Uşak Sportif geçen sezon ilk kez TBL'de oynarken genel kanı, “Geldikleri gibi giderler” şeklindeydi. Oysa onlar geldikleri gibi play-off'lara yükseldiler. Hem de sponsor bulamamalarına rağmen.
Onların başardıkları ancak bir araştırma konusu olabilir. Yıllardır 1. Lig deneyimi yaşayan, başlarında görgü ve bilgisi yüksek olduğu kabul edilen basketbol adamları varken diğer birçok kulüp Uşak Sportif'i hayretler içinde izledi, izlemek için de yukarı bakmak durumunda kaldı.
Uşak Sportif'in geçen sezonki başarısı onların Eurochallenge Kupası'nda da oynamalarını sağladı. İlk turun kader maçında Fells kendi sahasından attığı basketle takımının üst tura yükselmesini sağlarken, sadece Uşaklılar değil, Pamukkale TV'den maçı izleyen de sevinçten havalara uçtuk.
Gelelim asıl konumuza… Uşak Sportif basketbolumuzun yeni ama çok değerli bir ürünü. Bu kulübe sponsorların ilgi duymamasını anlayabilmek mümkün değil. Bugün TV'lerin yüzlerce kanalında birçok büyük firmanın reklamları dönüp duruyor. Çoğu da izlenmeyen kanal olduğu için boşa gidiyor. Oysa karşımızda bazı maçları TV'den yayınlanan, medyada sadece TBL değil, Eurochallenge başarılarıyla da gündeme gelen, tribünlerini dolduran bir Uşak Sportif var. Enayi kanallarda izlenmeyen reklamlara para veren büyük firmalar nasıl olur da Uşak Sportif'i görmüyor. Bu kulübe sponsor olmak bir yardım değil, onların reytinginden yararlanmak anlamına gelir.
Gerçekten hayret…