TOFAŞ'ın başantrenörü Orhun Ene, diğer takımların da örnek alabileceği bir model oluşturmayı hedeflediklerini söyledi.
Ene, TOFAŞ'ın başarılı günlerinin ardından farklı bir anlayışla yoluna devam ettiğini, o dönem yaşanan şok ve travmadan sonra başta Efe Aydan olmak üzere çok kişinin kulübün devamlılığı için büyük emek verdiklerini hatırlatarak, şöyle devam etti:
Ene, geçen sezondan en büyük kazançlarının tecrübe olduğunu ifade ederek, “Birincisi bu bizim için kazançtır. İkincisi ise genç oyuncularımızı gördük. Onlara görevler verdik, yerine getirdiler. Onlarla birlikte bana göre ulaşılması gereken bir noktaya gelerek bu yıl için daha da ümitlendik.” dedi.
Yeni sezonda hem ligde hem de Avrupa'da olmak üzere iki kulvarda mücadele vereceklerini belirten Ene, kendilerini zorlayacak bir süreçte çok çalışarak başarılı olmak için mücadele vereceklerini bildirdi.
Geçmiş dönemde Türk basketbolunun fazla değerinin bulunmadığını, bunun şimdi biraz daha değiştiğini anlatan Ene, artık kulüplerin mali yapılarını, organizasyonlarını daha profesyonelce yapmak zorunda olduklarını, bu dengeleri de kendilerinin kurmaları gerektiğini dile getirdi.
TOFAŞ'ın hedeflerinden birinin de Bursa'da da basketbolu geliştirmek olduğunu anlatan Ene, “Sadece kendi basketbolunu geliştirmek değil, burayı bir basketbol şehri haline getirmek. Şu an için gelmemiz gereken noktaya geldik. Bundan sonra buralardan yavaş yavaş yukarıya çıkacağız.” dedi.
Ene, geçmişte TOFAŞ'ta forma giyen David Rivers'ın kendi pozisyonunda Avrupa'nın en iyi oyuncusu olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:
“Rivers'ın geldiği zaman maliyeti Türkiye'de bir takım bütçesine denkti. Biz öyle bir şey yapamayız. Yıldız oyuncu oynayacaksa kendi Türk oyuncularımızdan yetiştirebiliriz. Onun için daha çok çalışacağız. Fenerbahçeli Jan Vesely'nin bir senelik ücreti kadardır bizim takım bütçemiz. Onun için biz öyle şeyler yapamayız. İyi yerli oyuncular yetiştireceğiz, iyi yabancılar bulacağız. Bizim iyi yabancı oyuncu bulup onların kalitelilerini takımımıza almamız lazım. Bizler bütçemize göre hareket ediyoruz. Diğer takımlar çok para harcayabilir ama biz kendimize göre hareket edeceğiz. Daha büyük bir mücadele vereceğiz. Bazen insanlar bolluk içinde arayışa girmiyorlar. Yeni şeyler yaratma enerjilerini kaybediyorlar. 'Paranız olursa gideriz en iyisini alırız.' diye düşünüyorsunuz ama parası olmayan kulüp, bir oyuncuyu daha çok çalıştırıp daha fazla emek veriyor. Kısıtlı imkanlar insanları arayışlara itiyor. Siz de Avrupa Ligi takımı olmayabilirsiniz ama iyi bir Avrupa Kupası takımı olabilirsiniz.”



