Taktik tahtası / İSMAİL DURLANIK
07.03.2022 - 15:09

Son yılların en parlak koç performanslarını izliyoruz. Birkaç isim dışında koçlar takımlara olumlu etki yaptı. Örneğin Monty Williams, rakibin zayıf noktasına hücum etme temelli sistemini istikrarlı biçimde uygulatarak Phoenix Suns’ı ligin en çok kazanan takımı yapmayı başardı. Topun değerini bilerek oynayan ve oyunun iki yönünde de etkili olan Suns hücum verimliğinde 3., savunmada ise 2. sırada. Birbiriyle uyumlu kadro kolektif bir anlayışla oynayınca ligin en iyi takımlarından birine dönüştü. Oyuncularıyla kurduğu sağlıklı iletişim de Koç Williams’ın bir diğer artısı. Golden State Koçu Steve Kerr, bir başka başarılı koç. Kerr, oyun zekâsı yüksek oyunculara kavuşunca play-off yapar mı denilen takımını ligin zirvesine taşımayı başardı. 14 kişilik geniş rotasyon kullanan Kerr’ün Golden State’i hem hücum hem de savunma verimliliğinde lig lideri olarak şampiyonluk adayları arasına adını yazdırdı. Miami Heat’i eski savaşçı kimliğine kavuşturan Eric Spoelstra yepyeni bir kadroyla Miami’nin eksi kimliğini inşa etmeyi başardı. Spoelstra, Adebayo ve Jimmy Butler’ın sakatlık sürecini scout transferleri Gabe Vincent, Max Strus, Ömer Faruk Yurtseven ve Caleb Martin’den aldığı verimle aştı. Onların artılarını en çok gösterecek, eksilerini de gizleyecek şekilde oynattığını da belirtmek isterim. Örneğin Ömer Faruk Yurtseven’i genelde atletik bir oyuncu olan Caleb Martin’le oynatıyor. Böylece Ömer’in ayak yavaşlığının savunmada handikap yaratmasının önüne geçiyor. Hücumda ikili oyun oynatarak skor bulmasını sağlıyor. Topu Ömer’in eline verse, topla üretemediğini, savunmada ağır biriyle eşleştirse atlet oyuncular karşısında zorlandığını göreceğiz. Oysa biz ribaunt makinesi ve skor gücü olan bir Ömer izliyoruz. Bu durum oyuncuya özgüven ve eksiğini giderme adına zaman kazandırıyor. Miami Heat’i Doğu’nun liderliğine taşıyan Eric Spoestra yılın koçu için favori adayım. Bill Donovan yeni kurulmuş kadronun sorunlarına çözüm getirmeyi başardı. Üstüne sistem de oturttu. Uyum, savunma ve sakatlık başta olmak ortaya çıkan problemler Donovan’ın ustaca dokunuşlarıyla giderildi. Roller oyuncuları mutlu edecek şekilde paylaşıldı. Donovan; Alex Caruso, Lonzo Ball ve Zach LaVine’nin uzun süreli sakatlık sürecine rağmen Ayo Dosunmu başta olmak üzere rotasyon oyuncularından katkı alarak yarışta kalmayı başardı. Patrick Williams’ın sezonu kapatmasıyla uzun forvet eksikliğine de Javonte Green ve DeMar DeRozan’a pozisyon kaydırarak çare buldu. Memphis Grizzlies koçu olarak 3. sezonunu yaşayan Taylor Jenkins, 12 kişilik rotasyonuyla her sene daha iyisini yapmaya devam ediyor. Oyuncularından umulmadık katkı almayı başarıyor. Örneğin ilk bakışta Steven Adams’ın şut atamadığı ve atletizmiyle değil gücüyle oynadığı için Ja Morant’a alan açma konusunda sıkıntı yaşamasını bekliyordum. Ancak perdelemeleriyle ve pas istasyonu olarak uzundan kısaya pasla Ja Morant’a alan açma konusunda iyi iş çıkardı. Adams savunmada boyalı alanda hücumda ise üç sayı çizgisi civarında oynuyor. İkincil bir top yönlendirici gibi oynayarak kariyerinin en yüksek asist sayısına ulaştı. Morant’ın sakatlığında oynanan 13 maçın 11’ini kazanması Grizzlies’in kişilere bağlı olmayan bir sistem oluşturduğunun göstergesi. Cleveland Cavaliers’den BJ Bickerstaff, başarılı diyebileceğim bir diğer koç. 2.10 üzeri üç oyuncuyu bir arada oynatıp iyi savunma yapmayı başardı. Günümüzün atletizme dayalı basketbolunda üçüz kulelerle başarılı olabilmek inanılır gibi değil. Bunda Evan Mobley’in ayak çabukluğu etkili olsa da onu bu şekilde kullanma fikri koça artı yazar. Collin Sexton ve Ricky Rubio’nun sakatlanıp sezonu kapatmasına rağmen yarışta kalabilmek Bickerstaf’ın bir diğer artısı. Muhtemelen ödülü alamayacak ama benim için yılın koçu Tyron Lue. Şartlar sürekli aleyhine gelişse de çözüm bulmayı başardı. Bir süper star takımı olan Clippers’ın iki yıldızını da kaybetmesine rağmen eldekilerle play-off yarışı içinde tutmayı başardı. Lue, ana planı oluşturma ve uygulamada ve maç içi taktik geliştirmekte çok başarılı. Deneme yapmaktan çekinmiyor. Doğruyu bulunca da macera aramıyor. Geçen sene Kawhi Leonard ve Paul George’a gelen ikili sıkıştırmalara karşı Clippers’ı ligin en iyi üç sayı atan takımlarından birine dönüştürmüştü. Bu sene iki yıldızın yokluğunda savunmadan güç alarak galibiyet kovalıyorlar. Tyron Lue’yu Cavaliers’la yaşadığı şampiyonlukta Lebron kontenjanından koç oldu diye ciddiye almamıştım. İki senelik Clippers macerasında beni haksız çıkardı.

