Kaderin cilvesi mi? Güldürmeyin / GÖKHAN TÜRE
24.03.2022 - 10:38

Bir musibet, bin nasihatten iyidir derler…

Peki ya “musibet” (TDK’da kelime anlamı ansızın gelen felaket, sıkıntı veren şey diye geçiyor) denen şey başınızdan hiç eksik olmuyor, yakanızı hiç bırakmıyorsa?..

İşte Fenerbahçe BEKO’da durum tam da bu…

Nasıl mı; biraz açalım…

Şöyle bir yakın geçmişe bakıldığında, Euroleague’de “açık ara” sakatlıklardan en çok darbe yiyen takım Sarı-Lacivertliler… 2017’deki şampiyonluğun ardından 2018’de tozu dumana katmış, kupaya doğru gidiyorken, takımın en formda iki ismi Vesely ve Kalinic’in sakatlığı onları üst üste 2. kupadan etmişti. Yok artık demeyin, 2019’da da yine yine aynı ikilinin sakatlığı, F4 öncesinde F.Bahçe’ye en ağır darbe olmuştu. Sonrasında, arada irili ufaklı sakatlıklar olsa da geçen yıl yine CSKA Moskova ile oynanacak Play-Off serisine takım önemli isimlerinden yoksun çıkmış, seriyi kaybetmişti. Bu sezon da en kritik anda Vesely ile De Colo hem de aynı maçta sakatlandı. Ardından takım yine toparlandı; üst üste 5 maç dahi kazandı. Bu kez de takımı ayağa kaldıran Henry’yi sakatlığa kurban verdiler! Ve yine ne olduysa oldu, üçü de döndü derken De Colo, en kritik maçta, Baskonia deplasmanında ilk yarıda sakatlanıp maçı bıraktı!..

Buraya da birkaç soru bırakmalı tabii: Bu kadar sakatlık, neden en çok Fenerbahçe BEKO’da yaşanıyor? Ve yine neden bazı oyuncular hemen her sezon sıklıkla sakatlıklanıyor (mesela Vesely)?

Yukarıdakiler işin sakatlık kısmı… Hakem skandalları meselesine gelince, ilk “büyük facia”, 2016 finalinde, CSKA Moskova maçında yaşandı. Bariz yanlı hakem kararlarıyla kupa resmen CSKA’ya hediye edildi!.. Obradovic’in son senesindeki skandal kararlara Euroleague yönetimi de dayanamadı, organizasyon tarihinde ilk kez 2-3 defa hakemlerin bazı maçlarda hatalı kararlar verdiği resmi siteden duyuruldu! Bir nevi Fenerbahçe’den özür dilendi. Ama olan oldu. Bu yıl da Kanarya’nın “doğrandığı” en az 3-4 maç sayabiliriz (Bakınız Panathinaikos deplasmanı, Real Madrid deplasmanı, içeride Barcelona, Olympiakos deplasmanı)…

Musibetin yanına “basiretsizliği”, “beceriksizliği”, “vurdumduymazlığı” da eklemeli elbet!..

Uzun yıllardır koskoca Euroleague şampiyonluğunun ödülünü, futboldaki Şampiyonlar Ligi’nde sadece bir maçta alınacak beraberlik ödülünün seviyesinin üzerine çıkaramayan Eurolegue yönetimini tebrik (!) etmeli!..

Euroleague CEO’su Jordi Bertomeu’nun, organizasyona ve dolayısıyla kulüplere “giderayak” attığı “son kazık”, Rusya-Ukrayna savaşının yarattığı olumsuzlukları iyi analiz edememek ve spor tarihine “utanç” olarak geçebilecek kararlara çanak tutmasıydı!..

Rus takımlarını ihraç etmek de ne demekti?.. Bir ülkenin liderinin yaptığı hatayı spor kulüplerine mal etmek de neyin nesi? Milyonlarca Euro bütçe ile takım kurmuş CSKA Moskova, Zenit ve Unics Kazan’ı bir çırpıda elinin tersiyle itmek yakıştı mı Euroleague yönetimine?.. Bu karar, Dostoyevski’nin kitaplarını toplatmak, “Rus salatası yerine Amerikan salatası yiyin” demek ya da Rus orkestra şefini görevden almak kadar ahmakça değil mi? Şöyle bir karar verilemez miydi mesela: Rus takımları, evlerinde oynayacakları sezonun kalan maçlarını Macaristan’da yapacak!.. Buna kim itiraz edebilirdi ki?.. Onları göz kırpmadan devre dışı bırakarak, ellerindeki oyuncuların da serbest kalmasına ve elini kolunu sallayarak başka kulüplere transfer olmalarının, kısacası bu takımların bir nevi “dağılmalarının” da yolunu açtılar!.. Hem de sezonun kalanında kulüpler arasında ihtilafa yol açan, ligin marka değerine zarar veren, adalete darbe vuran bir karara imza attılar.

