Tolga Esenci: Sözümü tuttum
30.04.2022 - 18:05

Sözümü tuttum, gururluyum

Kadın Basketbolu’nun önemli kulüplerinden olan ancak bu yıl büyük bir sıkıntı yaşayan Kayseri Basketbol’un başına sezonun son bölümünde geçen ve o sırada sadece 1 galibiyeti bulunan takımı sırtlayıp, ligde tutmayı başaran Tolga Esenci, verdiği sözü tutmanın gururunu yaşadığını söyledi.

Çevrem istememişti

Kayseri’den ilk teklifi aldığımda takımın oldukça sıkıntılı bir durumda olduğunu hatırlatan Esenci, “Hatta benim yakın çevremden de birçok kişi bu görevi kabul etmemem yolunda telkinlerde bulundu. Genel Koordinatör Ahmet Bozbey ile yaptığımız ilk toplantıda kendisinin takıma inancının hala tam olduğunu görmem, teknik ekibin ve oyuncuların ligde kalmak için sonuna kadar mücadele etmeye kararlı olduğunu hissetmem ikna olmamı kolaylaştırdı ve göreve başladım” dedi.

Bu bir ekip işi

Hangi seviyede olursa olsun bir takımın başarılı olması için yönetim, staff ve oyuncu üçgeninin birlikte çalışması çok önemlidir diye konuşan genç çalıştırıcı. “Bu süreçte Bellona Kayseri takımında bir başarıdan bahsediyorsak yönetim (başta Başkanımız Yakup Yüksel, Koordinatör Ahmet Bozbey ve menajer Semih Tektaş) yardımcı antrenörler (Selim Aldağ - Ahmet Duman ve H. Ahmet Akkaya) ve sağlık ekibinin (Zuhal Kılıç ve Türkan Öztürk) özverili ve uyumlu çalışmalarının da altını çizmek gerekir” diye konuştu.

Baskıyı azalttık

Tolga Esenci’nin takımın başına geçtiği ilk dönemi şöyle anlattı: İlk antrenmanda karşımda özellikle mental açıdan hassas ve özgüveni yaralanmış bir takım buldum. Bu noktada taktiksel gelişim kadar oyuncuların özgüvenlerini geri kazanmalarına yardımcı olmam gerektiğini düşündüm. Bitmesine 14 maç kalmış bir ligde sürekli Nisan ayını konuşmak takım üzerindeki baskıyı arttırmaktan başka bir işe yaramayacaktı. İlk antrenmandan itibaren ‘sezon sonunda nerede oluruz’ diye konuşmayı bırakıp; sadece, bir sonraki maçı en iyi şekilde oynamayı kendimize hedef olarak koyduk. Bu yaklaşım oyuncuların üzerindeki baskıyı azaltmakla kalmadı, sürece olan inancımız ve konsantrasyonumuz daha kaliteli basketbol oynamamızı sağladı diye düşünüyorum. Bu noktadan sonra bir yandan takıma uygun olduğuna inandığım bir sistemin temellerini atarken, bir yandan da takımın zaaflarını mümkün olduğu kadar gizleyecek şekilde maç hazırlığı yaparak ve kısa zamanda sonuca ulaşmaya çalıştıkBununla birlikte sonuç kadar kaliteli basketbola odaklanmamız, çoğu kimse tarafından sürpriz olarak görülen galibiyetleri almamızı da sağladı.

Gemiyi limana uzaklaştırdık

İlk maçında Galatasaray karşısında alınan galibiyeti anlatan Esenci, “Maçta önceliklerimizi belirleyip maç planını olabildiğince basit ve açık tutmaya çalıştık. Oyuncular da maçın sonuna kadar bu plana sadık kaldılar ve inanılmaz mücadele ettiler. Son 5 dakikada yanılmıyorsam 7 faul atışı kaçırdık ki bu takımımın üstündeki baskının ne kadar büyük olduğunu tek başına anlatıyor. Çok yakın bir maç oldu ve sonunda kazanan biz olduk. Bu galibiyet hem oyuncularımızın özgüvenlerini yeniden kazandırdı hem de inşa etmekte olduğumuz sisteme inanmalarını sağladı. Ocak ayından Nisan ortasına kadar olan süreçte ligin Covid, Milli Takım, Türkiye Kupası ve kar yağışı gibi nedenlerle kesintiye uğraması zaman zaman maç ritmimizi kaybetmemize neden olsa da günün sonunda herkes üzerine düşeni yaptı ve gemiyi limana ulaştırmayı başardık” ifadelerini kullandı…

