzel veda, son bir afili cevap için geri dönmek istiyor. Bunun için de amiyane tabirle buraya yatmak için değil oynamak için geliyor.
Belki gene yazın antrenman yapmadı ama onun işi hep sahada oldu. Bu olaya takıma katkı, şampiyon olur mu ya da taktiksel anlamda değil de biraz basketbol keyfi anlamında bakmak lazım sanki. Kim bilir Beşiktaş artık maçlarını Sinan Erdem’e hatta belki de İnönü’ye alır
(NBA’de son yıllarda açık hava maçları yapıldı).
Doğum tarihi: 7 Haziran 1975
Doğum yeri: Virginia ABD
Boy: 1.83
Pozisyon: Oyun kurucu
Oynadığı takımlar: Philadelphia
76ers (1996-2006, 2009-2010)
Denver Nuggets (2006-2008),
Detroit Pistons (2008-2009),
Memphis Grizzlies (2009)
Başarıları: 11 kez NBA All-Star
1997 yılında yılın çaylağı
Dört kez NBA sayı krallığı
2001 yılında en değerli oyuncu



