Anadolu Efes’ten gövde gösterisi / GÖKHAN TÜRE
03.06.2021 - 21:53

Anadolu Efes ile Fenerbahçe BEKO arasındaki ING Basketbol Süper Ligi Play-Off final serisinin ilk maçı beklentileri tamamıyla boşa çıkardı.

Rakibini bir haftadır maç yapmadan bekleyen, normal şartlarda teknik, taktik açıdan bu maça çok iyi hazırlanmış olması gereken Fenerbahçe BEKO’ydu. Ancak dünkü oyunun, özellikle de ikinci yarısı gösterdi ki Sarı-Lacivertliler, tatile erken çıkmış!..

Hafta sonu kıran kırana iki maç oynayıp, Euroleague şampiyonluk kupasını müzesine götüren Anadolu Efes’in, bu büyük başarının ardından hem fiziksel hem de mental olarak yorgunluk belirtileri göstermesi, buna paralel olarak da performans anlamında “keskin bir düşüş yaşaması” hiç de şaşırtıcı olmazdı… Efes cephesi, bunun tam aksine ne mental ne de fiziksel anlamda sanki hiç yıpranmamış, kafaca finale çok hazır bir görüntü içindeydi. Coach Ergin Ataman’ın rehavetin önüne geçecek tedbirleri aldığı, F4’ün ve Salı günkü kutlamaların ardından kısa süre içinde takımını final serisine motive ettiğini gözlemledik… Lacivert-Beyazlılar’ı, tüm teknik ekibi ve tabii coach Ataman’ı bu açıdan tebrik etmeli…

Dolayısıyla “final ciddiyetinden” sadece Anadolu Efes için söz edebiliriz…

Fenerbahçe, ilk devreyi ikinci viteste geçen Efes’e ikinci yarıda rakip olamadı… Ortada öylesine ciddi bir “oyun kalitesi farkı” vardı ki, Efes biraz kıpırdanıp, bunu üçüncü periyottan itibaren açığa çıkarınca Fenerbahçe BEKO’nun da bütün foyaları ortaya çıktı. Sarı-Lacivertliler, son dönemde, Euroleague’de o üst üste galibiyetler aldığı süreçteki takım kimliğini tamamıyla kaybetmiş… Öylesine “De Colo’ya endeksli” bir oyun yapısına bürünmüşler ki, o sahada yokken “sudan çıkmış balığa” dönüyorlar… Sezon başındaki “kırılganlık”, dozajını arttırmış bir biçimde tekrar hortlamış!.. Guduric, sezon ortasında takıma yeniden katıldığında “hazır” gelmişti… Şimdi o Guduric’in yerinde yeller esiyor!.. Sezon sonunda daha iyi duruma gelmesi gerekirken, dibe vurmasının bir açıklaması olmalı… Bu sorunun cevabını verecek olan baş antrenör Kokoskov elbette… Bir de sezon boyunca “hiç yukarı çıkamayanlar” var ki, onlar daha kalabalık bir grup… Bu grupta da başı, oynarken Ulanovas çekiyordu… Şimdi o yokken, Barthel’in tel tel dökülüşünü izliyoruz… Ne ilginçtir ki, Brown’ın performansından duyulan memnuniyetsizlik – ki haksız da sayılmazlar – üzerine transfer edilen Perez’i kazanayım derken, Ali Muhammed’in kaybedilmesi (!), bireyselliğin ön plana çıktığı, direksiyonu De Colo ile Guduric’in paylaştığı düzende (!), iki nokta atıcı Melih ile Eddie’nin devreye girebileceği tek bir set olmaması Fenerbahçe BEKO açısından dikkat çeken olumsuz detaylar…

Fenerbahçe’nin üç kilit ismi De Colo, Vesely ve Guduric’in 68-31’lik ikinci yarıda sadece 2’şer sayılık katkı verebilmiş olması, kenardan gelenler ve diğer isimlerin neredeyse hiçbir şey üretememesi, Sarı-Lacivertliler’in bu seriye dair ne A, ne B ve ne de C planının olmadığının en net göstergesiydi. 40 sayılık fark, üçüncü çeyreğin ilk 4 dakikasında dağılmaları, son yıllarda Türk basketboluna damgasını vuran Sarı-Lacivertliler açısından hiç de hoş bir görüntü olmadı…

Anadolu Efes, üçüncü çeyrekten itibaren, Euroleague şampiyonluğunda büyük pay sahibi olan iki ismi Micic&Larkin ile Fenerbahçe savunmasını allak bullak etti. Saha içi yerleşimi, pas trafiği, bitiricilik ve en önemlisi de topu paylaşma “alışkanlıkları” ile hem oyun kalitesi hem de skor olarak fark yarattılar. Tabii şunu da eklemeli… Türk oyuncularından da azami verim aldı Lacivert-Beyazlılar… Euroleague’de bu sezon yıldızı parlayan, Final-Four’a da damgasını vuran Sertaç dün pek devreye giremedi belki ama maça ilk beşte çıkan Buğrahan, sonradan girip hem De Colo’yu oyundan düşüren hem de skora ekstra katkı veren Doğuş başta olmak üzere Efes, Türk rotasyonuyla da kalite farkını açığa çıkardı. Sonuçta Anadolu Efes, Euroleague şampiyonluğu pastasının üzerine ING Süper Ligi şampiyonluğu ile kremayı koymak adına dün çok belirgin bir üstünlükle hem izleyenlere hem de rakibine mesajı vermiş oldu.

Aslında dün farkın 35 sayıda seyrettiği son bölümde Efes coachu Ergin Ataman’ın hata yapan Yiğitcan’ı ayağa fırlayarak sert biçimde azarlayışı çok şeyi anlatıyor… Disiplin, oyuncuların sahada kendi kendine yakalayabileceği bir olgu değil… Kenarda onlara bunu dikte eden bir lider olmalı… Tamam, Kokoskov’un mizacı farklı… Evet, illa bağırması gerekmiyor… Ama gel gelelim sahadaki manzara Fenerbahçe cephesinde Kokoskov’un dizginleri tamamıyla kaybettiğini gösteriyor…

Yorumlar


Beyaz gölge Dedikleriniz doğru ! İyide Efes in bir kadın takımı bile yok ! Salonu geçtik ! Bunlarda yazarmisiniz ltf !
05-06-2021 13:33
bleda Azarladığı Erten Gazi idi
03-06-2021 21:57

Yorum Yazın


Tweetlerimiz