2 Ocak 2026, Cuma
spot_img
Ana SayfaDİĞERARŞİVBasketbol patladı / NUR GENCER

Basketbol patladı / NUR GENCER

Tam yerine denk geldi, manzara koyduk, maça mı sevinelim, oynanan oyunun endişe verici veya sevindirici yönlerini mi değerlendirelim, yoksa nerede görsem rahatsız olduğum, içimi sıkan, midemi bulandıran manzaraya mı takılsam?

Acaba kameremanlara talimat mı verilmiş ?  İkide birde aynı tablo, Picasso tablosu mübarek. Ön sıra başörtülüler ve eşleri, saygıdeğer Başbakanımız, iki yanında M.Gökçek hazretleri familyası ,arkalarında ,endişe içerisinde, maç sanki onun kellesine oynanıyormuş gibi acıklı, acıklı bakan İrlandalı ,EVET'ci.

Bence bundan sonra sonuç ne olursa olsun basketbolumuz patlar,layık olduğu yere gelir,belki de NBA gibi olur. Şimdi artık basketbolumuz yükselir, en doğru eylem yapıldı, bir basket, bir Tayyip bey, bir Emine hanım, arada da domates, biber misali Melih Gökçek.

1965 – 1970 lerde NBA yine oynanıyordu, fakat ortalama 4-5 bin seyirciyle, neredeyse ,aşağı yukarı yaz ligi gibi, derken NBA şirketleşiyor ve şirketi yönetmek üzere bir profosyonelle anlaşılıyor; David Stern. Yani hali hazırda, NBA commisioner, NBA CEO'su David Stern. Bu kişi çok yetenekli ve becerikli, önce NBA'ye ilgiyi, seyirciyi arttırması gerektiğini düşünüyor, bir ofis hazırlatıyor, her tarafını TV ekranlarıyla donatıyor ve tüm maçları seyretmeye başlıyor. Bir gün aniden yerinden fırlıyor, hemen şöförüne en yakın basketbol maçına veya maç yayını yapılan yere gitmek istiyor, oraya vardığında da önüne ilk gelen kameramana “bundan sonra maç yayınları sırasında boş alanları, boş yerleri göstermeyeceksiniz, hep dolu, insanlarin olduğu yeri göstereceksiniz” diyor.

Bu basit gibi görünen ama önemli manevra NBA'de dönum noktası olmuş, bugün 15-20 bin kişilerin seyrettiği bir spor halini almıştır. Bizim kameramanlara da böyle bir talimat mı verilmiş acaba, orada takımımız, oyuncular, can alıp, can veriyor., Sinan Güler, Ömer Aşık, Semih Erden kendilerini aşıyor, harikalar yaratıyor, ekrana bakıyoruz başörtülü takım ve Gökçek familyası. İşte bu noktadan hareket edersek ,dünkü çok önemli Rusya galibiyeti ve maç sırasında sürekli gösterilen o manzara her maçta gösterilirse basketbolumuz patlar.

Takımımıza sanki sihirli bir el değdi, bence bu el bence ne Hazreti Fatma anamızın eli , ne Emine hanımın eli ne de Tayyip bey ve sürekasının. Bu el sahadaki takımdan önce kenarda, bencde takım oyunu oynanması gerektiğini hatırlayan teknik ekibin eli. Her zaman vurguladığım gibi duayen antrenor Tanjevic, tüm birikimlerini bir araya getirmiş , bundan böyle bağırarak, çağırarak değil artık yıllardır ektiklerinin meyvesini almak zamanı geldiğini anlamış, işleri delege etmiş ve rüzgar arkada gidiyorlar.

Aslında olması gereken de buydu. Görünen esas şimdi ciddi bir madalya şansımız oluştu, bundan sonra gurup maclari değil sonrası önemli. En büyük tehlike oyuncularımızın doyuma ulaşması, iş bitti demesi. Yunanistan'ı yenince dahi işin bitmedigi konusunda sürekli uyarılmaları gerekiyor. En kısa yoldan Sinan Güler'in saha içi ve saha dışı performansi, ciddiyeti, hırsı, gayreti, sempatikliği, mücadelesi herkese örnek olmalı. Ömer Aşık bir sezon top oynamayan bir oyuncunun nasıl yıldız, nasıl katkı verebilen oyuncu olabileceğinin en güzel örneği. İrlandalı ve arkadaşları gölge etmesinler, yağcılığa, ümmetciliğe, EVET'ciliğe ve götürücülüğe devam etsinler, takımdan uzak dursunlar yeter.

NOT : Ben maçları İrlandalılara getirilen yasak nedeniyle Bodrum'da TV den izliyorum.
Saygilarımla,

BENZER HABERLER

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

- Reklam -spot_img

Son Haberler