Krizden F4’e / GÖKHAN TÜRE
05.05.2021 - 13:04

Anadolu Efes, normal şartlarda sıkıntı yaşamadan geçmesi beklenen Real Madrid serisinde elenmenin eşiğinden dönerek üst üste ikinci kez Final-Four’un yolunu tuttu.

Belki de böylesi daha hayırlı oldu…

Play-Off’lar öncesinde Anadolu Efes’in, ligin seviyesinin üzerinde bir basketbol oynadığı, böyle devam etmesi halinde şampiyonluğun en güçlü adayı olduğu herkesçe malumdu. Nitekim Real Madrid’le oynadığı Play-Off serisine de üst üste iki maçta 23 ve 27 farklı galibiyetler alarak bu görüşü desteklemişti Lacivert-Beyazlılar… Ancak serinin Madrid ayağında, rakibin sürpriz savunma hamleleri, Efes’i düzenden çıkardı. Sahanın 4’te 3’ünde başlayan 1-2-2  alan savunmasına bir türlü çare üretilemedi. Daha doğrusu üretilen çareler, kaosu ortadan kaldırmaya yetmedi. Aslında Madrid’deki iki maçta da Efes, “kendi oyun tarzını” sahaya yansıtıp ivme yakaladığı, farkı 10-15 sayılara çıkardığı anlarda bunda süreklilik sağlasa, “skorun üzerine yatma” yanlışına gitmese böyle bir kriz yaşamayacaktı.

Real Madrid, 3. ve 4. maçlarda sonuç aldığı savunma tedbirlerini yine oyun içinde belli zaman dilimlerinde kullanarak yine Efes’in hücumdaki akışkanlığının önüne set çekti. Efes, bu kez Singleton’ı boyalı alanda hareketli kullanıp, bu savunmaya karşı skor üstünlüğünü elinde tutmayı başardı. Ama Singleton, her geçen dakika “hücumdaki tek silah” görüntüsüne bürünüp, Larkin ve Beaubois koca ilk yarıda hiçbir şey üretemeyip, Sertaç ve Dunston’dan da Singleton’a destek gelmeyince, kriz daha devre bitmeden kapıyı çaldı.

SHANE LARKIN’I ÇÖZMEK ZOR

Üçüncü çeyreğe Efes, “fabrika ayarlarına” dönerek girdi. Savunma sertliği ile üzerindeki ölü toprağını atınca, ribaundları alıp, yarı sahayı çabuk geçip, hücumda da Beaubois, Micic ve Simon’un devreye girmesiyle 21-4’lük seriyle bir anda farkı çift hanelere taşıdı. Tavares-Garuba değişikliği sonrası yine 1-2-2’ye dönen Real Madrid, molanın ardından Thompkins ile üst üste bulduğu üçlüklerle Efes’e cevap verip, 8-0’lık seriyle maça yeniden ortak oldu. Son periyoda girilirken Efes bu kez sadece 3 sayı öndeydi. Lapprovittola, Fernandez ve Abalde’nin üçlükleriyle Real, son 2 maçta yaptığı gibi yine momentumu ele geçiriyordu ki, Larkin, oynamaya karar verdi!.. Maçın başında dudağına darbe alıp, küçük çocuk gibi oyuna küsüp, neredeyse 6 dakika (!) saha içinde dudağını tutarak gezinen, bırakın hücumu savunmada da kılını kıpırdatmayan Larkin’in aklı başına son periyotta geldi. Anlam veremediğimiz o “asık suratının” aksini yansıttı son 10 dakikada… Onun gibi yıldızların sahadaki duruşu, takım arkadaşları için çok önemlidir. Takımına beklenen enerji ve özgüveni getirdi Larkin… İlk sayısını 32.13’teki üçlükle buldu. Düello başlamıştı artık… Fernandez’in üçlüğüne cevap, serinin 3 maçında toplam 8 dakika süre alan Alman pivot Pleiss’ten geldi… Sertaç ve Dunston’dan verim alınamayınca “çaresizlikten” sahaya sürülen Pleiss, altın değerinde 5 sayılık katkı verdi. Ancak esas mucize bitime 38 saniye kala geldi. Hücum tıkanmış, 3,8 saniye kala Simon, topu elinde patlamaya hazır bomba olarak bulmuştu. Hırvat oyuncunun, köşeden geriye kaykılıp, 2.08’lik Thompkins’in üzerinden çembere dengesiz bir biçimde yolladığı “el üstü” mucizevi üçlüğü girmese, belki de şu anda başka şey konuşuyor olacaktık.

BİYONİK ADAM SINGLETON!

Singleton, dün tam 37 dakika 25 saniye sahadaydı. Yani sadece 2 dakika 35 saniye kenara gelip dinlenme fırsatı bulabildi. 3/3 3 sayı, 5/7 2 sayı, 7/8 serbest atış, 8 ribaund, 1 top çalma, 1 blok ve daha da fazlasını yaptı sahada… 38 verimlilik puanıyla kariyerinin zirvesini yakaladı. O yorgunluğa rağmen hiç şikayet etmeden işini yaptı. Hele rakibin hızlı hücumunda geriye koşup, Abalde’nin turnikesini topu çelerek engellediği bir pozisyon var ki, gerçekten takdiri fazlasıyla hak etti.

Sonuç itibarıyla Anadolu Efes, kendi doğrularını uyguladığı değil, rakibin girdabına kapıldığı kabus gibi bir üç maç sonunda Final-Four’a yükselmeyi başardı.

Efes’te, F4 öncesi ele alınması gereken en önemli sorun, paylaşım… İşler yolunda giderken her şeyi “paylaşan” takımın, sıkıntı baş gösterdiğinde 3-4 oyuncunun eline bakmaması gerekiyor… Tabii bu anlamda teknik ekibin de, panikle rotasyonu daraltmayı, sahneyi “yıldızlara bırakıp”, “diğerlerinden hayır yok, hadi siz kazanın” mantığını hayata geçirmeye değil, daha rasyonel çözümler üretmeye çabalaması gerekiyor…

Köln’deki Final-Four öncesi hem oyuncuların hem de teknik ekibin böyle bir “soğuk duştan” geçmesi bir bakıma iyi oldu. Ne de olsa Final-Four farklı bir atmosfer… Orada ayakların yere sağlam basması her şeyden önemli…

Yorumlar


Beyaz gölge Çok güzel degerlendirmisiniz.ama bence Efes final four dada farklı oynamayacak ! Çünkü Koç'un kafası aynı ! Umarım eksik madrit i şans basketiyle geçtiklerini unutmazlar !
06-05-2021 12:13
ballokum Shane'in ne zaman ne yapacağı belli olmuyor. Çocuk gibi küskün bir surat.Psikolojik sorunlu birisi. Böyle oyuncuların ne yapacağı belli olmaz. Real'in sıradan dediğimiz oyun kurucuları bile-Lull dışındaki- normal performans gösteriyorlar.Shane ise ya ak, ya kara. Uzun süre takımı eksik bırakıyor. Hem ofansta hem de defansta. 2019'da da CSKA'ya karşı finalde son toplarda istikrarsızdı. Maç sonlarını ben olsam onunla oynamam.
05-05-2021 14:15

Yorum Yazın


Tweetlerimiz