Bu karar sonrası “en az bu kadar vahim” yanlışı ise, “oynanan maçların ne olacağına dair” kararı A lisanslı kulüplerin oyuna sunarak yaptılar!.. Trajikomik olanı, bu oylamaya, ihraç edilen CSKA Moskova’yı da A lisanslı kulüp ve hak sahibi olarak dahil ettiler!!! Ve işin trajikomik yanı, CSKA’nın da o yönde oy kullanmasıyla (neyi hesap ederek o yönde oy kullandıklarını henüz kimse bilmiyor!), 1 oy farkla Rus takımları ile oynanan ve oynanacak olan maçlar iptal edilsin kararı çıktı!  Oylamaya katılan kulüplerin kendi menfaatini gözetmesi kadar doğal bir şey olamaz. Fakat işte tam da bu sebepten, ortaya adil bir sonuç çıkması da mümkün değildi! Bu noktada Euroleague’in yapması gereken, sezon sonunda galibiyet oranlarını baz almaktı. Ama Rus takımlarını ihraç ederken kimseye danışmayan Euroleague yönetimi, sonrasında ortaya çıkan kaosta ise “banane, kulüpler kendi karar versin” diyerek topu kulüplere attı. Madem böyle olacaktı, Euroleague yönetimi ne güne duruyor.

Konunun özüne dönecek olursak, Fenerbahçe BEKO, tüm bu olan bitenden de “en çok zarar gören” kulüp oldu; iyi mi?...

Üç Rus ekibini de (2’sini evinde, 1’ini İstanbul’da) yenen tek takım olan Fenerbahçe’nin 3 galibiyeti de güme gitti!..

Ve sonuçta, “otobandan çıkarılıp uçurumun kenarına itildiği” Euroleague organizasyonunda Sarı-Lacivertliler, son topla kaybettiği 5 maçın ardından 3 galibiyeti de çöpe atarak, kaderiyle baş başa kaldı.

Evet; kader maçıydı dün Fenerbahçe BEKO için Baskonia deplasmanı… Kazansa, Play-Off için umutlanacaktı… Devreyi 8 sayı önde kapadı. Önce De Colo’yu sakatlığa kurban verdi, sonra da maçı kaybetti.

Djordjevic, dar rotasyondan daha iyi verim alıyordu. Eli genişleyince dün O da çuvalladı. Hatta “sağlamken oynadığında bile dikiş tutturamayan Shayok’u, 3 aylık sakatlığı sonrası en kritik maçta sahaya sürdü”… Maçı De Colo üzerine kurgulamış belli ki… O devre dışı kalınca, kenarda sudan çıkmış balığa döndü… Halbuki bir coachun B planı da her zaman cebinde olmalı… Daha önceleri zaman zaman doğru beşi bulmakta geciktiği konusunda eleştiriyorduk Sırp coachu… Bu kez maç bittiğinde soyunma odasında bile bulabildiğini sanmıyorum!..

Sonuçta Kanarya için Play-Off hayali artık mucizelere kaldı.

İşin özeti, ister makus talih deyin, ister kaderin cilvesi ya da feleğin sillesi… Hiç biri de, yukarıdaki durumu karşılamak için yeterli değil!.. Yeni bir tanımlamaya ihtiyaç var; net…

Yorumlar


Basketbolsever ALI KOC mola alsana, yok alma. Sen Git beyaz esya sat ve spordan anlayan birine yer ac.
24-03-2022 14:23
Basketsever Gökhan bey çok güzel tespitler,ancak bir oyuncu bu kadar sakatlanıyorsa ve takımını en gerekli olduğu yerlerde yalnız bırakıyorsa,o oyuncuyla devam etmeyeceksin.
24-03-2022 11:48

Yorum Yazın