2 Ocak 2026, Cuma
spot_img
Ana SayfaDİĞERARŞİVAyberk Olmaz: Bizim jenerasyonun niyeti 2020 Olimpiyatları / YASİN YILDIRIM

Ayberk Olmaz: Bizim jenerasyonun niyeti 2020 Olimpiyatları / YASİN YILDIRIM

Bu yaz Konya’da Avrupa Şampiyonu olan Genç Milli Takımımızın en önemli parçalarından Ayberk Olmaz yeni sezonda daha çok forma şansı bulabilmek için Rönesans TED Ankara Kolejliler yolunu tuttu. Basketbola geç başladığı için henüz fundamental’i oturmamış olsa da korkutucu fiziği ve müthiş atletizmiyle şimdiden NBA gözlemcilerinin listelerinde kendisine yer buldu. Milli takımdaki başarıları ve geleceği hakkında güzel bir sohbet gerçekleştirdik…
Fenerbahçe’ye transferinle ilgili ilginç bir hikâyeniz varmış, bize onu anlatır mısınız?
Fenerbahçe’nin seçmelerine gidiyordum. Öncelikle Dereağzı'ndaki Fenerium’dan bir forma almamız gerekiyormuş. Formayı alırken Fikret Doğan ile karşılaştım. Bana baktı ve “sen seçmelere mi gireceksin?” dedi. “Evet” deyince, “sen gel önce bir ben bakayım” dedi. Hemen yandaki salona geçtik, beni izledi, beğendi, “seçmelere girmene gerek yok, seni takıma alıyorum” dedi. 15 yaşımda beni doğrudan genç takıma aldı. Basketbola biraz geç başladığım için fundamentalım eksikti ama fiziğimi beğendi, böylece Fenerbahçe kadrosuna katılmış oldum.
Milli takımlarda alt yapılarda Avrupa’yı titretiyoruz, bunun sırrı nedir?
Çok iyi bir sistem kurulmuş. Biz hazır bir sisteme geldiğimiz için hiç zorlanmadan iyi performans verebiliyoruz. Ayrıca çok iyi bir jenerasyona da sahibiz. Bu kadar yetenekli oyuncuya sahip olunca başarı gelmesi de kaçınılmaz oluyor. Ayrıca çok uzun süreler beraber oluyoruz, birbirimizi çok seviyoruz. Oynamaktan keyif alıyoruz, haliyle herkes istekli bir şekilde oynuyor.
Milli Takım’da oynamak hakkında ne düşünüyorsunuz? Milli Takım tecrübeleri size neler katıyor?
Kendi yaşınızda çok iyi arkadaş olduğunuz oyuncularla beraber oynamak çok zevkli. Birbirimizle beraber sahada olmaktan çok keyif alıyoruz. Antrenmanlarımız dışarıdan anlaşılıyor mu bilmiyorum ama çok ağır oluyor. Sezon öncesi müthiş form tutuyoruz, bu bizim gelişmemiz için de çok önemli.
U19 Dünya Şampiyonası için düşünceleriniz neler, nasıl bir başarı hedefliyorsunuz?
Bizim kurulma hedefimiz bu Dünya Şampiyonası’ydı. Yıllar önce ilk kez bir araya geldiğimizde koç ağabeylerimiz yanımıza geldi ve “çocuklar biz çok yetenekliyiz, önümüzdeki yıllarda beraber olacağız, tek hedefimiz bu Dünya Şampiyonası” dediler. Amerika’ya karşı final oynamak bizim tek hedefimiz. Madalyayı istiyoruz, alabilecek gücümüz olduğuna da inanıyoruz. Amerika ile kafa kafaya mücadele edeceğimize de inanıyoruz. Onları yenmek istiyoruz.
Hangi pozisyonda oynamak istiyorsunuz, 4 mü, 5 mi?
Milli Takım’da ve kendi yaş seviyemde 5 oynamak durumunda kalıyorum. Boyumun uzunluğu bu seviyelerde 5 oynamam için yeterli olabiliyor. Ama boyum biraz daha uzarsa hem 4 hem 5 oynayabilirim, fiziğimi geliştirmem gerektiğinin de farkındayım. Atletik yeteneklerimin farkındayım, fiziğimi bu özelliğimi yitirmeden geliştirmek istiyorum. Orta mesafe şutlarımı geliştiriyorum, mesafemi üçlük çizgisi civarına kadar getirebilirsem benim için büyük bir artı olur.
