Fransa'da Cholet'yi lig sonunculuğundan alan ve ardından bu ekibe büyük başarılar kazandıran Erman Kunter, müthiş başarı öyküsünü FANATİK'le paylaştı.
Barcelona ve Siena’nın yenemediği Fenerbahçe’yi nasıl devirdiğini de anlatan Kunter, “Çok önemli bir galibiyet aldık ama büyütülecek bir durum değil” dedi.
Cholet’yi lig sonunculuğundan aldı, önce Fransa Kupası’nı kazandırdı, ardından Eurochallenge’de final oynattı, son olarak da takımı Fransa Şampiyonu yaptı. Euroleague’de de Barcelona ve Siena’nın deviremediği Fenerbahçe’yi yenme başarısını gösterdi. İşte bu Erman Kunter’in müthiş başarı öyküsü. Küçücük bir kentte, kısıtlı imkanlarla yapılan büyük işler. NBA’e 4 oyuncu gönderen, Türkiye’nin yurt dışındaki en önemli temsilcilerinden Kunter, Türkiye’nin 1 numaralı spor gazetesi FANATİK’e konuştu. Kunter, Euroleague’deki başarıyı, gelecek planlarını ve Efes Pilsen’le neden anlaşamadığını da bu çok özel röportajda bizimle paylaştı. Şimdi söz tecrübeli hocada;
‘Bu direnci beklemiyorlardı’
“Oyuncu seçiminde ince eleyip sık dokuyoruz. Çok mesai harcıyoruz. Yapacağımız başka birşey yok ki zaten. İdman yapıyoruz, kaset izliyoruz, işimizi yapıyoruz kısacası. Fenerbahçe karşısında sahada bütün istediklerimizi yapabildik. Çünkü bazen oyuncular, hocalarının verdiği taktikleri yerine getirmeyebilir. Ya da bazen antrenörler, takımı maça iyi hazırlayamaz. Herşey denk geldi. Ayrıca Fenerbahçe de belki aldığı
4 galibiyetin rahatlığıyla bu deplasmana geldi. Bu atmosferi, bu direnci beklemiyorlardı. Bizim oyuncularımız kaliteli ve atletik… Panik başladı, oyun disiplininden koptular. Elbette çok önemli bir galibiyet aldık ama çok da büyütülecek bir durum olduğunu düşünmüyorum.”
‘Iverson şampiyon yapamaz’
“Kadrodaki isimleri A, B ve C diye sınıflandırırsak, A ve B arasında kalite olarak çok az fark var. Ama para farkı çok. Kaliteli bir oyuncu 10 alıyorsa, ondan biraz daha az kaliteli oyuncu 9 değil, 4-5 alıyor. Büyük farklar yok oyuncular arasında. Mesela Beşiktaş Allen Iverson’ı aldı. NBA’de sayı kralı olmuş bir oyuncu. Gelip takımı şampiyon yapması lazım. Ama tek başına nerden yapacak. Olmaz. Oyuncular arasında fark çok az. Eskisi gibi bir oyuncu alıp maçı götürecek. Yok artık böyle şeyler.”
‘Kadromuzu geniş tutuyoruz’
“Fransa’daki takımlar Avrupa’da son zamanlarda başarı kazanamıyor. Biz ise şimdiden 3 galibiyet aldık. Benim avantajlarım var. Belli bir plandan geliyoruz. Bizim aslında bu yıl yine Fransa’da şampiyon olup, gelecek yıl kazandığımız tecrübe ile Euroleague’de daha ileriye gitme hedefimiz vardı. Ama şu an planımızın önünde gibiyiz. Fransız takımlarının problemlerinden bir tanesi, kadrolarını hiç geniş tutmamaları. 7-8 oyuncu etrafına takım kuruluyor. Böyle Euroleague’de başarılı olamazsınız. Biz kadroyu
11 kişi olarak kurduğumuz için, onların önündeyiz. Ben 10 lirayı
7 oyuncuya böleceğime, 10’a bölüyorum. Bu paralelde iki önemli oyuncumdan yoksun olmama rağmen Fenerbahçe’yi yendik. Causeur ve Falker, 20 dakikanın 50 dakikasını oynayan isimler. Diğer Fransızlar bunu yapamadı ve Euroleague’de de başarısız oldular.”
