Bu galibiyet için Galatasaray takımı kadar, taraftarını da kutlamalı. İnanılmaz destekleriyle takımlarının sürekli dirençli kalmasını sağladılar
Abdi İpekçi'de serinin en keyifli maçını izledik. Galatasaray Cafe Crown, 2-0 mağlup olduğu seride saha avantajını en iyi şekilde kullanmak istiyordu. Salonu hınca hınç dolduran taraftarının da etkisiyle maça baskılı müdafayla başlayan sarı-kırmızılı ekip, Fenerbahçe Ülker'i kötü hücum tercihlerine zorlarken, açık alanda da kolay basketler buldu.
İlk iki maça baktığımızda Galatasaray'ın en büyük sorunu, Ermal ve Shumpert'ın etkisizliğiydi ama bu kez iki isim de çok farklı bir görüntüdeydi. Çok etkili oynayarak, Fenerbahçe uzunlarını faul sıkıntısına sokmayı başardılar.
Ancak her gün konuştuğumuz, Türk gençliğine örnek olması gereken Ömer Onan, inanılmaz direnci ve basketleriyle takımını sırtladı, Fenerbahçe Ülker’in kötü oynadığı bölümde maça tutunmasını sağladı.
İkinci periyotta Jasikevicius'un oyunda olması, Galatasaray takımının penetrelerini etkili hale getirdi. Bu penetreler de sarı lacivertli ekibin faul problemini daha fazla yaşamasını sağladı. İlk yarıda 10 top kaybı yapan Fenerbahçe, ikinci yarıda top getirme görevini Preldziç'e verdi ve bu sıkıntısını azaltırken, genç oyuncunun kararlarıyla yine oyuna tutunmayı bildi. Galatasaray'da Shumpert'ın sakatlanması sonrasında, Caner ve Haluk'un verdiği katkı önemliydi. İki oyuncu Oktay Mahmuti'nin verdiği görevi başarıyla yerine getirince, Fenerbahçe de çareyi 4 kısaya dönmekte buldu. Tek uzun olarak kullanılan Oğuz da fauller nedeniyle sahada fazla kalamayınca, sarı-lacivertliler öne geçemedi.
Maçın özellikle son 5 dakikasında yorgunluk ve gerginliğin etkisiyle olsa gerek, iki takım da kötü kararlar verdi, top kayıpları yaptı. Fenerbahçe'nin 4 dakika sayı atamadığı dönemi Galatasaray da sadece 3 sayı ve 3 top kaybıyla geçince, son dakikada yedikleri basketler maçın uzamasını sağladı.
Oktay Mahmuti'nin, Jasikevicius'un zayıf müdafasını görerek, setleri onun savunduğu ismin üzerinden oynatması, kolay sayılar bulmalarını sağladı. Jasikevicius da buna hücumuyla karşılık verdi, özellikle çok kritik bir üçlük atıp, faulleri sayıya çevirdi. Ancak Galatasaray, son bölümde daha iyi hücum etmesinin karşılığını, Shipp, çok kritik bölümde 4'te 1 serbest atış atsa da alarak kazanmayı bildi, durumu 2-1'e getirerek, 'bu seride ben de varım' dedi. Ancak başta da belirttiğim gibi Ermal ve Shumpert'ın katkısı, çok çok önemliydi.
Bu galibiyet için Galatasaray takımı kadar, taraftarını da kutlamak gerekir. İnanılmaz destekleriyle takımlarının sürekli dirençli kalmasını sağladılar. Cumartesi de aynı ortamın yaşanacağını, çok daha güzel bir maç izleyeceğimizi düşünüyor ve tüm sporseverleri bu heyecana ortak olmaya çağırıyorum.





