Türkiye’nin kadın basketbolundaki konumunu masaya yatıran Washington Post gazetesi, ülkenin bu alandaki en ileri gelen arenalardan birisi olduğunu yazdı. Dünya Kupası’nda 2. olan bir milli takıma sahip olan Türkiye’de basketbol liginin son derece çekişmeli maçlara sahne olduğu ve bünyesinde önemli isimleri barındıran güçlü takımların bulunduğu ifade edildi.
ABD’li birçok önemli yıldız oyuncunun WNBA dışındaki tercihlerinin Türkiye olduğuna dikkat çekilen haberde, seyirci açısından da ülkedeki kadın basketbolunun pek çok ülkeyi geride bıraktığına dikkat çekildi.
Alışıldık bir durum değil
Geçtiğimiz günlerde ABD ile Türkiye arasında İstanbul’da oynanan karşılaşmadaki tribün atmosferinin özellikle ilgi çekici olduğuna vurgu yapılan haberde, ABD’li oyuncuların eline her top gelişinde tribünlerden yükselen ıslıkların kadın basketbolunda çok alışıldık bir durum olmadığı ancak Türkiye’de oynayan oyuncuların buradan elde ettikleri deneyimleri sayesinde bu olumsuz tezahüratlardan daha az etkilenme fırsatı yakaladıklarına dikkat çekildi.
Kadın basketbolunda birçok ülkeden farklı bir seyirci profiline sahip olduğu belirtilen Türkiye’deki ortam ABD okuruna, kariyerini burada geçirmiş oyuncuların düşünceleri aracılığıyla aktarıldı, özellikle Galatasaray-Fenerbahçe maçlarındaki atmosfere dikkat çekildi.
YILDIZLAR?NE?DEDİ?
DIANA TAURASI
(Fenerbahçe, Galatasaray)
“Türkiye’de basketbol ortamı çok ateşlidir. Özellikle büyük takımların maçları büyük bir rekabete sahne olur. Galatasaray ve Fenerbahçe’nin karşılaştığı maçları bugüne kadar gördüğüm hiçbir şeyle mukayese edemem.”
SEIMONE AUGUSTUS
(Galatasaray)
“Galatasaray taraftarlarını bir tarafta, Fenerbahçelileri diğer yanda görürsünüz. Polis tam ortalarında oturur. Ancak yine de bir şekilde olaylar çıkar.”
ANGEL McCOUGHTRY
(Fenerbahçe)
Bu ülkeye gelmeden neden bahsedildiğini bilemezsiniz. Yankees ile Red Sox arasındaki maçlardan bile beter diyebilirim. Fanatikliğin kökleri çok derin, daha yetişirken öğreniliyor.
TAMIKA CATCHINGS
(Galatasaray)
Bu gerçekten farklı bir seviye. Bir takımı severek büyüyorlar ve sonrasında takımına ölümüne bağlı taraftarlar oluyorlar. Tüm şarkıları ve tezahüratları hepsi ezbere biliyorlar. Takımları hakkında da oldukça bilgililer. Başka bir takıma geçmek gibi şeyler kesinlikle düşünülemez bile.