Fenerbahçe dönemi önemliydi

Kariyerinin en önemli dönemlerini Fenerbahçe Kadın Basketbol Takımı’nda geçiren başarılı çalıştırıcı, “Fenerbahçe A Takımı’nda yardımcı antrenör olarak 4,5 sezon geçirdim ve çok değerli antrenör ve oyuncularla birlikte çalışıp, Avrupa Basketbolu’nun en üst seviyerinde rekabet etme fırsatı yakaladığım bu süreçte kadın basketbounun dinamikleri ve oyuncu havuzuyla ilgili ciddi deneyim edindim. Bu deneyimin en az kazanılan kupalar kadar değerli olduğunu düşünüyorum. Bununla birlikte birlikte çalışma fırsatı bulduğum George Dikeoulakos ve Valerie Garnier bana deneyimlerini aktarmakta çok cömert davranmakla kalmayıp, antrenman ve maçlarda kendimi ikinci bir Head Coach gibi hissettirecek kadar çok alan verdiler. Bu iki isimle temasımız halen devam ediyor. Bellona Kayseri’nin ligde kalma sürecinde verdikleri manevi destek benim için çok önemliydi” şeklinde konuştu.


 

Yarışmacı olmak önemli

Gelecek sezon Kayseri’de devam etmeme konusuna da açıklık getiren genç çalıştırıcı, “Coach olarak beklentim her alanda yarışmacı olabilmek ve iyi bir çalışma ortamı. Geçmişime baktığınız zaman bu şartları sağlayabildiğim kulüplerde uzun süreler çalıştığımı görürsünüz. Kolay kolay kulüp değiştiren bir değilim. Kayseri’de geçirdiğim süre şimdilik kısa olsa da varmak için savaştığımız hedefin zorluk derecesi ve yaşanılanlar karşılıklı bağlılığın erken oluşmasına neden oldu. Umarım kulüple ortak bir zeminde buluşuruz ve birlikteliğimiz devam eder” dedi.

Antrenörlerin önemi artacak

Kadın basketbolunda yabancı sayısının düşürülmesine de değinen Esenci, “Açıkçası antrenör olmanın çok önemli bir kısmının adapte olabilme becerisi. Dolayısıyla oyuna yeni bir kural konduğunda ya da var olan kural değiştirildiğinde ilk refleksim bu kuralın olumlu ya da olumsuz yanlarını düşünmek olmuyor. Öncelikli düşüncem her zaman ‘takımımı bu kurala nasıl adapte edeceğim’ sorusunun cevabını aramak. Daha fazla Türk oyuncunun sahada şans bulacak olması elbette bir Türk antrenör olarak beni mutlu eder. Ayrıca döviz kurunun bu denli yüksek olduğu bu ortamda bir yabancı eksik almak, kulüplerin mali yüklerini azaltıp, mali disipline girmelerini kolaylaştıracaktır diye umuyorum. Bu noktada biz antrenörlere düşen görev rekabet ortamını canlı tutmak olacak. Yeni kuralın ardından yerli oyuncuların öneminin artacağı apaçık ortada. Ben ayrıca koç performanslarının da öneminin artacağını ve sıralamada belirleyici olacağını inanıyorum” fikrini savundu.

İletişim çok önemli

Oyuncularla iletişiminin genellikle hep iyi olduğunu belirten, Tolga Esenci,
“Günümüz dünyasında bilgiye ulaşmak çok kolay ve sadece bilgiyle fark yaratmak çok zor.  Bilgiyi oyunculara aktarmaktaki ustalık ve karşılıklı güven oluşturma becerisi oyuncu koç ilişkisinde fark yaratan en önemli unsurlardan biri bence. Özellikle genç oyuncuların profesyonel basketbola adapte olmasında karşılıklı iletişimin çok önemli olduğuna inanıyorum. Tüm dünyanın konuştuğu ‘Z Kuşağı’, eski usul yöntemlere pek de kulak asmıyor. Bir işi yapmadan önce onunla ilgili detayları öğrenip sürece o şekilde dahil olmayı tercih ediyor. Oyuncularıyla aynı frekansı yakalayabilen açık fikirli antrenörler özellikle genç oyunculardan verim alma konusunda fark yaratabiliyorlar. Sadece basketbolda değil tüm sporlarda iletişim odaklı antrenörlerin öne çıktıklarını görüyoruz. Giovanni Guidetti, Julien Nagelssmann vs.

Aslında sadece yerli oyuncularla değil, şu ana kadar çalıştığım oyuncuların büyük çoğunluğuyla yerli yabancı, kadın erkek ayırt etmeksizin iyi bir diyaloğum olduğunu söyleyebilirim. Belki de İletişim eğitimi almış olmam bu durumla ilgilidir. Bununla birlikte insanların gelecekleriyle ilgili kararlar alırken farklı perspektiflerden baktıklarını da biliyorum. Bu açıdan bu durum bana kişisel olarak bir avantaj sağlayacak mı? Zamanla göreceğiz” diyerek sözlerini noktaladı.

Yorumlar


Bu haber'e ilk yorumu bırakan siz olabilirsiniz.

Yorum Yazın


Tweetlerimiz