Sadece saha içine baktığımızda gerçekten iki takımın da ayakta alkışı hak ettiği bir final serisine tanık olduk ve sonunda da mutlu sona Efes ulaştı.
Bu sezon başında 9 oyuncuyla kurulan yepyeni bir takımın Final Four’daki finalin ardından 9 yıl aranın ardından lig şampiyonluğunu kucaklaması, ortaya konan emeğin ne kadar büyük olduğunun kanıtı. Her ne kadar final serisindeki demeçleriyle birçok kesimin tepkisini çekse de, Ergin Ataman’ın saha içindeki performansını da kutlamalı. Saha avantajını yitirdikten sonra Efes’in, kazanılması en zor deplasmanlardan birisi olan Ülker Arena’da kazanacak mental güce ulaşması ve son maçta kupaya uzanması, yıllardır yaptığı yatırımların karşılığını Final Four motivasyonuyla alan Efes’e müthiş bir sevinç daha yaşattı.
Fenerbahçe Beko ise çok iyi geçirdiği sezonun sonunda art arda yaşadığı şanssızlıklar nedeniyle ritmini kaybetti, kader maçlarının hepsini en az 3-4 oyuncudan yoksun oynadı. Buna rağmen pes etmedi, son maça kadar savaştı. Artık nasıl nefes alabildiklerinin bile tartışıldığı ortamdaki bu savaşları, kaybetseler de takdirle karşılandı. Basketbolumuza kattığı renk için bu takımı herkes kutlamalı, arkalarındaki destek hiç azalmamalı.
Bir özel teşekkür de Obradovic’e. Neden bu kadar önemli bir efsane olduğunu, seri boyunca verdiği sağduyulu mesajlarla gösterirken, kaybedilen final sonrasında yine rakibe ve oyuna ne kadar saygı duyduğunu gösterdi. Takımını bir kez daha Efes kupayı kaldırmadan soyunma odasına yollamadı Obradovic, bu hareketleri öyle değerli ki!
Kaynak: milliyet



