İngiliz edebiyatının ünlü şairlerinden ve hala yaşamı ile, şiirleri ile, söylemleri ile çözülemeyen William Blake “Bu gün gördüğünüz, yaşamımda gerçekleşen, yaşadıklarım, etrafımda olanların tamamı bir zamanlar gerçekleşmesini ummadığım, tahmin bile edemediğim hayallerimdi” demiş. Evet hayallerini büyük koyanlar bir gün mutlaka o noktaya gelerek hayallerine ulaşıyorlar.
Dünya takımı olmak işte bu! Eğer gerçek taraftarının desteklediği ve ülkene spor adına hizmet vereceksen böyle olacaksın. Başkan Aziz Yıldırım ve ona inanan ve destekleyen yönetim, camia “HAYALLERİMİZ DÜNYA KULÜBÜ OLMAKTIR. SADECE FUTBOLDA DEĞİL, DİĞER BRANŞLARDA HEM ÜLKEMİZE HİZMET EDECEĞİZ. HEM HER BRANŞTA ŞAMPİYON OLACAĞIZ” diyerek hayallerinin adını koymuştu. İster sevsinler ister, ayılıp bayılsınlar! Onca branşta dünya yıldızlarını toplamak, para emek vererek hayalleri gerçekleştirmek. İşte bu kim inkar edebilir. Kim yadsıyabilir. Yazılı ve görsel medya istediği kadar pas geçsin. Kıskançlıklarından çatlasınlar. Basketbol Türkiye’nin sporudur ve Fenerbahçe Ülker gerçek bir hayal ürünüdür, hayallerin kahramanıdır. Hayallerin gerçeğe döndüğü andır.
Futbol yazarları fit sokar gibi “Kadın ya da erkek salon sporlarında şampiyon olsa da, sokaklara çıkıp hiçbir Fener’li kutlama yapmıyor” dedi.
O arkadaşa söylüyorum. Bu akşam sokaklara iyi bak! Futbol dışında sporlarda var. Hele basketbol bu ülkede en çok ilgi gören, gençlerin birinci yapmak istediği spordur.
Fenerbahçe Ülker; ne olursa olsun, kim ne derse desin, kalıcı, güvenli ve alt yapıya verdiği emek dışında, her zaman şampiyonluğu kovalayan bir takımı yaratan, Fenerbahçe Ülker yönetimini kutluyorum. Bu yetmez. Her türlü uluslar arası maçların oynanacağı salon yolda.
Geçmişte, yazdığım yazılar arşivimi süslüyor. Basketbolun büyümesi, halka mal edilmesi, salonların dolması ve medyanın tamamının ilgisini çekebilmek için “Üç büyükler mutlaka basketbol sahalarında iddialı takımları kurmak mecburiyetinde” demiştim.
Beşiktaş yerinde patinaj yaparken, Galatasaray şanssız bir sene geçirmesine rağmen oynadıkları basketbolla lige renk verdi. Fenerbahçe ise geçen sene kaçan şampiyonluk dahil hiçbir şeyi dert edinmeden, yeni oyunlara kanat açtı. Tek kötü giden şey, Avrupa sahnesinden beklenenden önce çekilmesi. Ancak gelecek zaman içinde Avrupa Fener’i, Kanarya Avrupa’yı daha iyi hazmedecek…
Fenerbahçe evine gelen, kendi masasının önüne konan metal kupayı bu kez, bir daha Maslak civarlarına göç ettirmeden, müzelerine yolcu etmek istiyorlar. En önemli konulardan biri büyük bir karekter örneği sergilerken Kanser olan Tanjevic’i kapının önüne koymadı. Sabretti. Onun işaret ettiği asistan Koçu Ertuğrul Erdoğan ile yola devam etti. Ertuğrul a z hata ile şampiyonluğa ulaşarak hem kendini, hem ona güvenen Tanjevic’e cok güzel bir moral ve hediye verdi.
GELİN BİRAZ MAÇ ÖYKÜSÜNÜ ANLATALIM
Daha birinci saniye baskıya başladılar. Baskı değil “Çelik cendere” çıkmak, aşmak mümkün değil. Kerem ve Thornton’un yokluğu büyük handikab. Ender tek başına baskı karşısında çok zorlandı. Uzutmaya hiç niyeti yoktu Kanaryanın ve kısa kesebilmek için tüm gücü ile Şampiyonluğa yürümek istiyordu. Ve bunu çok iyi başardı. Ömer Onan, Kinsey müthiş baskı yaptılar önde. Oğuz, Semih, Vidmar üç saniyeyi kapattı. Geçilmez oldu. Ukic final serisinde ilk kez bu kadar takımı derleyip toparladı. Greer ya da Sarı-Lacivertli herkes Şampiyonuz diye bağıra bağıra maçın ilk yarısında 48-24 maçı bitirdiler. Analarının ak sütü gibi hak ettiler. Tüm kalbimle şampiyonları kutluyorum.
Aziz Başkan ve ekibinin hayallerini gerçekleştirdiği en önemli gecelerden birini yaşarken, bu mutluluğu fazlası ile hak ettiler. Kahredici hastalıkla boğuşan koca usta Tanjevic’in kazandığı moralin çizgisini hesap etme gücünde değilim. Futbol mutbol bilmem basketbol işte böyle bir şey
Efes Pilsen ise kapandı, kapanacak derken, son aldığım habere göre Prokom veya CSKA olarak gelecek sene basketbol takımı olarak sahaya çıkmaya karar vermişler bile.
Aklımda iken söylemeliyim: Dün gece şampiyon olan takımın en iyi iki oyuncusu Mirsad ve Ömer Onan Efes Pilsen orjinlidir. Hatta manejer Cenk Renda bile Efes Pilsen ile basketbolu tanıdığı ve büyüdü. Efes Pilsen kapanacak ama hizmetleri asla unutulmayacak. Türkiye’de her takımda hala oyuncuları var. Bu bile büyük onur.
Yazık çok yazık basketbolun adı 30 seneyi aşkın Efes Pilsen’di ve efsane böyle bitmemeliydi. Tofaş için alınan karar ve Efes Pilsen’i duyunca aynı acının içimi parçaladığı hissettim. Kaçan nice şampiyonluklar olur. Önemli değil. Esas olan Efes’in kupayı kaybetmesi değil!,Basketbolumuz da, Efes’imizi kaybediyoruz.
BASKETBOL SADECE BASKETBOL DEĞİLDİR…..