Rönesans TED Ankara Kolejliler’e neden transfer oldunuz, düşünceleriniz neler?
Menajerim ve ben bunun daha iyi olabileceğini düşündük. Oynamam gereken, gelişmem gereken yıllar geçiriyorum. Burada o şansı daha çok bulacağımızı düşündük ve buraya geldim. Ayrıca beni çok istediler, antrenman seviyesi de yukarıda bir takım. Bütün bu etkenleri bir araya getirince en değerli yerin burası olduğunu düşünüp burayı seçtik.
Fenerbahçe’de geçirdiğiniz sezon size neler kattı?
Çok kaliteli oyuncularla bütün sezonu beraber geçirdik. İdmanlarda karşımdaki isimler Avrupa’nın sayılı oyuncularıydı. Uzun oyuncuların tecrübelerinden faydalandım. Ama esas etkiyi Obradovic ile çalışmak yaptı diyebilirim. Avrupa’nın belki de en büyük koçu bizimle de çok ilgilendi, gelişimimizi yakından izledi. Basketbolu çok iyi biliyor. O kadar akıllı birisi ki ondan etkilenmemek mümkün değil. Değişiklikleri hem sahada hem hayatınızda görüyorsunuz. O size bağırdığında önce bir adım geri çekiliyorsunuz fakat onun kızmasının iyi bir şey olduğunu anlıyorsunuz. Ne kadar çok bağırırsa seni o kadar çok düşünüyor demektir. Geçtiğimiz sezondan ötürü çok şanslıyım diyebilirim.
Gelecekle ilgili planlarınız neler. Olimpiyat hedefleri var mı?
2020 için şimdiden konuşuyoruz. Basketbolumuzun en güzel çağında olacağız o tarihlerde. Parça parça Milli Takım’a katılacağımızı da düşünüyorum. Şimdi Cedi girdi kadroya, bizim de sıramız gelecektir. 95 – 96 – 97 jenerasyonunun planları arasında kesinlikle Olimpiyat’ta mücadele etmek var.
Kişisel olarak gelecek hedefleriniz nelerdir?
Yeteneklerimin NBA’e daha uygun olduğunu düşünüyorum. Orada atletizm daha önemli bir yer kaplıyor. Euroleague’de biraz daha sertlik gerektiren bir oyun oynanıyor, o yüzden NBA’de olmayı tercih ederim. Umarım draftlarda güzel bir yerden seçilip hayalimi gerçekleştirebilirim.
Sezon için hedefleriniz nelerdir?
Elimizden gelenin en iyisini yapıp play-off’ta tur atlamak istiyoruz. Ayrıca Avrupa Kupalarına katılmak istiyoruz. Geçen sezonki başarı herkesi çok mutlu etmiş. Seneye kesinlikle Avrupa’da olmak istiyoruz.
Kontratın Türkiye’de pek görülmeyen bir şekilde 3 yıllık. Bu kontratın sonunda Fenerbahçe’ye mi döneceksiniz, yoksa başka planlar mı var?
NBA çıkış hakkım var, gönül istiyor ki seçileyim ve doğrudan oraya gideyim. Ama Fenerbahçe’ye geri dönüp orada kendimi kanıtlamak da bir başka güzel tercih olabilir.
Savunma mı, hücum mu aklınızda daha çok yer kaplıyor?
Fiziğim güçlendiği sürece savunma yapabileceğimi düşünüyorum. Savunma yapmayı da seviyorum, ayaklarım hızlı, blok için de kendime güveniyorum, o yüzden ekstra olarak sadece fiziğime çalışacağım savunmada. Hücum için ise birebir çalışmalar yapıyoruz, post-up hareketlerine çok önem veriyoruz. Basketbola geç başladığım için fundamental çalışmaları da ara vermeden devam ediyor.

