Bir kaç şey sadece..
***
Önce..
Avrupa basketbolunun en prestijli kupasında son 4’te finalde kaybetmek için bile önce son 4’e kalıp final oynamak lazım.
Bu bir.
Türkçesi; Fenerbahçe çok iyi iş başardı.
Bu iki.
***
Kupayı kaybetti, ama 1 no’lu organizasyonda son 4’te oynama alışkanlığı kazandı.
Az şey mi bu?
Değil.
Bu kupada şampiyonluk yolu istikrardan, sık sık final 4’lerde yer almaktan geçiyor.
Bu da üç.
***
Daha da önemlisi..
Açılan her stadın, köprünün, biten her alt-üst-tüp geçit’in yapılan her yol’un vs bir şekilde Cumhurbaşkanı’nın hesabına yazılıp oy’a çevrildiği Yeni Türkiye’de Fenerbahçe basketbol takımının Berlin’e kadar uzanan bu başarı hikayesinde ülkenin 1 no’sunun bu defa hiç bir dahili yok.
***
Dün gece Beşiktaş şampiyon oldu. Başkanı her ne kadar yeni stadının yapılışında en büyük payı Cumhurbaşkanı’na çıkarsa da Beşiktaş’ın bu şampiyonluğunda 1 no’nun payı 0.
Sıfır.
***
Galatasaray Avrupa’da 2 no’lu kupayı kazandı. Eurocup’ı. Bu da bir ilk’ti. 1 no’nun katkısı ne? 0. Sıfır.
***
Daha dün olimpiyat almaya Toki’yle gidince, 2020’yi Tokio’ya verdiler.
Alsaydık. İktidar almış olacaktı. Alamadık.
Muhalefet, gezi’ciler yüzünden alamamış oldular.
***
Spordaki her başarının, milletin takımı’yken devletinhükümet’in takımı şekline sokulan milli takımların kazandığı maçların bile iktidara yazıldığı, ülkede 3 büyüğün 3 şampiyonluğunda 1 no’nun ve ekibinin dahilinin hiç olmaması iktidarın 3 kupa’dan da çırak çıkması da az şey değil…
Hatta bir milad.
Hadi hayırlısı..
***
Nokta.
Kaynak: Cumhuriyet