James Barrego(Charlotte Hornets) genç kadrosuna seyir zevki yüksek basketbol oynatıyor. Chris Finch (Minnesota Timberwolves) yarısı sadece atan diğer yarısı da sadece tutan kadrosuyla play-of iddiasını sürdürüyor. Ime Udoka(Boston Celtics) ilk senesinde savunmayı toparlamayı başardı. Doğrudan play-off yapması neredeyse garanti. Nick Nurse(Toronto Raptors) pivotsuz ve yedek kısası olmadan adeta şapkadan tavşan çıkardı. Michael Malone(Denver Nuggets) istikrarlı oyununu eksik kadroya ve daha iyi savunmayla sahaya yansıtıyor.  

Jason Kidd(Dallas) savunmaya yaptığı dokunuşla bu sene için geçer not aldı. Jamahl Mossey(Orlando Magic) oyuncu gelişimiyle yeniden yapılanmanın ilk senesini gayet iyi geçti. Quinn Snyder(Utah Jazz) biraz bocalasa da standardını korumayı başardı. Mark Daigneault(Oklahoma City Thunder) kadro kalitesi ne kadar yetersiz olsa da mücadeleyi bırakmayan bir oyun oynatıyor.

Son şampiyon Milwaukee Bucks’ın Koçu Mike Budenholzer normal sezonda idare etti. Asıl değerlendirme için play-off’u beklememiz gerek. Doc Rivers sorunlarla boğuştuğu bir sezonda Philadelphia Sixers’i iyi yönetti. James Harden’la neler yapacağını göreceğiz. 

Brooklyn Nets Koçu Steve Kerr, sezon içinde çok sorun yaşadı. Bu mazereti kabul etmekle beraber yıldızlara abilik yapmanın ötesinde bir koçluk yeteneği gösteremedi. Indiana Pacers Koçu Rick Carlise ilk senesinde kötü performans sergiledi ama saygınlığı bir şansı daha hak ediyor. Takas döneminde Haliburton’ı da kaptı. Seneye daha iyi olacaktır. Son maçlarda biraz toparlansa da Atlanta Hawks Koçu Nate Mc Millan’ı başarısız buldum. Özellikle savunmada takımının bu kadar kötü olması kabul edilemez. Dwane Casey(Detroit Pistons) ise yeniden yapılanan bir takımı yönetmeye uygun koç olmadığını gösterdi.

Wes Unseld JR(Wizards) sezona iyi başlayan ancak ilk çeyreğin ardından dağılan bir takım izletti bize. Babasının bir Wizards efsanesi olması bir yere kadar korur onu. İşini kaybetmek istemiyorsa rolleri iyi dağıtmalı. Chauncey Billups(Portland) sezon öncesi kişisel sorunları sezon içinde de takım içi problemlerle çok başarısız oldu. Willie Green(Pelicans) genç ve yetenekli kadrodan verim almayı başaramadı. Stephen Silas(Houston Rockets) ne bir sistem oturtabildi ne de gençleri geliştirebildi. Rockets için Alperen’in performansı dışında boşa geçen bir sene oldu.   

Sacramento Kings çok kötü bir koç Luke Walton’ı sezon ortasında kovarak umuda doğru ilk adımı attı. Ancak yetenekli genç bir çekirdek Walton’un elinde heba oldu. Yerine gelen Alvin Gentry çok şeyi değiştiremedi ama zamana ihtiyacı var.

Gelelim yılın hayal kırıklığı yaratan Tom Thibodeau’ya. Geçen sene yılın koçu seçilen Thibodeau bu sene deyim yerindeyse çakıldı. Kadro neredeyse geçen yılın aynı ama sergilenen basketbol arasında dağlar kadar fark var. Knicks savunmada çöktü. Hücumda tıkandı. Aldığı oyuncuları oynatmadı. Yanlışlarında ısrar ederek Knicks’in sezonunun boşa gitmesine neden oldu. Kovulacağı söylentileri çıktı ama geçen senenin hatırına bir şansı daha hak ediyor. 

 

Yorumlar


Bu haber'e ilk yorumu bırakan siz olabilirsiniz.

Yorum Yazın