Ayberk Olmaz sahaya ne getirebilir?
Elimden gelenin iyi mücadeleye yapacağım. Enerji katmak için buradayım, savunmada çok fark yaratabilirim. Benden ne isteniyorsa onu yapacağım. Potansiyelime güveniyorum, koçlar beni nasıl değerlendirirse ona göre oynamak istiyorum. Şimdi diyetisyenimle beraber kilo almaya çalışıyorum. 92 kilo civarındayım, bunu 105’lere getirebilirsem sahada fark yaratabilirim diye düşünüyorum.
Basketbol izliyor musunuz, kimleri izlemeyi tercih ediyorsunuz?
Son Dünya Kupası’nda Milli Takım maçlarını kaçırmamaya çalıştım. Amerika’lı oyunculardan neler kapabilirim diye dikkatle izledim. Atletizmin oyunda nasıl fark yarattığını izledim ve bazı dersler çıkardım. Ayrıca Sırbistan’ın da birçok maçını izledim, onların da oyuna nasıl zekâ kattıklarını gördüm. Çocukluğumdan beri Dwight Howard’ı izlemekten keyif alıyorum. Onun 4 numara pozisyonunda oynayan bir benzeri olmak isterdim.
A Milli uzunlardan kimseyle görüşüyor musunuz?
Ömer Âşık, Semih Erden gibi oyuncularla konuşuyorum. Neleri yapıp neleri yapmamam gerektiğini söylediler. Herkesten öğrenebilecek çok şeyim var, her türlü öneriye ve öğüte açığım. Ağabeylerimin tecrübelerinden faydalanmak istiyorum.
Şampiyon Genç Mili Takım üyeleri için birer cümle yorum istersek neler söyleyebilirsiniz?
Kadir Bayram: İçinde çok deli ama dışarıya çok sakin gözüküyor.
Berk Uğurlu: Bütün sezon da beraberdik. Kendisiyle çok iyi anlaşıyorum, çok efendi gözükür ama yakın arkadaşlarına son derece şakacı ve eğlenceli bir isimdir.
Doğuş Özdemiroğlu: Doğuş takımın maskotu gibiydi, herkesi her yerde eğlendirebiliyor, çok özel bir isim, takım için çok önemli bir isim.
Yiğit Arslan: Karakterli bir oyuncu. İlginç fikirleri vardır, değişik tepkilerle herkesi şaşırtabilir.
Tolga Geçim: Çok özel bir yetenek. Asistleri bizi çok mutlu ediyor, seviyoruz onu. Sinirleri olmayan bir oyuncu gibidir, senede bir falan sinirlenir, o zaman da önünden çekilmek lazım.
Oğulcan Baykan: Son derece komik bir isim, zaten sahada da sadece şut atıyor çıkıyor. Şutla yaşıyor diyebilirim.
Furkan Korkmaz: Muhteşem bir yeteneği var. Takımın da en küçük oyuncusudur, o yüzden biraz sessizdir fakat kendi takım arkadaşlarıyla beraber olduğunda çok eğlenceli bir isim. Bizim anlamadığımız bir espri anlayışı var.
Ege Arar: Mücadeleyi hiç bırakmayan bir isim. Sezon içinde de iyi kapışmıştık, güzel bir rekabetimiz var. Ama ona karşı oynamak çok sinir bozucudur. Çok uğraştırıyor, her an ribaunda bakmanız lazım, ne zaman boş bıraksanız cezalandırır sizi.
Okben Ulubay: Dışarıda çok “cool” gözüküyor olabilir ama yapısı öyle. Takım için son derece faydalı. Hatta bazen bizi ateşliyor, kendisi sahada buz gibi duruyor. Beni bir maçta çok sakinleştirmişti. Kendisine teşekkür ediyorum bu konuda da tekrar.
Metehan Akyel: Çok sert bir oyuncu. Fransa’da hazırlık turnuvasında uzunlarımız eksikti, beni dinlendirmek için oyuna girdi. 45 saniyede 3 faul aldı geldi kenara. Yorgun yorgun beni yeniden aldılar oyuna, çok kızmıştım o zaman. Bazen hareketlerini kontrol edemiyor.
Egemen Güven: İki aylık oda arkadaşım. Harika bir insan, harika bir oyuncu, harika bir kaptan. Hatta tatile de beraber gittik, adam gibi adam. Herkesi düşünür, herkesle ilgilenir, onunla oynamak benim için mutluluk verici bir durum.
BENZER HABERLER

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

- Reklam -spot_img

Son Haberler