‘Harcayacak paramız var’
“Geçen yıl 9. bütçeyle Fransa’da şampiyon olduk. Bu yıl ikinci bütçeyiz ama harcadığımız para olarak daha aşşağıdayız. Geçen sene kulüp olarak kar ettik. 50-60 bin Euro para girdi kasaya. Hem de şampiyon olduk. Bu sene de artıdayız. Parayı harcamadım. Euroleague’den gelen para var, Seraphin NBA’e gitti ondan gelen para var, onlara hiç dokunmadık. Harcamak istesem 500 bin Euro daha param var. İki oyuncu daha alırım ama bu sene çok artıyla kapayacağız. Tutumlu olmalıyız, sonuçta bahçemizden petrol çıkmıyor. Her şeyin hesabını yapıyoruz. İhtiyaç olursa TOP 16 için belki birşeyler yapmayı düşünürüm.”
Başkası olsaydım kıymetliydim
Belki ben Türk olmasaydım, başka bir ülke vatandaşı olsaydım, Türkiye’de daha çok rağbet görürdüm. Bizde yabancı sempatizanlığı var. Sadece antrenörler için söylemiyorum. Mesela bir Fazıl Say örneği var. Fazıl Say bir yabancı olsaydı Türkiye’de nasıl karşılanırdı, dünya görüşlerinden dolayı nasıl karşılanıyor? İnsanların hak ettikleri değerlerini vermeyerek hata ediyoruz. Bu konuyu çok fazla dert etmiyorum ama değişmesi gerektiğini düşünüyorum.
Erman Kunter’in yardımcısı Fransızlar’ın efsane ismi Jim Bilba.
Dışarıda da iyi olmamız gerekiyor
A Milli Takımımız’ın başarısı çok büyük. Ancak dışarıda başarılı olmamız lazım. Dışarıda ne yazık ki istediğimiz yerlere gelemiyoruz. Sahamızdaki organizasyonlarda ise seyirci ile birlikte çocuklar daha iyi motive oluyor. Yabancıların konuştuğu konu; Türkler’in sadece kendi evinde iyi oynadığı, deplasmanda ise bu performansı gösteremeyişi. Benim için hedef Olimpiyat. En büyük testimiz bu Avrupa Şampiyonası. Burada olamazsak, soru işaretleri daha da büyür. Avrupa’daki imajımız belli.
Fransa’da hazır oyuncu yok
NBA’e oyuncu vermek hiçbir şey getirmiyor, aksine götürüyor. Medyatikler güzel ama Fransa NBA oyuncuları haricinde geri kalmış durumda. Hem Cholet hem Fransa Milli Takımı mümkün değil. Büyük mesai vermek lazım. Tekrar sıfırdan takım yaratmak lazım. O yüzden iki takım birden olmaz. Cholet’i bırakır milli takıma giderim, bu olmayacak birşey değil. Teklif gelebilir. Burada hazır oyuncu yok. Türkiye’de çok isim yetişti ama burada oyuncu hazırlamak gerek.
Efes Pilsen günü kurtarmak peşinde!
Efes Pilsen’le ilgili üstünde ısrarla durduğum iki üç tane konu vardı. Bunların başında para gelmiyor. Kontratın süresi, bir projenin ortaya konulması, hedeflerin doğru seçilmesi, Efes gibi yıllardır büyük yatırımlar yapan bir kulübün alt yapıya önem vermesiydi. Bunlar nedeniyle olmadı. Sonuçta 8 senedir Fransa’dayım. Türkiye’ye dönmek isterim tabii ama kurulu bir düzenim var. Çadırda yaşamıyorum ki ben. 8 sene kısa bir süre değil. Baştan bir düzen kuracağım. Bazı konularda yardım etmezlerse olmaz ki. Bir de araba ve evle mi uğraşacağım. Ayrıca kulübün oyuncu için prim sistemini anlıyorum ama antrenör için olanını anlamıyorum. Antrenör böyle çalışmaz. Bu fikrime onlar çok şaşırdı. Belki yabancılarla çalışmaya alışmışlar. Ama bu beni ilgilendirmiyor. Aramızdaki görüşmeler medeni geçti ama buraya gelmediler bile telefonla görüştük. Bir senelik kadro yapıp, günü kurtarma düşüncesindeydi Efesliler. Ondan olmadı.




